X

Çocuğunuzla birlikte her şeyi yeniden öğrenin

Ben dahil olmak üzere tüm annelerin aklında olan bir sürü soru var. Bunların neredeyse en başında “Nasıl sınır koymalıyım?” sorusu geliyor. Her çocuk birbirinden farklı özelliklerde olduğu için biz annelerin sınır koyması gereken konular da haliyle farklı oluyor. Kimisi “yemeğini yemezsen istediğin oyuncağı almayacağım” diyerek yemeğini yedirmeye çalışıyor, kimisi okuldaki başarı derecesine göre çocuğunu ödüllendiriyor.

Benim de farkında olmadan yaptığım hatalardan biri, sınır koyma ile tehdidi birbiriyle karıştırmak oldu. Bazen gereksiz yere her istediğini yaptım bazen de şart koyarak söylediklerimi yapmasını istedim. Sonra fark ettim ki, çocuğumun yapmasını istediğim şeyi ceza vererek ya da karşılığı olduğunu düşündürerek değil, onu yaparsa (okula giderse, ders çalışırsa, yemeğini yerse, vs.) kendisi için faydalı olacağını anlatarak uyum sürecine girmesini sağlayabilirim.

Özellikle ilk çocukta, deneyimsizliğin verdiği acemilikle çocuğumuza yaklaşımımızda hatalar yapabiliyoruz. Aslına bakarsanız hepimiz belli hatalar ile yetiştik ve dört dörtlük bir davranış şekli sergilemek gerçekten çok zor. Hepimiz öncelikle insanız, o gün yaşadığımız stres, duygu karmaşası, hormonlardaki değişiklikler gibi birçok etken ruhsal durumumuzu etkileyebiliyor. Hal böyle olunca da, kitaplarda okuduğumuz muntazam davranış şekillerini sergileyemiyoruz. Peki ne yapacağız?

  • Öncelikle çocuğumuzu tanıyacağız.
  • Başka çocuklar ile asla kıyaslamayacağız.
  • Başarılarını takdir edip, başaramadığı şeyleri eleştirmeden ona destek olacağız.
  • Ceza ve ödül yerine ona sevgi vereceğiz. Sevildiğini gerçekten hisseden çocuk inatlaşmayı da bırakacaktır.
  • Sevmediği ve yapmak istemediği şeylere saygı göstereceğiz. Onun annesi olmamız maalesef aynı şeylere ilgi duymamız anlamına gelmiyor. Unutmayalım ki o ayrı bir birey ve hobileri, sevdiği spor bizim istediğimizden farklı olabilir.
  • Yeri geldiği zaman ufak sürprizler de yapacağız. Bu bir ödül anlamında olmayacak, onun sevdiği şeyleri unutmadığının göstergesi olacak.
  • Başka insanların önünde çocuğumuzu azarlamayacağız. Onun rencide olması zamanla size kin duymasına sebep olabilir. Uyarılarımızı baş başayken yapacağız.
  • Tehditle sınır koymayı karıştırmayacağız.

Her çocuk annesi için özeldir. Bizler ne kadar bilinçli olursak o kadar farkındalığı yüksek ve mutlu çocuk yetiştiririz.

Sevgilerimle

Melis Dilmener: Merhaba ben Melis Dilmener. 1985 doğumlu, evli ve bir çocuk annesiyim. Eğitimimi Kadir Has Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünde tamamladım. NLP İstanbul ‘Educational Consulting’ te Profesyonel Yaşam Koçluğu eğitimi aldım. Doğallık ve doğruluk peşinde koşarken çevreme de örnek olmaya çalışıyorum. Kişinin tüm duygularını özgürce ifade etmesi, yüzde yüz kendisi olabilmesi, ona hayalinin ötesinde bir güç veriyor. Hayatım boyunca yaptığım her işte ve bulunduğum her ilişkide önem verdiğim tek ilke budur. İnsanoğlunun birbirinden öğrenerek ve destek vererek geliştiğine inanıyorum. Ben de danışanlarıma yol arkadaşı olarak destek veriyorum. Hayatta en çok hissederek yaptığım şey, bende olan her duyguyu heyecanla ve tüm kalbimle yazmaktır. Bu zamana kadar edindiğim bilgileri ve yasadığım deneyimleri yazarak paylaşmak için kendi web sitemi kurdum. Şimdi de siz Uplifers okurları için yazılarımı buradan paylaşıyor olacağım. Hepinize keyifli okumalar diliyorum.
İlgili Makale