X

Çocuklarla şehir gezisi planlayacaklara Gezgin Anne’den öneriler

Doğru yapıldığı sürece her türlü gezi, müzeler ve sanat galerileri dahil, bütün yaş grupları için eğlenceli olabilir. Çocukları deniz kıyısında bir tatil beldesine götürmekte sakınca görmeyiz; ama ya kalabalık bir metropol merkezinde çocuklarla gezmek mümkün mü?

Elbette gezilere küçük çocuklar dahil olunca önceden iyi bir planlama ve gezinin temposunu düşürmek gerekiyor; ama öte yandan bizim şöyle bir bakıp geçtiğimiz yerler, çocuklar için bir mucize; bu da unuttuğumuz hayret etme ve merak duygularımızı bize hatırlatıyor.

Şehir gezilerini planlarken

Gitmek için en ideal zamanı seçin. Araba koltuğunda veya pusetinde uyuyabilir mi? Öğle uykusu için yatağını arar mı? Çocuklar genelde erken kalkarlar. Sabah saatlerinde çıkılacak bir gezinin ardından öğle uykusu için eve dönebilirsiniz. Gezmek istediğiniz yere nasıl gideceğinizi planlamak en güzeli. Çocuklar kalabalıktan pek hoşlanmaz. Toplu taşıma araçlarını kullanacaksanız yoğun ve trafik olan saatleri tercih etmeyin. Gitmek istediğiniz yerin o gün açık olup olmadığını, açılış saatlerini önceden kontrol edin.

Gezmek için en uygun yeri seçin. Yetişkinlerin ilgisini çeken yerler küçük çocuklar için de çekicidir. Sadece küçük gezginlerin bizden daha sabırsız ve gürültücü olduklarını unutmayın. Uzun süre sırada beklemeye veya çıt çıkmayan sessiz yerlere pek uygun sayılmazlar. Müzede bir konser iyi bir seçim olmayabilir. Fakat bahçesi bulunan bir arkeolojik müze hem onların dokunması hem de serbestçe yürüyebilmesi açısından çok daha iyi bir seçim olur. Gezileri basit ve kısa tutmak önemli. Günde bir müze veya hayvanat bahçesi, ünlü bir caddede gezinti ve sanat galerisi ardından yemek molası o gün için yeterlidir.

En gerekli eşyalar yanınızda bulunsun. Çocuğun tüm eşyalarını yanınıza alıp birkaç çanta taşımayın. Şehirde gezmenin en güzel yanı suyu, yiyeceği, ıslak mendili her köşe başında bulabilir olmak. Olmazsa olmaz eşyalar yanınızda bulunsun; altını değiştirmek için gerekenler, iki takım kıyafet, favori 1-2 oyuncak, bekleme esnasında atıştırabileceği sağlıklı birkaç yiyecek yeterli.

Geziye uygun bir bebek arabası alın. Küçük, hafif, kolaylıkla katlanabilir olsun. Eğer çocuğunuz kısa mesafeleri yürüyebiliyorsa ve elinizi tutuyorsa bebek arabasına hiç gerek yok. Yürümeyi tercih etmiyorsa veya henüz küçükse sırta veya kucağa takılabilen, sling veya kanguru tarzında bir bebek taşıma aracı da yeterli olur. Bazı müzeler bebek arabasını içeriye almanıza izin vermeyebilir, önceden sorup öğrenmenizde fayda var. Şehrin bazı ara sokakları bebek arabası kullanmak için dar ve kalabalık olabilir, kaldırımlar yeterli olmayabilir özellikle hafta sonları ve özel günlerde. Toplu taşıma araçlarını kullanacaksanız, kapıdan geçmeme ihtimaline karşı yedek bir planınız bulunsun.

Çocuklarla şehri gezerken

En küçük aile ferdinin hızında gezin. Çocuğunuz empresyonist bir tablo karşısında büyülenmiş bir şekilde kalakaldıysa bunu kutlayın! Yan taraftaki başka bir eseri daha çok sever diye oradan oraya çekiştirmeyin.

Sık sık mola verin. Bez değiştirmek, süt içmesi veya sadece sarılmak için uygun yerlerde durun ve ufaklığın baterilerini şarj edin. Çocuklarla ilgili mekanlarda, müzelerde veya hayvanat bahçelerinde, hatta alışveriş merkezlerinde emzirmek ve bez değiştirmek için uygun odalar yeralır. Hiçbiri yoksa bir kitapçıyı veya sakin bir otel lobisini kullanabilirsiniz.

Planlarınızda esnek olmaya hazır olun. Mutlaka o restoranda yiyeceğiz diye tutturmayın; eğer masa için bir saat beklemek gerekiyorsa veya etraf çocuklara uygun değilse plan B, C hatta D’ye geçin. Çocuk oyun parklarının gücünü hafife almayın! Parkların yanından geçerken kısa da olsa mola verip çocuğun koşturmasını ve enerjisini atmasını sağlayın.

Tüm çabalarınıza rağmen başarılı bir gezi olmuyorsa dönüş yoluna geçin. Biz yetişkinlerin bile iyi veya kötü günleri olabilir. Yenilgiyi kabullenmeyin, ama gezinizi başka bir güne erteleyin. Derler ki, çocukla gezmek bir kutu çikolata gibidir, içinden ne çıkacağını bilemezsiniz. Yola koyulurken siz en güzelini düşünün.

Gezgin Anne: İzmir, İstanbul ve Londra ardından şimdi İsviçre'de yaşayan, İzmir'li bir Çevre Mühendisi. Hobi olarak seyahat yazarlığı yapmış ve 3 sene önce oğlu doğunca www.gezginanne.com adlı bloğu sahiplenmiş bir anne. Tren setleri ve legolar bazen zumba, su altı dalışı, kayak, sörf gibi meraklarının önünde engel; ama seyahatler ve yazarlık 2 çocuğa rağmen devam ediyor!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale