X

Daha güçlü bir iletişim için daha az kelime kullanmalısınız!

Eğer yazdığınız e-mail’lar oldukça uzunsa, okunmama olasılığı da o kadar yüksek olacaktır. Amerikan Başkanı Abraham Lincoln’ün meşhur Gettysburg hitabesi yalnızca 272 kelimeden oluşuyordu. Yani ne kadar az o kadar iyidir.

İlgili yazı: İletişimin gücünün gerçekten farkında mıyız?

Steve Jobs, mükemmel bir iletişimci ve girişimci olarak tanınıyordu. Her zaman bir ürünün veya fikrin tamamen benimsenmesi için basit bir tasarıma sahip olması gerektiğine inanırdı. Hem Iphone’un hem de Ipad’in yalnızca tek bir tuşu bulunuyor. Sunumlarında her zaman bir slaytta üç madde veya üç görsel bulunurdu.

Bunların hepsi basitlik ve sadeliğin ne kadar işe yaradığını bizlere kanıtlıyor.

Günümüzde o kadar çok bilgi kirliliği bulunuyor ki, insanlar 140 karakter uzunluğundaki yazılar, uzun makalelerden daha çok rağbet görüyor.

İnsanların vakitleri çok değerli olduğu için, iş hayatında sunum hazırlarken daha kısa ve kompakt sunumlar hazırlamanız oldukça önem taşıyor.

İş hayatında kısa ama etkili sunumlar hazırlamak size fayda sağlayacaktır.

Uzun bir e-mail yazdığınızda ise, aldığınız cevaplar genellikle kısa olacaktır. Aynı durum yazdığınız bir paragraf için de geçerlidir. E-mail yazarken, yazdığınız paragrafın 4 cümleyi geçmemesine dikkat etmelisiniz.

Twitter’ın bugün çok popüler olma nedenlerinin başında kısa ve kompakt yazılara dayanmasını söyleyebiliriz.

İletişimi kısaltmanıza yarayacak 5  ipucu:

1. Fazladan yazdığınız her kelime size 100 liraya maloluyormuş gibi davranın.

2. Yazdığınız her cümleden ya da maddeden sonra kendiniz ‘Ne olacak yani?’ diye sorun. Eğer bu cümlenin neden çok önemli olduğuyla ilgili verecek bir yanıtınız yoksa, yazdığınız şeyi silin.

3. Eğer uzun bir rapor ya da e-mail yazmak zorundaysanız, yazının veya e-mail’in sonunda vermek istediğiniz mesajı, yazının başlangıcında yazıyı özetleyen bir ifadeyle anlatın. Unutmayın ki, kimse uzun bir yazının tamamını okumaya can atmıyor.

4. Makalenin ya da email’in içeriği başlık ya da konu satırında anlaşılır bir şekilde tanımlanmalıdır.

Yazdığınız e-mail ya da yazının içeriğinin başlık ya da konu satırında anlaşılır bir şekilde belirttiğinize emin olun.

5. Etkili bir resim/fotoğraf binlerce sözcüğe bedel olabilir. Eğer bir dökümanı veya yazışmayı resimle özetlemek istiyorsanız, bunu mutlaka yapın. Instagram ve Pinterest’in oldukça popüler olmasının bir nedeni var 🙂

Yöneticiler ve potansiyel yatırımcılar, birçoğumuz gibi akıllı telefonlarına, bilgisayarlara, tabletlere bağımlı oldukları için gün içerisinde bu tarz işlere çok kısa süre boyunca dikkatlerini veriyorlar.

Bu yüzden söylemeniz gereken şeyi mümkünse birkaç kelimeyle anlatmanız gerekiyor. Bunu akılda tutarak, iş dünyasında ne kadar az o kadar iyi mantığını metodolojisini kucaklayabilirsiniz.

Kaynak:

inc.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale