X

Çocuklarla daha sağlam bir iletişim kurmak için sağ ve sol beyni kullanmak

İletişim kurmak bazen çok kolaydır. Bazı zamanlarda da oldukça zordur. Bir de karşımızdaki birey bir çocuksa… Bazen ne yaparsak yapalım anlaşamayız. Acaba anlaşamamamızdaki sebep nedir? Onları neden anlayamıyoruz, onlar bizi neden anlamak istemiyor?  Cevabı insan beyninde gizlidir. Sağ ve sol beynin kullanımında…

Biraz sağ ve sol beyinden bahsedelim. Sol beyin oldukça mantıksal düşünür, kelimelerden hoşlanır, düzenlidir, sıralama yapmayı sever. Sağ beyin ise jest, mimik, göz teması, yüz ifadelerini alır ve gönderir. Herhangi bir anlama ve hisse önem vermektedir.

Çocuklar sağ beyinlerini sol beyine oranla daha fazla kullanmaktadırlar. Bir duygusunu ifade eden bir çocuk mantığını kullanmaz. Bilhassa ilk iki yaşta, sağ beyin ağırlıklı geçmektedir ve “NEDEN?” diye sormalara başladığı zaman sol beyin aktif olamaya başlamıştır.

Çocuklar bir sorunla karşılaştığında ağlar, öfkelenir birçok duygusal tepkiler içerisine girebilmektedir. Yani sağ beyinleri ile hareket ederler.

Karşımızdaki çocuk bizimle iletişimini kurduğunda bunu sağ beyni, yoksa sol beyni ile mi gerçekleştirmiştir? Bu iki beyin kavramını bilmek ve cevaplarını bu çerçevede yanıtlamak bizi sağlıklı bir iletişime götürecektir.

Sadece sağ beyinle hareket eden birey duygular, imgeler içerisinde kaybolup gitmektedir. Sadece sol beyni kullanan kişi de ise mantık ön planda olur ama duyguların dilinden anlamayan, inkar eden bir kişiye dönüşmektedir. Bu yüzden iletişim kurarken, problem çözerken her iki beyninde çalışması oldukça önemlidir.

Peki, bunu nasıl sağlayabiliriz?

Çocuklar bir sorunla karşılaştığında ağlar, öfkelenir ve birçok duygusal tepki verebilir. Yani sağ beyinleri ile hareket ederler. Bizim ilk olarak yapmamız gereken çocuğun sağ beyni ile bağlantı kurmaktır. Onu dinlemek duygularını kabul etmek, empati kurmak, fiziksel yakınlık kurmak… Çocuğun sağ beyni ile bağlantı kurulduktan sonra onu sol beyine yönlendirmemiz gerekmektedir. Burada sorun ile ilgili mantıklı bir açıklama yapılabilir. Planlama, düşünce, anlamlandırma ile sol beyni harekete geçirebiliriz.

Çocuklarla iletişim kurulamıyor ise, sağ beyin ya da sol beyinle olan yaklaşım tarzını bilemememizden kaynaklanır.

Yaşanılan problemle ilgili hikaye anlatmakta her iki beynin çalışmasını sağlayabilmektedir. Örneğin koşarken başını masaya çarpan bir çocuğu ele alalım. Sinirlenir, ağlar, korkar birçok duyguyu yaşayabilmektedir. Sağ beyni ile hareket eder. Böyle bir durumda çocuğa olayın nasıl gerçekleştiğini, nasıl sehpaya çarptığını içeren bir hikaye oluşturmak sol beynin devrede olmasını sağlayabilecektir.

Çocuklarla iletişim kurulamıyor ise, bu sağ beyin ya da sol beyinle olan yaklaşım tarzını bilemememizden kaynaklanır. Her iki kısmı çalıştırmak ve çocukların çalıştırmasına yardımcı olmak, sağlıklı bir iletişimi ortaya çıkarabilecektir. 

 

İlginizi çekebilir: Çocuklarınıza “fark ettirmeden” öğretmeni gereken 8 önemli hayat dersiÇocuklarınıza “

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Psikolog Burak Arkan: Lisans eğitimini Haliç Üniversitesi Psikoloji bölümünde tamamlayan Burak ARKAN,  Aile Danışmanlığı üzerine yaptığı Yüksek Lisans Programını ise Ankara Üniversite'sinde bitirdi. Halen Gelişimsel Sosyal Psikoloji konusunda Yüksek Lisans Programında akademik hayatını sürdürmektedir. Birçok terapi ekollerinde çalışmalara katılan ARKAN, eğitim hayatı boyunca, Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde psikiyatri klinik ve polikliniklerde, anaokulları, rehabilitasyon merkezlerinde ilk çalışmalarını gerçekleştirmiştir. İş yaşantısı boyunca resmi ve özel kurumlarda görev alan ARKAN, çalışmalarını İstanbul’da çocuk, ergen ve yetişkinlerle sürdürmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale