X

Çölyak hastalığı ve glüten duyarlılığı için çözümler geliştiren startuplar

Çölyak hastalığı ve glüten duyarlılığı, kronik ishal, yorgunluk, şişkinlik ve kabızlık gibi ortak belirtilerle kendilerini belli ediyorlar. Bu rahatsızlıklara sahip kişilerin daha bilinçli ve seçici davranarak bütüncül bir yaşam anlayışı geliştirmeleri gerekiyor. İnovatif çözümler sunan startuplar da çölyak hastalığı ve glüten duyarlılığının medikal ihtiyaçlarına cevap veriyor. Bu yazımızda, bireysel intolerans yönetiminden glütensiz paket servis gıdalara kadar uzanan çölyak ve glüten duyarlılığı odaklı beş girişimi derinlemesine inceliyoruz.

Ukko

2016’da kurulmuş olan Ukko, gıda alerjilerinin ve glütene bağlı rahatsızlıkların yükselişe geçtiğini belirtiyor. Bu startup, bu durumun kritik sağlık sonuçlarıyla birlikte negatif sosyal ve ekonomik sonuçlara da yol açtığını vurgulayarak gıda alerjilerinden muzdarip milyonlarca insanın hayatına dokunuyor.

Ukko, bir hesaplamalı mühendislik platformu geliştiriyor. Klinik olarak doğrulanmış olan bu platform, gıda alerjenlerinin moleküler yapılarının kapsamlı birer haritasını oluşturuyor. Bu sayede, insan-gıda etkileşimlerini yönlendiren biyolojik mekanizmalar hakkında önemli bilgiler elde ediliyor. Girişim, geliştirdiği platform aracılığıyla bağışıklık tepkisini tetiklemeyen proteinlerin yeni versiyonlarını tasarlamayı amaçlıyor. Girişimin amacı, protein bazlı alerjilerin tedavisine yeni bir bakış açısı katıyor.

Toplam fon miktarı 59.7 milyon dolar olan Ukko, protein mühendisliğinden immünolojiye kadar uzanarak çölyak hastaları ve glütene duyarlı bireyler için umut vadediyor.

Allergy Amulet

Kaynak: allergyamulet.com

2016 kuruluşlu Allergy Amulet, ‘’Yiyeceklerin korku kaynağı değil, enerji kaynağı olması gerektiğine inanıyoruz.’’ mottosuyla çözümünü sunuyor. Bu startup, dünyanın en küçük ve hızlı gıda alerjen sensörünü geliştiriyor.

Allergy Amulet, bir kolye gibi boyuna takılabilen veya özel kutusunda taşınabilen şık bir cihaz geliştiriyor. Henüz bekleme listesine dahil olunabilen bu cihaz, çok basit ve hızlı bir şekilde gıdalardaki alerjenleri tespit ediyor. İlk olarak, tüketilecek yiyecek numune kabına yerleştiriliyor ve bu kap cihaza bağlanıyor. Daha sonra, cihazın talimatları takip edilerek test başlatılıyor. Kullanıcılar, bir dakika içinde alerjen testini tamamlayan cihazın sonuçlarına girişimin mobil uygulaması aracılığıyla dijital bir şekilde ulaşabiliyorlar. Sensör, numuneyle temas ettiğinde alerjenin varlığı hakkında uyaran benzersiz bir elektrik sinyali üretiyor. Allergy Amulet’in patentli sensörü, çok hassas olup alerjik reaksiyonu tetiklediği bilinen seviyelerin altındaki alerjenik bileşenleri bile tespit edebiliyor.

Seri A finansmandaki Allergy Amulet, son yatırım turunda 5.8 milyon dolarlık bir yatırım alarak toplam fon miktarını 12.6 milyon dolara ulaştırdı. Startup, her on yetişkinden birinin ve her on üç çocuktan birinin gıda alerjisine sahip olduğunu belirterek teknolojisini ön plana çıkarıyor.

Pollen + Grace

İki başarılı kadın girişimci tarafından 2015’te kurulmuş olan Pollen + Grace, yemek yemeyi kolay ve keyifli bir deneyim haline getiriyor.

Az sayıda müşteriye öğle yemeği teslim eden bir girişim olarak başlayan Pollen + Grace, günümüzde Birleşik Krallık’taki pek çok markette rastlanan bir marka. Bu startup, glütensiz alternatifler arayan kişilere sağlıklı hazır yemekler sunuyor. Bu bitki ağırlıklı yemekler arasında rengarenk bowl’lar ve dürümler bulunuyor. Çölyak hastalarıyla birlikte yoğun bir hayat yaşayan bireyleri de merkeze yerleştiren Pollen + Grace, glüten içermeyen soya sosu ve glütensiz bir tahıl olan kinoa gibi malzemelere öğünlerinde yer veriyor.

Pollen + Grace, son yatırım turunda 2.75 milyon dolarlık bir yatırım alarak toplam fon miktarını 4.87 milyon dolara yükseltti. Startup, sağlıklı ve organik malzemelerden hazırlanmış yemek seçenekleriyle birçok insanı mutlu ediyor.

Genius Foods

Kaynak: geniusfood.com

2009 kuruluşlu Genius Foods, çölyak hastalarının ve glütene duyarlı bireylerin popüler lezzetlerin tadını rahatsız olmadan çıkarmasını hedefliyor.

Genius Foods, glüten içermeyen ekmekler, pankekler, kurabiyeler ve daha fazlasını üretiyor. Bu startup, on beş yılı aşkın deneyimle geliştirdiği mükemmel tarifler aracılığıyla glüten içermeyen kaçamakları destekliyor. Girişimin glütensiz ürünleri, aynı zamanda yüksek lifli yapılarıyla da ön plana çıkıyor. Ayrıca, girişimin süt içermeyen ürünleri de fazlasıyla talep görüyor. Girişimin ürünleri, Birleşik Krallık’taki pek çok süpermarkette satılıyor.

Katjes Group, yatırım kolu Katjes Greenfood aracılığıyla Genius Foods’u 2022’de satın aldı. Glütensiz unlu mamul üreticisi, günümüzde çölyak hastalarına hizmet vermeye devam ediyor.

Glutensens

2023’te kurulmuş olan Glutensens, kimsenin glüten kontaminasyonu konusunda endişelenmediği bir gelecek inşa etmek için operasyonlarını yürütüyor.

İtalya merkezli Glutensens, bilimsel araştırmalara bağlı bir startup olup öğünlerdeki glüteni algılayan bir cihaz geliştiriyor. Bu cihaz, sadece birkaç dakika içinde yemeklerin içinde glüten olup olmadığını belirtiyor. Bireysel beslenme üzerinde tam kontrol sunan cihaz, karmaşık bir eğitim gerektirmeyen birkaç adımla kolayca kullanılabiliyor. Karışık ve pişmiş yiyeceklerde bile hızlı ve doğru sonuç veren inovatif cihaz, çölyak hastalarıyla birlikte sağlık profesyonellerine, glütensiz öğünler hazırlayan üreticilere ve restoran işleten kişilere de ulaşmayı hedefliyor.

Toplam fon miktarı 1.13 milyon dolar olan Glutensens, en ufak glüten miktarını bile tespit eden cihazı sayesinde gıda güvenliğini etkili bir şekilde artırıyor.

Kaynak: Startupbusiness.it, TechRound, PitchBook, Crunchbase, Tracxn

İlginizi çekebilir: Sağlıklı beslenme ve yemek planlamasında öne çıkan yenilikçi girişimler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale