X

Çocuklarla ‘Kriz’ hakkında konuşmak

Kriz; kontrolümüz dışında gelişen, ani ve genelde beklenmedik olan, birey ve topluluk üstünde yoğun etkisi olan durumdur. Doğal afetler, kazalar, kayıplar, yaslar, siyasal çatışmalar, terör olayları kriz durumlarıdır ve yetişkinleri olduğu kadar çocukları da derinden etkiler ve sarsar.

Çocukları çevrelerindeki travmatik olaylara duyarsız kalmadan korumayı nasıl sağlarız?

  • Öncelikle çocukların sosyal medya kullanımını engellemeden onları denetlemekte fayda vardır. Çocukların yaşının algılayabileceğinden daha fazlasına ulaşabileceği siteler ve kanalların denetimi önemlidir. İzlenilen televizyon programlarını, haberlerin içeriğini, dilini, aktarılan görüntüleri takip etmek önemlidir.
  • Çocukların yanlarında ürkütücü, korkutucu ve yaşlarına uygun olmayan detaylar paylaşmaktan kaçınılmalıdır. Çocuklar siz konuşurken sizi duymuyormuş, sizle ilgilenmiyormuş gibi gözükseler de aslında mutlaka sizi işitiyor ve etraflarında olanı fark ediyorlardır.
  • Çocuğa, ailenizin güvende olduğunu, gerekli güvenlik önlemleri ve tedbirleri aldığınızı aktarmak rahatlatıcı olacaktır.

    Çocuğa ailenizin güvende olduğunu ve tüm tedbirleri aldığınızı söyleyin.

  • Pek çok çocuk etrafında olan bitenden kendisini sorumlu tutar ve benmerkezci bir tavır sergiler. Bu yaşananların çocuğun yaptığı herhangi bir şeyden kaynaklanmadığının altını çizmek önemlidir.
  • Çocuğun sorularına mümkün olduğunca dürüst yanıtlar vermek önemlidir. Her ne olursa olsun yalan söylemekten kaçınılmalıdır. Nihayetinde çocuk süreci öğrenecektir ve kendisine yalan söylendiğini anlaması onun için daha büyük bir yıkım olacaktır.
  • Çocuklarla, yaşanan olaylar ve süreç hakkında ne hissettikleri, konu hakkında ne düşündükleri konuşulabilir. Lakin çocuğun tedirgin olmadığını düşünüyorsanız ve hissediyorsanız da konuyu sürekli gündeme getirmekten kaçınmak sağlıklı olacaktır.
  • Özellikle 10 yaşın altındaki çocuklara süreci soyut kavramlarla açıklamaktan kaçınmakta fayda vardır. Gerçekçi, net, açık, basit, sade ve somut ifadeler kullanmak, çocuğun süreci anlamasına yardımcı olacaktır.
  • Kimi çocuk düşüncelerini sözlü ifade ederken, kimi resimleriyle, kimi oyunlarıyla, kimi rüyaları, kabusları, gerileme davranışlarıyla ifade eder ve dışa vurur. Bu süreçte çocukların yakından takip edilmesi önemlidir. Çocuğun oyunda kullandığı oyuncaklar, tekrar eden oyunlar ve çizimler, kullandığı hakim renkler, tekrarlayan rüyalar çocuğun iç dünyasına dair ipuçları verecektir.

    Çocuğun oyunda kullandığı oyuncaklar, tekrar eden oyunlar ve yaptığı çizimler iç dünyası hakkında bilgi verir.

  • Bu süreçte çocuğun rutinlerine sadık kalmak çok önemlidir. Rutin, çocuk için gündelik hayatının devamı yani normalliğin devamıdır. Dolayısıyla mümkün olduğunca benzer saatlerde yemek, oyun, çalışma, uyku, süreci devam ettirilmelidir.
  • Çocuklara, merak ettikleri her konuyu sorabileceklerini iletmek önemlidir. Fakat burada önemli nokta samimi olmak adına aşırı bilgi verip çocuğu terörize etmekten kaçınmaktır. Yaşına uygun açıklamalar yapmak ve çocuğun sorduğu kadarını yanıtlamak yeterlidir.
  • Kendi duygularınızı çocuğunuzla paylaşabilirsiniz: ‘Böyle bir durum yaşandığı için, böyle bir olay olduğu için ben de üzgünüm’ gibi. Böylece çocuk kaygının, endişenin, korkunun, üzüntünün normal ve ifade edilebilir duygular olduğunu anlayacaktır.

İlgili yazı: Çocuğunuzun korkularına “Şekil Verin”

  • Yaşanan olaylarda iyi/kötü ayrımı çocuğun dikkatini çekiyorsa, ‘Bazen yetişkinler de hata yapabilir.’, ‘Bazen kendini iyi hissetmeyen, doktor kontrolünde olması gereken hasta insanlar vardır.’ gibi açıklamalar paylaşılabilir.
  • Her ne olursa olsun çocuğa yalan söylememek ve olan biteni hafifletmemek önemlidir. Olayları hafifleştirme ve gizleme çabası çocuğun, ebeveynin samimiyetinden şüphe duymasına sebebiyet verecektir. Dolayısıyla böyle bir algıya kapılan çocuk ilerleyen zamanlarda da bilgi almak için güvenilir kaynağın ebeveyni olmadığına kanaat getirecektir. Az, gerçekçi ve öz bilgi vermek yeterli olacaktır.
  • Çocuğu, hissettiği ve ifade ettiği duygulardan dolayı rencide etmemek gerekir. Çocuğu cesaretlendirmek adına duygularını bastırmasına sebebiyet verecek her türlü durumdan kaçınmak önemlidir. ‘Korkacak ne var canım’ demek yerine, ‘Seni bu denli rahatsız eden şey nedir? Bunu konuşmak, çizmek, konu hakkında yazmak, oyuna dökmek ister misin?’ gibi cümleler kullanmak çocukla iletişim yolunu açacaktır.
  • Çocuklar, olayların dramatikliğini ve şiddetini ebeveynlerinin tepkilerinden algılarlar. Dolayısıyla ailenin duruşu, olayları ele alış biçimi, değerlendirişi ve başa çıkma yöntemleri çocuğa model olur. Sorun yerine çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemek önemlidir.
  • Çocuklar aynı soruları tekrar tekrar sorabilirler. Bu aslında çocuğun travmatik bilgiyi işlediğini ve duygu durumunu düzenlemeye çalıştığını anlatır ve kendisini sakinleştirecek bir kanala ihtiyacı olduğu mesajını verir. Bıkmadan usanmadan yanıtlama ve açıklamak çocuğu rahatlatacaktır.
  • Bu süreçte çocuklara normalden biraz daha fazla sevgi göstermek, sarılmak, dokunsal temasta bulunmak, onu sevdiğinizi ve özlediğinizi belirtmek etkili olacaktır, fakat aşırıya kaçmamak önemlidir. Zira bu sefer çocuk bir şeylerin anormal gittiğini düşünecektir.
  • Yaşanan süreçle ilgili okulu bilgilendirmek önemlidir. Çocukların öğretmenleriyle benzer tavır, tutum ve açıklamalarda bulunmak çocuğu güvende hissettirecektir.
  • Eğer çocuğunuz çok kaygılı bir haldeyse, endişesini, duygu durumunu düzenlemekte güçlük yaşıyorsa, işlevselliğini kaybedecek bir duruma geldiyse, gerileme süreci başladıysa (alt ıslatma, gece kabusları, parmak emme, tırnak yeme, dikkat ve konsantrasyon sorunlarında artış, ani öfkelenme ve sakinleşme gibi) mutlaka uzman desteği almakta fayda vardır.
Uzman Klinik Psikolog İrem Alişanoğlu Polat: Uzman Klinik Psikolog İrem Alişanoğlu Polat, İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji & Uluslararası İlişkiler bölümlerinden çift ana dal dereceleriyle mezun olmuştur. İngiltere’de University of Westminser’da Örgütsel Psikoloji alanında yüksek lisansını tamamlamıştır ve akabinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Klinik Psikoloji (çift ve aile terapisi alt dalı) programında ikinci yüksek lisans programından mezun olmuştur. Çocuklarla, gençlerle, yetişkinlerle, ailelerle ve çiftlerle psikoterapi yapmaktadır. Çalışmalarında; sistemik, EMDR, şema, bilişsel davranışçı terapi, oyun terapisi, çözüm odaklı terapi yöntemlerini kullanmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale