Çift terapisi sürecinde en sık karşılaşılan problemler ve baş etmeye yardımcı ipuçları

İletişim problemleri, cinsellikle ilgili sorunlar, yakınlık kurmakta zorlanma, sadakatsizlik, anlayışsızlık… Her ilişki zaman zaman kendi dinamikleri doğrultusunda şekillenen çeşitli problemlerle sınanabiliyor. Bazen kişisel olarak kendimizi çok iyi, yetkin ya da sosyal hissedebilirken yakın ilişkilerimizde, özellikle de yoğun duyguların deneyimlendiği romantik ilişkilerde yetersizlik, depresif ruh hali, hayal kırıklığı, mutsuzluk gibi olumsuz hislerle baş başa kalabiliyoruz. Çift terapisi, ilişkide yaşanan bu ve benzeri pek çok problemi sistematik bir şekilde çözüme ulaştıran, bilimsel etkinliği kanıtlanmış ve her geçen gün daha fazla çiftin tercih ettiği etkili çözüm yöntemlerinden biri olarak ön plana çıkıyor.

Her ilişkinin dinamiği farklı olduğu gibi ilişkideki iki bireyin ihtiyaçları da ilişkinin dinamiğine göre farklılaşabiliyor. Bu yüzden ilişkide karşılaşılan ve çiftlerin birlikte deneyimledikleri benzer sorunlar farklı yaklaşımlarla üzerinde çalışılmayı gerektirebiliyor. Çift ve aile terapisi olarak da bilinen, aile dinamiklerini ve kişiler arası iletişimi odağına alan terapi yaklaşımı ise ilişkilerde çok sık karşılaşılan problemleri çiftlerin iş birliği içinde çalışarak, kendileriyle ve ilişkileriyle ilgili iç görü kazanarak ve karşı karşıya oldukları problemlerin kaynağına inerek çözümlemelerine olanak sağlıyor.

Çift terapisi almak sadece ilişkinize özgü problemleri ve iletişim şeklinizi tanımanıza değil, ilişkide yaşanabilecek olası sıkıntılarla ilgili farkındalık kazanmanıza da yardımcı oluyor. İlişkinizde bir şeylerin yolunda gitmediğini hissettiğiniz ancak sorunun kaynağını bulamadığınız zamanlarda ‘Acaba çift terapisine mi gitmeliyiz?’ sorusu aklınıza geliyor olabilir.

Bu sorunun cevabını öğrenmek için elbette öncelikle ilişkilerde en sık karşılaşılan problemler hakkında bilgi edinmeniz, sonrasında ise bir çift ve aile terapistiyle çalışırken sizi nasıl bir sürecin beklediğini, terapiden beklentilerinizin ne kadar gerçekçi olduğunu önden değerlendirmeniz gerekiyor. Zira bireysel terapide olduğu gibi çift ve aile terapisinde de süreç boyunca beklenmedik yoğun duygular ve tepkiler açığa çıkabiliyor. Zaman zaman gerçek duygularınızı üçüncü bir kişiyle paylaşıyor olmak utanç verici olabilirken, kalıplaşmış inançlarınızla yüzleşmek ve kendi önyargılarınızı, doğru bildiğiniz yanlışları fark etmeniz hayal kırıklığı, benlik algısının zedelenmesi, özgüven eksikliği gibi ikincil sorunların da ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor.

Çift terapisine başlamadan önce bilinmesi gerekenler

İlişkinizdeki sorunları çözmek için çift terapisine gitmeye karar verdiyseniz, öncelikle ilk seanstan itibaren açık fikirli ve dürüst olmanız oldukça önemli. İlişkinizle ilgili duygularınızı ve ilişkinizde neleri geliştirmek istediğinizi önden belirlemek, terapistinizin sizin için elinden gelenin en iyisini yapmasına yardımcı olacaktır.

Çift terapisinde duygularınızı açık ve dürüst bir şekilde ifade etmeniz, terapistinizle samimi bir ilişki geliştirmenizi ve süreçten maksimum fayda sağlamanızı kolaylaştıracaktır. Benzer şekilde, gittiğiniz terapiste süreç sonundaki beklentinizin ne olduğunu açık şekilde söylemek, ilişkinizi nasıl iyileştirmek istediğinizi tüm detaylarıyla paylaşmak yol haritanızın çok daha kısa sürede belirlenmesine yardımcı olacaktır. Son olarak, karşı tarafı suçlayıcı bir tutumdansa ilişkide yaşadığınız zorlukların sizi nasıl etkilediğini tartışmak ve süreç boyunca ‘ben dili’ kullanmaya dikkat etmek de sorunların çözümüne ulaşmak için gerekli olan iletişim kanallarının sürekli açık kalmasına zemin oluşturacaktır.

Bunların tam tersine terapi süresince terapistinizden partnerinizden sır saklamasını istemek, “Her zaman” veya “hiçbir zaman” gibi kesin yargılar içeren cümleler kullanmak, gerçekleri saklamaya çalışmak ve yaşananları olduğu gibi yansıtmamak gibi tutumlarsa iletişim kanallarının bloke olmasına, güvensizlik duygusunun açığa çıkmasına ve terapi sürecinden yeterince faydalanamamanıza, hem zamanınızın hem de paranızın boşa gitmesine neden olabilir.

Çift terapisi sürecinde en sık karşılaşılan problemler

Çift terapisi ile ilişkiniz üzerinde çalışırken bazı problemler ortaya çıksa da, bu engellerin üstesinden gelmek çift terapisinin sunduğu artan ilişki tatmini, çatışma yönetimi, iletişim becerileri, problem çözme becerileri gibi avantajlardan daha fazla yararlanmanıza fırsat tanıyabilir. İşte çift terapisi sürecinden en sık karşılaşılan problemler ve baş etmeye yardımcı küçük ipuçları:

1. Gerçekçi olmayan beklentiler

Eğer çift terapisine partnerinizin davranışlarının düzelmesi ya da geçmişte yapılan hataların silineceği beklentisiyle gidiyorsanız, beklentileriniz konusunda gerçekçi olmanızın zamanı gelmiş olabilir. Hiçbir terapist ya da terapi yaklaşımı sizi ya da partnerinizi ‘düzeltemez’. Terapi size partnerinizin ya da kendinizin hemen değişmesi ya da ilişkinizin birkaç haftada düzelmesi gibi ‘mucizevi’ çözümler sunmaz. Bunun yerine terapi sürecini uzun vadeli, inişli çıkışlı, kapsamlı ve ancak işbirliği içinde çalışarak gerçekleştirilebilecek, zamana yayılmış bir değişim süreci olarak görmek gerçekçi olmayan beklentilere girmenizi ve hayal kırıklığı yaşamanızı engelleyecektir. 2020 yılında, çiftlerin pandemi dönemiyle ilişkili stres faktörlerini yönetmesine yardımcı olmak için öneriler sunan bir çalışma da benzer şekilde, partnerinizin “yapması” gerektiğini düşündüğünüz şeyler yerine, sizin kontrol edebileceğiniz şeylere odaklanmanızı öneriyor.

2. Sorumluk almamak

İlişkilerde probleme neden olan şeylerin büyük çoğunluğu kolaylıkla tanımlanabilen belli başlı davranış kalıplarıdır. İlişkide yaşanan sorunlar herhangi birinin hatasından değil, ilişkinin dinamiğinde yaşanan aksaklıklar ve iletişim hataları sonucunda ortaya çıkar. Dolayısıyla yaşanan problemleri en aza indirmeye çalışmak, tek tarafın değil ancak iki tarafın da ortak çabası ve eşit derecede sorumluluk almasıyla mümkündür. Bu yüzden birbirinizi problemin kaynağı olarak görüp suçlamaya çalışmak yerine, ilişkinize dair problemler üstünde işbirliği içinde çalışmanız, beklediğiniz sonuca ulaşmanın en önemli gereklilikleri arasındadır.

3. Sır saklamak

Sır saklamak ya da eksik bilgi vermek, partnerinizle daha güçlü bir bağlantı kurmanın da ötesinde terapi sürecinden yeterince faydalanamamanızın önündeki en büyük engellerden biridir. Terapi sürecinde partnerinizden ya da terapistinizden önemli olabilecek ayrıntıları gizlemeniz ve yeterince açık olmamanız ilişkinize zarar verebilir ve sürecin sağlıklı şekilde ilerlemesini sekteye uğratabilir.

Sadakatsizlik, bağımlılık, ilişkiye dair duygular, inanç ya da aile planlaması gibi konularda gerçek düşüncelerin gizlenmesi, partnerlerin kendi aileleriyle olan sınır sorunlarının terapide gündeme getirilmemesi gibi pek çok durum saklı kaldığında, ilişkide yaşanan problemlerin gerçek kaynağına ulaşmanıza engel olabilir. Özellikle zor konularda kendinizi ifade etmeniz zorlayıcı olabilir. Ancak umutsuzluğa kapılmayın, kendini ifade etmek geliştirilebilir bir beceridir. Her düşüncenizi partnerinize ya da terapistinize açıklamak zorunda değilsiniz, ancak terapinin kendi gerçekliğinizi paylaşabileceğiniz bir alan olmasına izin verebilirsiniz.

4. Öğrendiklerinizi pratiğe dökmemek

Terapi sürecinde ilişkinizle ilgili herhangi bir yol kat edemediğinizi görmek hayal kırıklığı yaratabilir ancak çoğu zaman değişimin olmaması, terapide öğrendiğiniz ve farkındalık kazandığınız bazı önerileri uygulamamaktan ve dolayısıyla da becerilerinizi geliştirememekten kaynaklanır. Nitelikli ve yetkin pek çok terapist terapi sürecinde bilimsel kanıta dayalı yaklaşımlara ait yöntemleri ve teknikleri sizlerle paylaşır. Ancak önerilen teknikleri ya da uygulamaları saçma ya da komik bularak kendinizi kapayarak uygulamadığınızda, umduğunuz değişimi görmeniz de mümkün olmayacaktır.

5. Çözüm yerine probleme odaklanıp sürekli şikayet etmek

Çift terapisi sürecinin özellikle ilk dönemlerinde ilişkinizde görmek istediğiniz değişimler, ideal senaryolar, terapi hedefleri gibi konular üstüne konuşmak ve düşünmek çözüm için sabırsız davranmanıza neden olabilir. Bu süreçte her şeyin hızlı gerçekleşmesi ve sorunların bir an önce çözüme ulaşması için sürekli şikayet edebilir ve talepkar bir tutum sergileyebilirsiniz. Ancak bu davranış ve tutumlar ilerlemenizi engelleyebilir.

Bunun yerine kendinizi partnerinizle bir takım olarak görmek, birlikte işbirliği içinde çalışmanın yollarını aramak ve problemlere yaratıcı çözümler üretmeye çalışmak terapi sürecinden daha fazla faydalanmanızı sağlayabilir. Olayları ya da durumları değerlendirirken ‘kim’ ve ‘ne’ gibi sorulardan çok kendinize ‘Bu ilişkiyi daha iyi hale getirmek için ne yapabilirim?’ sorusunu yöneltmeniz beklediğiniz değişimin daha hızlı gerçekleşmesine alan açacaktır.

6. Çift terapisine gitmek için problemin büyümesini beklemek

Bazen çiftler ilişkilerindeki bazı problemleri kendi kendilerine çözebilecekleri yanılgısına düşerek profesyonel destek almak için geç kalabilirler. Problemin yeterince ciddi olmadığını düşünmek, ‘elalem ne der’ korkusu, toplum baskısı, finansal zorluklar, uygun terapisti bulamama ya da partnerlerden birinin yardım almaya sıcak bakmaması gibi durumlar çift terapisi almak için problemin büyümesini beklemenin en önemli sebepleri arasında.

Ünlü bir psikolog ve ilişki araştırmacısı olan Dr. John Gottman, yıllardır binlerce çiftle yaptığı araştırmaların sonucunda bir birliktelikte dört davranış baskın hale geldiğinde çiftlerin mutlaka bir çift terapistiyle görüşmesinin faydalı olabileceğini söylüyor. Bu davranışlar: Eleştiri, küçümseme, savunma, duvar örme (iletişimsizlik). Gottman’a göre bu davranışların ve kaynağında yatan düşüncelerin çift terapisinde ele alınması, ilişkinin sağlıklı ve uzun ömürlü olması için son derece önemli.

İlginizi çekebilir: Mutlu ilişkilerin formülünü bilmek ister misiniz: Cevap Gottman araştırmalarında

Partneriniz de siz de çift terapisine gitme kararı aldıysanız, süreçten ne beklemeniz gerektiğini ya da süreç boyunca neler yapacağınızı merak ediyor olabilirsiniz. Çift terapisti büyük bir olasılıkla ilk seansta sizinle ve partnerinizle ilgili temel bilgileri öğrenmeye çalışarak terapi sürecinde fayda sağlayacak bir altyapı oluşturmaya çalışacaktır. Bu etapta size nasıl tanıştığınızı, birbirinizin en sevdiğiniz ve en sevmediğiniz yönlerinizi tanımlamanızı, neden çift danışmanlığı almak istediğinizi sorabilir. İyi bir çift terapisti, birlikte çalışmanıza uygun olabilecek hedefler belirlemenize yardımcı olacaktır. Terapistiniz sizden evde bazı aktiviteleri denemenizi veya seans aralarında, seansta öğrendiğiniz bazı teknikleri kullanmanızı isteyebilir. Bu yüzden yeni yaklaşımlara açık olmanız ve yeni şeyler denemeye istekli olmanız süreçten daha iyi yararlanmanıza katkıda bulunacaktır.

İlginizi çekebilir: Evde denenebilir çift terapisi etkinlikleri

Kaynaklar: PsyCentral, Biltmore Counseling

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!