X

Daha çok verim almak için planlayıcınızı nasıl kullanabilirsiniz?

Planlayıcı GPS’e benzer. Günlük önceliklerinizi seçmenize, hedefler belirlemenize ve ilerlemenizi takip etmenize yardımcı olur. Ancak diğer bütün üretkenlik araçları gibi, planlayıcılar da doğru kullandığınız ölçüde verimliliğinizi etkiler.

Henüz bir planlayıcınız yoksa bir an önce edinmenizi öneririm. Tavsiyem içeriğini özenle tasarladığım, hayatınızı planlamak konusunda neler yapmanız gerektiğini anlatan yönergeli ve zamansız “Kişisel Gelişim Ajandası” edinmeniz. Kulağa klişe gibi gelse de iyi bir planlayıcı edinmek, üretkenliğinizi ciddi anlamda artırabilir.

Bugün sizlere planlayıcınızdan en iyi şekilde yararlanmak ve daha verimli olabilmeniz için bazı ipuçları paylaşacağım.

1. Günlük ve haftalık hedefler belirleyin

Bir planlayıcıyı edindikten sonra atmanız gereken ilk adım, günlük ve haftalık hedefler belirlemek olmalı. Güne mutlaka günlük görev ve sorumluluklarınızı belirleyerek başlayın ve ardından da büyük resmi düşünün. Uzun vadeli hedefleriniz neler? Bu hafta, bu ay ve bu yıl neleri başarmak istiyorsunuz? Emin değilseniz düşünmeye devam edin. Hazır olduğunuzda bu hedefleri planlayıcınıza yazın ve onlara ulaşmak için bir son tarih belirleyin. Net bir tarih belirlemek size hem yön duygusu verecek ve hedeflerinize daha iyi odaklanmanıza yardımcı olacaktır.

2. Öncelikleri belirleyin

Hedeflerinizi belirledikten, görev ve sorumlulukları not ettikten sonra, bir öncelik sırası belirlemeniz şart. Yapmanız gereken bütün görev ve sorumluluklar eşit öneme sahip değiller. Görevlerinize öncelik vermenin iyi bir yolu, Eisenhower matrisini kullanmaktır. Bu matris, görevleri dört bölüme ayırmanıza yardımcı olur: acil ve önemli, önemli ancak acil değil, acil ancak önemli değil ve önemli değil ve acil değil. Görevlerinize öncelik vererek, en önemli olana odaklanabilecek ve zamanınızı en iyi şekilde değerlendirebileceksiniz.

3. Planlarınızı yaparken üretken olduğunuz saatleri kullanın

Bir planlayıcıyı etkili bir şekilde kullanmanın en iyi yöntemlerinden biri de belirli görev ve sorumluluklar için en doğru zamanı belirlemektir. Görev ve sorumluluklarınızı planlayıcınıza yazarken, sadece ne yapacağınızı yazmayın. Ne zaman yapacağınızı da yazın. Örneğin, sabahları daha üretken olduğunuzu düşünüyorsanız, en önemli işlerinizi sabah saatlerine planlayın. Veya üretkenliğiniz öğleden sonra düşmeye başlıyorsa, fazla efor gerektirmeyen görev ve sorumlulukları o saatlere planlayın.

4. İlerlemenizi gözden geçirin

Ne yaparsanız yapın, planlarınızı gözden geçirmeyi unutmayın. Tercihinize göre günün veya haftanın sonunda, planlayıcınızın başına geçip ilerlemenizi gözden geçirmeyi alışkanlık haline getirin. Planlayıcınızı gözden geçirmek, zaman içerisinde vaktinizi en çok neye ayırdığınızı, geçen sürede neleri başardığınızı ve hatta geliştirmeniz gereken alanları belirlemenize yardımcı olacaktır.

Bu ipuçlarını hayatınıza dahil ederek, planlayıcınızdan en iyi şekilde verim alabileceğinizden emin olabilirsiniz. Unutmayın, planlayıcılar daha üretken olmak adına iyi birer araçtır fakat diğer bütün üretkenlik araçları gibi yalnızca onu doğru kullandığınızda etkilidir. Ve etkili kullanmayı başardığınız bir planlayıcı size daha üretken bir yaşam sağlayabilir.

İlginizi çekebilir: Düşünce tarzınızı değiştirmenin 5 yolu

Ayça Karaman: Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Sosyal Bilimler Enstitüsünden mezun oldum. 2013 yılından beri halen Boğaziçi Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmaktayım. Üniversitedeki görevimin yanı sıra eğitimci kimliğim ile kendini geliştirmek isteyen yetişkinlere ve eğitmenlere yönelik atölye çalışmaları yapıyor, eğitim programları tasarlıyor ve projeler üretiyorum. Dijital dünyada ise bireylerin gelişimlerini destekleyici metinler yazıyor ve içerikler üretiyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale