X

Çakralarımızı yakından tanıyalım 5: Boğaz çakrası

Boğaz çakrası omurga hattı boyunca uzanan çakra sisteminin 5. çakrasıdır. Bedende boyun, omuzlar, ağız, burun ve kulakları temsil eder. Sanskrit dilindeki adı Visuddha, kusmak ve dönüştürmek anlamlarını taşır. Element olarak Eter elementini temsil eder. Çakranın rengi parlak mavidir. İletişimi temsil eder.

Çakranın konusu ifade etmektir, yani iletişimdir. Bu Dünya’yı nasıl algıladığım ve kendimi nasıl anlattığımla ilgilidir. Kendimi nasıl ifade ediyorum, konuşurken nasılım, üslubum nasıl? Büyüdüğüm evde herkes duygularını rahatlıkla ifade edebiliyor muydu? İfade bir karşılık bulabiliyor muydu? Dinleniyor muydum? Sözlerime kıymet veriliyor muydu? Bu soruların hepsi, ifade özgürlüğü ve iletişim yöntemiyle ilgilidir. Her durumda olduğu gibi bunu da yetiştiğimiz ortamda öğrenip pratik ediyoruz. Bağırmak, yüksek sesle konuşmak, aşırı eleştirilmek yetiştirilirken maruz kaldığımız durumlarsa bunlar da etkileyecektir. Çakranın dengesiz çalışmasında gerçeği ifade etmek önemli bir yer kaplıyor, dedikodu yapmak, yalan söylemek, varsayımda bulunmak ifadeyi yanlış etkilediği için çakranın çalışmasını da etkiliyor. Eğer çakra aşırı çalışıyorsa ses tonu yüksek ve tiz olabilir. İletişimde karşıdakini dinlemeden söz kesmeye çalışıp, egemen olmayı isteyebilir. Eğer çakra az çalışıyorsa ses tonu kısık, kendini ifade etmekte zorlanan utangaç bir yapı olabilir. Çok fazla konuşma da yine dengesiz çalışan boğaz çakrasını gösterir. Fiziksel dengesizliği gösteren birkaç durum ise çenede gerginlik, boğaz, kulak, ses ve boyun sorunlarıdır. Aslında bizi duygusal olarak hastalandıran, çocuklukta yaşamış olduğumuz travmalar değil, onları ifade edememektir…

Boğaz çakranızın dengesiz çalıştığınızı düşünüyorsanız, bu tavsiyelerden biri ya da birkaçı iyi gelebilir:

  • Şarkı söylemek, ilahi söylemek, sesi rahat bırakmak,
  • Şiir okumak, şiir dinlemek,
  • Masal anlatıcılığı yapmak,
  • Bedensel olarak boynu ve omuzları rahatlatmak.

Boğaz çakrası için birkaç olumlama:

  • Kendimi kolaylıkla ifade ediyorum.
  • Sesim gereklidir.
  • Gerçeği duyar ve gerçeği konuşurum.
  • Senin sorumluluğunu sana bırakıyorum, benim sorumluluğumu ben alıyorum.
  • Yaratıcılık benim içimden geçerek akar.

Boğaz çakrası için Yogi Bhajan’ın çok güzel bir sözü var onu paylaşarak bitirmek isterim: “Diliniz ne kadar güçlüyse, evreniniz de o kadar geniştir.”

İlginizi çekebilir: Çakralarımızı yakından tanıyalım 4: Kalp çakrası

Burcu Ceren Tan: Kurumsal hayatın stres yüküyle uğraşmaya çalışırken, nefes teknikleriyle karşılaştım. Yolculuğum bir nefes kampıyla başladı ve sonrasında yoga ile tanıştım. Kısa sürede bende başlayan dönüşümü, birçok kişiyle paylaşmak iç güdüsüyle eğitmen olmaya karar verdim. Kurumsal hayatı tamamen bıraktım. Hayatımın her alanına yogayı yerleştirdim, çünkü pratik sadece matın üzerinde değil her an devam ediyor. Öğrenmek ve anlatmak, paylaşmak en keyif aldığım şeylerden birkaçı. Sen de deneyimlerimi ve derslerimi paylaştığım Ceren'i görmek istersen Instagram hesabım @burcucerentan. Bana yazabilirsin.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale