X

Boşaltım sisteminizin sağlıklı olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Sağlıklı bir vücudun göstergelerinden biri olan boşaltım sistemi hakkında yazıp çizmenin pek tercih edilmediği hepimizin malumu. Konu pek iç açıcı olmasa da, boşaltım ihtiyacımızı gidermeyi nefes alıp vermek kadar doğal bir olgu olarak kabul edip, hakkında konuşabilmek gerekiyor. Bu nedenle, siz Uplifers okurları için boşaltım sistemi sağlığı ve dışkı hakkında bilinmesi gerekenleri derledik, bunu yaparken de tuvalete çıkmak, ihtiyaç gidermek gibi yüklemler kullanmaya dikkat ettik.

Tuvalete çıkmada “normal” süre nedir?

Tuvalete gitme sıklığı ve hatta dışkının renk, şekil ve kokusu hakkında tek bir “normal” belirlemek söz konusu değil. Boşaltım sisteminin çalışma şekli kişiden kişiye değişebilir, dolayısıyla her birey için normal olan farklıdır. Örneğin, her gün en az bir kez tuvalete çıkmanın vücut için mutlaka gerekli olduğu bilgisi, hekimler tarafından doğru kabul edilmiyor. Hayat tarzı ve beslenme şekline bağlı olarak, kimi insanlar üç günde bire varan seyreklikte tuvalete çıkabiliyorlar. Bu, sağlıklı olmadıkları anlamına gelmiyor.

New York Üniversitesi’nden gastroenteroloji uzmanı Dr. Sophie Balzora: “Herhangi bir sindirim problemi yaşanmıyorsa, kişinin günde üçten üç günde bire varan sıklıkta tuvalete çıkması normal sayılabilir” diyor. Balzora ayrıca, ne yediğimiz kadar egzersiz ve uyku miktarı, su tüketimi, hormonal değişimler ve kullanılan ilaçlar gibi pek çok etkenin de kısa ya da uzun vadeli boşaltım sistemi değişikliklerine sebep olabileceğini söylüyor.

Bağırsak hareketleri için medikal rehber

Sağlıklı bir bireyin tuvalete çıkma sıklığından ziyade, dışkı tipine bakarak değerlendirilmesi gerekiyor. Bağırsak hareketleri ile ilgili olarak tıp camiasında kabul gören Bristol skalası 7 farklı dışkı tipini listeliyor ve bunların ne anlama geldiğini açıklıyor. Bu tabloya göre Tip 3 ya da Tip 4 dışkı, her şeyin yolunda olduğunun göstergesi. Tip 1 ve 2 ise, kabızlık göstergesi.

Tip 3 ya da Tip 4 dışkı, her şeyin yolunda olduğunun göstergesi. Tip 1 ve 2 ise, kabızlık göstergesi.

Kabızlığın pek çok sebebi var; ancak en sık görülen sebepler olan lifli besinleri az tüketmek, yüksek oranda işlenmiş şeker yemek ya da tuvalete gitmeyi geciktirmek gibi, kişinin yönetebileceği durumlar. Dolayısıyla tükettiğiniz zeytinyağı miktarını artırmak gibi küçük değişiklikler dahi boşaltım sisteminin düzgün çalışmasını sağlayabiliyor. Uzun süren kabızlık durumlarında ise bir hekime başvurulması, en önemlisi de hekim önerisi olmadan müshil içerikli ilaçların kullanılmaması gerekiyor. Zira bu ilaçlar besinlerin sindirim sisteminden daha hızlı geçmesine ve bu nedenle vitamin ve minerallerin tam emilememesine neden olabiliyor.

Bristol skalasındaki son iki tip ise ishali işaret ediyor. İshal, ihtiyaç giderme sıklığının aniden artması ve sürekli bir bağırsak ağrısı şeklinde kendini gösteriyor. Kabızlık gibi ishalin de nedenleri oldukça fazla: Tıpkı kabızlık gibi lifli yiyecek eksikliği ishale neden olabiliyor. Kalın bağırsakta yeni bakterilerin üremesi, çok yağlı yiyecekler tüketmek, sindirim sistemindeki sorunlar ya da kronik stres ya da kaygı bozukluğunun beyin-bağırsak iletişimi sayesinde ishal yaratması diğer olası nedenler arasında sayılabilir.

Renklere dikkat!

Hekimler dışkının renginin sindirilen son besinlere büyük oranda bağlı olduğu konusunda hemfikir. Yeşillikler, kırmızı meyveler, yapay gıda boyası ve bazı ilaçlar renk değişimine neden olabiliyor. Bazı durumlarda ise renk değişimi, tehlike çanlarının çaldığı anlamına gelebiliyor.

  • Siyaha yakın: Şayet ilaç kullanmamış ve önemli bir beslenme şekli değişikliğine gitmemişseniz, dışkının siyaha yakın bir renk alması vücutta demir seviyesinin yükseldiğine işaret olabileceği gibi, ülser ya da sindirim borusunda bir kanama anlamına gelebilir.
  • Beyaz: Soluk, kil rengi dışkı karaciğerin yeterli safra üretmemesi ya da safranın sindirim sistemine ulaşamaması gibi sorunlardan kaynaklanabilir. Bu durum hepatit ya da siroz gibi karaciğer rahatsızlıklarında sıkça görülür.
  • Kırmızı: Dışkıda kırmızı renk insanları korkutur, ancak beslenme uzmanları bunun yine yediklerinizden kaynaklanabileceğini hatırlatıyor. Betacyanin içeren pancar gibi besinler, domates ya da kızılcık gibi besinleri yediyseniz, endişe etmenize gerek yok. Ancak bu durumun beslenmenizden kaynaklanmadığını düşünüyorsanız mutlaka doktora gitmelisiniz.
  • Sarı: Sarı ve hafif dışkı, yağların sindirimi konusunda sorun yaşadığınız anlamına gelebilir.
  • Yeşil: Kırmızı gibi yeşil renk de yediklerinize doğrudan bağlıdır. Ancak perhizinizde bir değişiklik olmadığından eminseniz, yeşil bir enfeksiyon belirtisi olabilir.

Sonuç olarak, beslenme tarzınızda değişiklik yapmadığınız halde kabızlık, ishal gibi boşaltım sistemi sorunları yaşıyorsanız, bir hekime görünmenizi kuvvetle öneriyoruz.

İlginizi çekebilir: Sindirim sisteminizi saat gibi çalıştıracak mucize besinler

Kaynaklar: SELF, Yaşam Hastanesi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale