X

Bu yıl, yılbaşı hediyelerinize kendinizden bir şeyler katın: 3 özel hediye önerisi

Yılbaşı deyince ilk akla gelenler nelerdir? Işıl ışıl sokaklar, yeni bir yılın heyecanı, hedefler, geçmiş yılın bilançosu ve tabii ki hediyeler. Peki yılbaşında hediye verme alışkanlığını neden her sene tekrarlarız? Neden yılbaşı geldiğinde elimiz kolumuz paketlerle dolar taşar?

Bu alışkanlığın iki nedeni olabilir: Birincisi; ışıl ışıl sokaklarda, sanat eseri gibi süslenmiş vitrinlerde, heyecan veren yılbaşı paketlerinde kendimizden geçeriz ve koşar adım kapitalist sisteme yenik düşeriz… Dolayısıyla bu seçenek bilinçli bir seçimi merkeze almaz ve aslında hediye alınan kişiyi ayrıcalıklı yapmaz. Çünkü bu tip hediye alma eylemini, hayatımızda önemli bir yere sahip kişi için de, pek bir paylaşımımız olmayan ofis arkadaşımız için de gerçekleştirebiliriz. Bu davranış biçimi ufak, ancak etkili pazarlama taktiklerinin bizi peşinden sürüklemesi sonucu yapılan bir seçimdir. Tıpkı çizgi filmlerde yemeğin kokusuna asılı kalıp uça uça yemeğe doğru ilerleyen yarı baygın çizgi kahramanları gibi bizler de yılbaşı konseptinin peşinden uça uça gider, bol bol alışveriş yaparız.

Yılbaşında hediye vermenin bir diğer nedeni ise sevdiğimiz birine yeni yıl vesilesi ile bir anı vermek istemek olabilir. Yeni yılın şans ve umut getirmesini istediğimiz birine, bu dileğimizi somut bir hediye ile sunmak isteriz. İşin içine duygusal derinlik girince hediye verme seçenekleri de farklılık gösterir, işte benim tavsiyelerim:

  • Öncelikle sevdiğiniz birine kendi emeğinizle yaptığınız bir şeyi verebilirsiniz. Zaman ayırarak, severek, hayal ederek yaptığınız; elinizden çıktığı için tek ve eşsiz olan, bunun için belki biraz eğri, belki fazladan çizgisi olan tamamen kişiye özel bir hediye. Bu hediye; paketi ile, el yazısı notu ile tamamen kişiselleşen, sadece size ve hediyeyi verdiğiniz kişiye ait olan unutulmaz bir seçenek olabilir.

  • Sevdiklerinize bilinçli bir seçim ile alınan bundan dolayı sizin ve karşı tarafın kişisel değerlerini yansıtan bir hediye verebilirsiniz. Bu kişisel değerlerin yanı sıra; aldığınız ürünün hikayesinin olması, üretim koşullarının (ekolojik, çalışan hakları, ürün kalitesi açısından) değerli ve anlamlı olması, verdiğiniz hediyenin endüstriyel bir seçenekten çok daha anlamlı olmasını sağlayacaktır. Böyle bir hediye alarak sadece kişiye özel bir seçim yapmış olmanın yanı sıra, üretim koşullarında sosyal adaleti, ekolojik dengeyi, biyoçeşitliliği ön planda tutan üreticiyi de desteklemiş olacaksınız. Çarşısında çeşitli ürün kategorileri olan good4trust.org sosyal girişimindeki üreticiler bu adım için çeşitli seçenekler sunuyor.
  • Sevdiklerinize zaman ayırarak, özenerek, önemseyerek hazırlayacağınız yılbaşı sofraları bu senenin hediyesi olabilir. Mutlaka yılbaşı gecesi olmak zorunda olmayan bu masalarda niyet; hızlıca hazırlanan ve yenen yemeklere, hızla yapılan yüzeysel iletişime inat; gıdanın yavaş ve keyif alarak hazırlandığı, hak ettiği özenle yendiği bir anıya dönüşmesidir. Yemeğin farkındalıkla yendiği, iletişime odaklanılarak ve tüm benliği katarak yapıldığı bir yeni yıl kutlaması yine sevdikleriniz için özel bir seçenek olabilir. Bu yemeğin bir diğer özelliği de her aşamasının hızdan, tüketmekten uzak olmasıdır. Alışkanlığa dönüşmüş ambalajlar içinde bol bol alınan, hızla pişirilen, çoğu zaman yarısının israf olduğu gıda tüketiminden ziyade bu yemeğin; gerçek gıdaların alındığı, az ama öz malzemelerin olduğu, sağlıklı, lezzetli ve eşsiz bir yılbaşı yemeği olması bu senenin kendinize ve sevdiklerinize ilk özenli anısı olabilir.

Yeni yılda hepimizin daha fazla özümüze dönmemiz dileğiyle…

İlginizi çekebilir: Alışverişlerinizde tüketim yerine türetim ekonomisini destekleyin: Good4Trust ile tanışın

Gamze Nokay: 2009 yılında işletme bölümünü bitirdikten sonra farklı kültürlerden beslenmek için 2 yıllığına Londra’ya gitti. Londra’da Kurumsal İletişim eğitimini tamamlandıktan sonra Türkiye’ye dönerek profesyonel iş hayatına kurumsal bir şirkette başladı. Çalışma hayatı ve gündelik yaşamın da etkileri ile hepimiz gibi; esneklik, öz şefkat, farkındalık gibi alanlarda gelişime ihtiyaç duydu (ya da ihtiyaç duyduğunu fark etti). Bu doğrultuda yoga, meditasyon, midnfulness gibi araçlardan beslenmenin yanı sıra MBSR ve Self-Compassion gibi eğitimler ile bu konularda derinleşmeye başladı. LÖSEV ve TEGV’de gönüllü olarak başlattığı STK çalışmalarına; Good4Trust.Org’da 2019 yılından itibaren gönüllü iletişim koordinatörü olarak devam ediyor. Kurumsal hayattaki yolculuğunun yanı sıra; farkındalık ve gönüllülük çalışmaları ile ruhunu beslemeye devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale