X

Burada bir kavram kargaşası var: Anı yaşamak ne demek?

“Anı yaşamak” son zamanlarda hem danışanlarımdan hem de çevremden çok sık duyduğum bir kavram oldu; fakat oldukça yanlış bir anlamda kullanılıyor. Bunlardan en sık duyduğum; “Aman! boş verdim, anı yaşayacağım”. Anı yaşamak kesinlikle; boş vermek, umursamamak, duygularını görmezden gelmek veya bugünün işini yarına bırakmak değildir. Eğer bu şekilde kullanıyorsanız bilin ki anı yaşamıyorsunuz, sadece savunma mekanizmalarınız devreye giriyor.

İlgili yazı: Anı yaşamak: Geçmişteki hatalardan ve gelecek kurgularından kurtularak anda yaşayabilmenin önemi

Anı yaşamak, o anı fark etmek demektir.

Araştırmalar, zihnimizden bir saat içinde yaklaşık 2100-3300 farklı düşüncenin geçebileceğini gösteriyor. Bu düşüncelerin azımsanmayacak bir miktarı ise ya gelecek ya geçmiş ile ilgili oluyor. Korku, endişe gibi birçok duygu da zihnimize eşlik ediyor. Akabinde bedenimiz de zihnimizden geçenlere uyum sağlıyor. Böylece stres dediğimiz şey ortaya çıkıyor.

Anı yaşamak, o anı fark etmek demektir ve ne yazık ki oldukça zordur.

Şunu söylemeliyim ki, anı yaşamak oldukça zor ve şaşırtacak kadar çaba gerektiren bir şey.

En yakın zamanda denemeniz için bir egzersiz:

Yürürken veya bir yere gittiğinizde orada sadece bir ziyaretçi olduğunuzu düşünün. Belki başka bir ülkeden turist olarak geldiniz ve etrafınızı iyice keşfetmeye çalışıyorsunuz. Hatta belki başka bir gezegenden geldiğiniz ve her şeyi yeni fark ediyorsunuz.

Çevreyi fark edin

Havayı, etraftaki sesleri, kokuyu fark etmeye çalışın. Neler var etrafınızda? Baktıklarınızı gerçekten görsün gözleriniz. Hangi renkleri, şekilleri fark ediyorsunuz? Hangi sesleri duyuyorsunuz? Daha iyi duyabilmek için isterseniz gözlerinizi kapatabilirsiniz.

Bedeninizi fark edin

Peki ya bedeniniz nasıl? Elleriniz nerede duruyor? Nereye değiyor? Ayak tabanlarınızda nereyi hissediyorsunuz? Eğer ki oturuyorsanız, oturduğunuz yerin bedeninizi nasıl kavradığını fark edin. Bedeninizde gergin bir yer var mı? Eğer gergin bir yer hissediyorsanız orayı gevşetmek için esnetebilirsiniz.

Nefesinizi fark edin

Nefesinizi de fark edin. Burnunuzdan geçişini, ciğerlerinize dolmasını fark edin. Karnınız ne kadar şişiyor? Ciğerleriniz ne kadar yükseliyor? Daha sonra içinizdeki havanın dışarıya yolculuğunu, her şeyi fark edin. Eğer hızlı nefes alıp verdiğinizi fark ediyorsanız yavaşlamasına fırsat verin.

Duygularınızı fark edin

Bu farkındalığa hangi duygularınız eşlik ediyor? Her duyguyu kabul edin.

Unutmayın ki, ilk denemede yapamadığınıza dair düşünceler ve buna eşlik eden kaygı veya beklenmedik başka düşünceler çıkabilir. Buna da izin verin. Pes etmemeniz gereken an tam da bu an: Eğer yapamadığınıza dair sinirlenirseniz veya moraliniz bozulursa, ne yaşadığınızı fark etmek ve bunu sadece bir değişim olarak ele almak. Sadece farkındalık akışına bırakın kendinizi.

Şimdi ve burada olun

Her nerede, ne yapıyorsanız, ne hissediyorsanız onu yaşayın. Verdiğim egzersiz öğrenmek için yapılan bir egzersiz olduğu için mutlu bir anı ele alıyor; ama “anda kalmak” illa doğa, huzur, deniz ve mutluluk içermeyebilir. Hatta evinizin salonunda, bulaşık yıkarken veya kahvenizi yudumlarken de deneyebilirsiniz. Suyun sesini, köpüğün elinizdeki hissini, kahvenin dilinizde bıraktığı tadı fark ederek yapabilirsiniz. Deniz kenarına gitmeyi beklemeyin.

Kabul edin

Bazen mutsuz, endişeli veya öfkeli olduğumuzda etrafımızdakiler bizim dikkatimizi dağıtıp, başka şeylere yönlendirmeye çalışabilirler. Fakat bu duyguların da yaşanması, fark edilmesi gerekir; yoksa içimizde bir yerlerde çözülmemiş bir mesele olarak yerleşirler. Bütün duygularınızı kabul edin. Sizin için daha kolay anları yaşamaya başladığınızda, zor anları daha iyi kabul edebildiğinizi fark edeceksiniz.

Dakikalarca yapmaya çalışıp pes eden birçok kişi gördüm. Hiç gerek yok. Sadece 1 dakika hatta 30 saniye bu aktiviteyi denemekle başlayıp daha sonra ritminize göre süreyi arttırın. Denedikçe daha iyi “an”da kalabildiğinizi göreceksiniz.

Uzm. Klinik Psikolog Berfin Bozkurt: Berfin Bozkurt, Fransa Strasbourg Üniversitesi’nde Psikoloji eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’de Klinik Psikoloji dalında yüksek lisans derecesi almıştır. Fide Danışmanlık Merkezi’nde çocuk, genç ve yetişkinlerle psikoterapi yapmaktadır. Fransa’da travma konusu üzerine yaptığı doktora eğitimini İstanbul’dan yürüterek devam etmektedir. Ayrıca okullara danışmanlık kapsamında eğitim ve seminerler vermektedir. Terapi çalışmalarında bilişsel davranışçı terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), oyun terapisi kullanmaktadır. berfinbozkurt@gmail.com

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale