X

Burgundy is the new black

Yeni siyahımız bordo. Bunu her yerde okuyor, her mağazada görüyoruz. Siyahın vazgeçilmez olması su götürmeyen bir gerçek. Bir kadının ayakkabı dolabına baktığınızda en çok siyah renk ayakkabı ile karşılaşacağınıza eminim. Ben dahil. Sen dahil. Onlar dahil.

Kahverengi dediler, taba dediler, nude dediler ama hiç biri siyahın saltanatını sarsamadı. Gün gelir siyah da sallanır diye hiç düşünmedik. Ama şimdi iddia ediyorum siyah ayakkabı giymeden 2012 / 2013 sonbahar kış sezonunu geçirebilirsiniz. Hem de en stylish halinizle!

Topuklarından vazgeçemeyenler için sert bir giriş yapıyorum.

Yves Saint Lauren Platform topuklar. Bir kadının dolabında olmazsa olmazı sivri topuklar, bordo ile nasıl seksi hale bürünür? İşte böyle.

Alexander Wang  süet sandal ile bordonun derinliklerine dalmaya hazırlanıyoruz değil mi? Kafaları karıştıracak, gözleri ayaklarınızdan kaldırtamayacaksınız.

Back to School trendi ile lise yıllarımıza selam verirken Carvela Kurt Geiger loafer en güvendiğimiz arkadaşımız olmaya aday. Yeniden kolejli kız olmak hiç de fena fikir değil 😉

Bootie’siz bir sezon geçirmeyi kimse düşünmüyor değil mi? Elbiselerimizin altına, en şık kombinlerimizde bize eşlik eder misin sevgili Charlotte Olypia !

 

Şehir hayatımızın salaş ve bohem hallerine dolgu topuklu Isabel Marant’lar sizi yalnız bırakmayacak. Ayaklarınızdaki güveni hissedin yeter.

Topuksuz şık olmanın en güzel seçeneği tabiî ki slipper modeller. Gümüş işlemelere sahip Emilio Pucci ile kendi saltanızı kurun.

‘Çizme giymeyecek miyiz’ diye mi soruyorsunuz? Peki hanımlar buyrun bakalım Chole bize neler sunuyor.

Konsere mi gidersiniz, pazar günü gezmelerinde mi ayağınıza geçirirsiniz bilmiyorum ama motorcu botlarını hemde zımbalı bir bordoyu Steve Madden ile ayağımıza çekiyoruz.

Toplantılarımızda; skinnylerimizin, kalem eteklerimizin altına giyip en emin adımlar atabileceğimiz siyahın bordosu da Proenza Schouler. Şansa ihtiyaç bile olmayacak.

Bu listeyi daha ne kadar uzatabilirim? Tamam durmanın vakti geldi. Son olarak bu snekearsları da ekliyoruz ve bitiyor. Ash. Taytlarızı neyle giymeyi düşünuyordunuz? 😉

Tezimi çürütmek isteyen? 😉 Siyah olmadan bu kış geçer mi? Bordo ile evet.

Tuğçe Dadandı: Farklı sektörde kendini geliştirmiş olsa da moda tutkusundan vazgeçemiyor. Müzik, partiler, moda, alışveriş vazgeçilmezleri arasında. Sakin gecelerde baş ucu kitapları ve DVD'leri olmazsa olmaz. Kendi moda anlayışını yansıttığı ve günlük stili paylaştığı bloğuna sımsıkı bağlı: www.tugcedadandi.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale