X

Çocuklarla iletişimde günün en önemli dakikaları ve onları dönüştürecek cümleler

Hayat küçük anlardan oluşuyor. Özellikle de en sıradan, en acele ettiğimiz anları görmezden geldiğimizde hem kendimiz hem çocuğumuzun üzerinde etkisi büyük oluyor. Bir tatminsizlik hissi, ilişkide istediğimiz yakınlığı bulamama, bir yavanlık hissi…

Mindfulness hayatın tam içinde derim hep, abartmıyorum. Öyle;) Bu okula geç kalmasın, karnı doysun, ödevleri bitsin, uykusunu alsın niyetiyle geçen anlar, ağzımızdan çıkanlar bambaşka etkiler yaratabiliyor. Bu etkiler genellikle çok da istemediğimiz şekilde oluyor.

Özellikle o anlarda işinize yarayacak, gününüzü anlamlı hale getirecek, çocuğunuzla aranızdaki bağı güçlendirmenizi sağlayacak birkaç öneride bulunmak istedim. Çok uzun sürelere de ihtiyaç yok. Her bir dönem için 2-3 dakika yeter de artar bile;) Bir deneyin bakalım neler olacak:)

Çocuklar için mindfulness

Sabah o uykudan uyanıp da gözlerini dünyaya açmaya başladıkları ilk dakikalar:

Acele acele uyandırıp, “Haydi, geç kaldın! Çabuk! Hızlı ol biraz!” gibi şeyler demek yerine:

  • Gel bir-iki dakika yan yana uzanalım.
  • Sana sarılarak, saçını okşayarak güne başlamak ne güzel!
  • Bugün hevesle beklediğin ne var?

…gibi cümleler kurabiliriz.

Okuldan eve geldikleri dakikalar (veya senin işten eve geldiğin dakikalar. Burada önemli olan dışarıdaki hayatın bitip evdeki hayatın başlaması ve o başlangıç anı):

Uzaktan seslenmek, “Sen biraz televizyon izle, bilgisayarda oyna ben üstümü değiştireyim” veya “Bir kafamı toparlayayım, müsait olunca gelirim yanına” veya “Hemen yemeği hazırlayayım, birazdan otururuz sofraya” ya da “ödevlerini yaptın mı?” demek yerine;

  • Seni görmek ne güzel. Haydi bana bugünün en güzel anını anlat.
  • Canın sıkkın görünüyorsun. Biraz oturup sarılalım mı birbirimize (yumoş yumoş :))?
  • Haydi gel bir şeyler atıştıralım ve günümüzü konuşalım. En iyi ve en kötü anlarını. Ne dersin?

… gibi cümleler kurabiliriz.

Günün son dakikaları, yatmaya gitmeden hemen önce:

İyi geceler dileyip odasına göndermek yerine veya “Dişlerini fırçaladın mı? Tamam o zaman iyi uykular” diye salondan seslenmek yerine ya da yatırıp, üstünü örtüp, ışığı kapatıp odadan hemen çıkmak yerine;

  • Bugünün en iyi anı neydi?
  • Bugünü bir düşünsen, neye teşekkür edersin? Ne için şükredersin?
  • Bugünü birbirimize anlatarak paylaşmak bana çok iyi geldi. Teşekkür ederim.
  • Bugün göstermiş olduğun nezakete, yaptığın iyi davranışa, o zor konuyu anlamak için gösterdiğin çabaya, güler yüzüne hayran kaldım. Seninle gurur duyuyorum

…gibi cümleler kurabiliriz.

Neden mi cümlelerden bahsediyorum? Çünkü ağzımızdan çıkan söz çok kıymetli. Ne konuşuyorsak onu gerçekleştiriyoruz. En büyük isteklerimizden biri çocuklarımızla süper yakın, sımsıcacık bir ilişki değil mi? Bana en çok gelen mesajlar bu yönde. Öyleyse, hayal ettiğimiz, istediğimiz ilişkiyi gerçek kılmaya cümlelerimizi değiştirerek başlayabiliriz. Garanti ediyorum, bambaşka bir şey mümkün olacak;)

Okullar açılmış, yeni düzenler oturtulmaya çalışılırken çocuğunuzla yakın ve sağlıklı iletişim için şöyle öneriler de hazırlamıştım:

Bir sonraki yazıda buluşana kadar Dr. Eda Uslu Instagram hesabımdan daha fazla bilgiye ulaşabilir, DM üzerinden benimle iletişime geçebilirsin…

 

İlginizi çekebilir: Huzurlu bir yaşam için hayatına dahil etmen gereken 7 mindful tutum

Dr Eda Uslu: Dr Eda Uslu, yürümek istediğiniz yolda sizi destekleyen, cesaretlendiren, anlayışla ve şefkatle yanınızda yürüyen dost. Siz en harika versiyonunuzu gerçekleştirmek için yolunuzda yürürken yanınızda size yarenlik eden bir “karunamitra”. Aslında bir tıp doktoru iken hayatın akışı içerisinde kendi yolculuğuna çıkan kişilerden Eda. 15 yıl boyunca göğüs hastalıkları ve uyku bozuklukları uzmanı olarak görev yaptı ve Türkiye’nin sayılı akredite uyku laboratuvarlarından birini kurdu. Bir süre sonra Tıp Doktorluğunun da yetmediğini, içindeki insanlara yardım etmek isteğini doyuramadığını hissetmeye başladı. Sorular sormaya başladıkça cevaplar buldu. Çemberin içinde çırpınıp durmaktansa cesaretini topladı ve uzun yıllarını verdiği, çok severek yaptığı ve aşkla bağlı olduğu doktorluk mesleğinden ayrılarak çemberden çıktı. 2009 yılında Mindfulness ile tanıştı ve 2013 yılından beri hem Türkiye hem de İngiltere’de pek çok kurum ve kuruluşta eğitimler veriyor. Bu yolculukta Bangor University UK - Mindfulness Eğitmenliği ve süpervizyonlar, CTI (The Coaches Training Institute) - Profesyonel Koçluk Eğitimi ve Sertifikasyon, Landmark Worldwide - Liderlik Eğitimi, Mindful Schools USA – Çocuklar için Mindfulness Eğitmenliği ve İngiltere Mindfulness in Schools Project’ten .b ve Paws b (çocuk ve gençler için mindfulness eğitmenliği) eğitimlerini almış ve halen de yeni eğitimlere devam etmekte.. Son 8 senedir sadece profesyonel koçluk ve mindfulness eğitmenliğini yapıyor. 2018-2019 eğitim yılı itibariyle Türkiye’de ilk defa Mindfulness’ın müfredata girmesini sağlayarak halen Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde ve Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nde öğrencilere Mindfulness dersleri veriyor. “Hayatın gerçek anlamda farkında olan insanlar, yaşam yolculuğu sürerken aynı zamanda kendi içlerinde bir yolculuğa çıkmaya hazır ve gönüllü olurlar.” eda@edauslu.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale