X

Carl Jung’dan hayatınızı değiştirecek 15 alıntı

Analitik psikolojinin kurucusu Carl Jung’un 81 yaşında iken hayatını ve anılarını anlatmayı kabul ettiği Anılar, Düşler, Düşünceler kitabını bitirdim şu sıralar. Kitabı okurken beni en çok şaşırtan Jung’un spritüel yönü oldu. Psikolojik kuramlarını oluştururken bilim ne kadar en çok inandığı ve beslendiği alan olmuşsa rüyalarını mitsel hikayeler, simya ile yorumlaması da bir o kadar ilginç geldi. (Astrologların en çok telaffuz ettiği isimlerden olması da bu anlamda biraz anlaşılabilir. Çünkü psikolojik analizlerinde Jung’un astrolojiden de yararlandığı bilinmekte.)

Kitaptan alıntılara geçmeden önce kitaba ve Jung’a dair hoşuma giden birkaç yere değinmek istiyorum.

Jung’un saklı kişiliği : Anılar, Düşler, Düşünceler

Anılar, Düşler, Düşünceler Jung’un kendi ağzından bir yaşam öyküsü aynı zamanda. Onun psikolojisini, görüşlerini daha iyi anlamak ve anlamlandırmak için ilk elden tutulan bir ışık da denebilir kitap için.

Bir sohbet havasında akan kitap, farklı bölümlerden oluşuyor. Hayatının farklı dönemlerini dinliyoruz onun ağzından; çocukluk yılları, üniversite zamanları, psikiyatrik çalışmaları, Freud ile arkadaşlığının başladığı dönem, yapıtlarının oluşumu, bilinçdışını irdeleme, gezileri ve son dönem düşünceleri…

Okurken çocukluğu, meslek arayışı, Freud ile arkadaşlıkları ve bu arkadaşlığın son bulmasına sebep olan fikir ayrılıkları, hepsi muazzam bir okuma serüveni sunuyor. Ve onun bakış açısını anlamaya dair muhteşem ipuçları veriyor.

Kitap Jung’un birkaç yerde üstünde durduğu bir konu ile başlıyor: İçsel deneyimlerin gücü! 

“Yaşamımdaki dışsal olayların tümü rastlantıdır. Yalnız içimdekilerin bir niteliği ve kalıcı bir değeri oldu.”

“Yaşamın sorunlarına ve karmaşıklığına içinizden bir yanıt gelmezse, bu olayların sonuçta çok da fazla bir anlamı olmadığını çok önceleri sezdim. Dış dünya, içsel olanın yerini alamaz. Bu nedenle dışsal olaylar açısından yaşamım zengin değil. Onlarla ilgili söyleyecek fazla bir sözüm de yok; anlatsam boş ve içeriksiz oldukları duygusuna kapılırım. Kendimi yalnızca içimde olup bitenlerle anlayabilirim. Yaşamımı benzersiz kılanlar onlar ve özgeçmişim de onlarla ilgili.”

Önsözünde kitap için “ruhun çok derin bir gerçek olduğuna inanan bir insanın zihin dünyasını ve deneyimlerini içeriyor” denmiş. Gerçekten de öyle.

Gelelim kitaptan seçtiğim alıntılara

  • “Tutkuların cehenneminden geçmemiş bir insan, hiçbir zaman onların üstesinden gelemez. Çünkü o zaman, o tutkular komşu kapıda pusu kurarlar ve herhangi bir anda kıvılcımlanarak insanın kendi evine saldırırlar. Bir şeyden vazgeçersek ve bir şeyi geride bırakıp onu iyice unutursak, görmezden geldiğimiz şeyin güçlenerek geri dönme tehlikesini oluşturmuş oluruz.”
  • “Önyargılar, ruhsal yaşamın dolu dolu yaşanmasını engeller ve onu yıpratırlar.”
  • “Geçmiş, ürkünç bir gerçektir ve varlığını sürdürürken tatmin edici bir yanıt bulup canını kurtaramayan herkesi yakalar.”
  • “Dışarıda arama gerçek, insanın içindedir.”
  • “İnsan, kendisini yargılayamayan bir olgudur ve başkalarının iyi ya da kötü yargılarına bırakılmıştır.”
  • “Hiçbir şey bir insanın kendine düşman olmasından daha çok acı veremez.”
  • “Bir yaşam biçiminden, yerini dolduracak başka bir yaşam biçimi bulunamadıkça kolay vazgeçilemez.”
  • “Karşılaştığım zorlukların en büyüklerinden biri, olumsuz duygularımla başa çıkabilmekti.”
  • “İç huzur ve memnuniyet, büyük bir oranda, bireye kalıtımsal olarak geçen tarihsel ailenin günün çevre koşullarına uyum sağlayıp sağlayamamasına bağlıdır.”
  • “Duygusal ilişkiler, baskı ve sıkıntıyla yüklü istek ilişkileridir. Başka bir insandan bir şeyler beklenir. Bu da hem o kişinin hem de bizim özgürlüğümüzü yok eder.”
  • “Anlamsızlığın, yaşamı dolu dolu yaşamayı engellediği için bir hastalıktan farkı yoktur. Birçok şeyi hatta belki de her şeyi dayanılır bir hale dönüştüren anlamdır.”
  • “Yalnızlık, insanın çevresinde insan olmaması demek değildir. İnsan kendisinin önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramadığı ya da başkalarının olanaksız bulduğu bazı görüşlere sahip olduğu zaman kendisini yalnız hisseder.”
  • “Doğduğumuz dünya çok acımasız ama aynı zamanda ilahi bir güzelliği var. Anlamlı oluşunun mu, yoksa anlamsızlığının mı ağır bastığına karar vermek, insanın yapısına bağlı.”
  • “Kabul edene kadar hiçbir şeyi değiştiremeyiz. Kınamak özgürleştirmez, baskılar.”
  • “Sevgi ‘her şeyi taşır’ ve ‘her şeye dayanır.’”

İlginizi çekebilir: Baharın izinde: Taşkent’te unutulmaz bir seyahat

Seda İstifciel: Mehabalar, ben Seda. 2014 yılından beri çeşitli markalara ve e-ticaret alanında içerik uzmanlığı yapmaktayım. Ege Üniversitesi Felsefe bölümünü bitirdikten sonra kısa bir öğretmenlik tecrübem oldu. Sonrasında sosyal medya, SEO ve blog tarafında farklı mecralarda ve markalarla çalışmaya başladım. Okumak ve yeni yerler keşfetmek sanırım bu hayatta en keyif aldığım şeylerin başında geliyor. Burada görmekten keyif aldığım yerleri ve okuduğum kitaplarla ilgili etkilendiğim, sorgulamayı sevdiğim konuları paylaşmaktan mutluluk duyacağım. Doğayı, tüm hayvanları özellikle de kuşları, huzurlu ve şirin mekanları fotoğraflamayı, buralarda kahve içip hayaller kurmayı seviyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale