X

Boğaz enfeksiyonu sırasında neler yemelisiniz, nelerden kaçınmalısınız?

Boğazda hafif hafif yanma hissi, biraz rahatsızlık ve sonra şişkinlik ile başlayan ve bir salgın haline gelmiş bir hastalıkla karşı karşıyayız. Öksürük, boğaz ağrısı, yutkunmada güçlük, akıntı ve vücut ağrılarıyla birlikte görülen bu hastalık virüs ya da bakteri kaynaklı olabilir. Öncelikle tabii ki bir doktor kontrolünden geçmeniz ve doktorunuzun uygun gördüğü ilaçları kullanmanız gerekiyor.

Günümüzde halk sağlığı için büyük bir tehdit oluşturan antibiyotik direnci tehlikesine karşın doktorlar artık çok gerekli görmedikçe reçetelere antibiyotik yazmıyorlar. Hastalık belirtilerini rahatlatıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici tavsiyeler bu bakımdan önem kazanıyor. Doktorunuzun tavsiyelerinden sonra da beslenmenizi düzenleyerek hastalıktan en kısa sürede kurtulmanız için ben de birkaç tavsiye vereceğim. Bu tavsiyelerden bazıları ağrılarınızı gidermek, bazıları da vücudunuzun hastalığı yenmesi için güçlenmesini sağlayacak tavsiyeler olacak.

Nar suyu

Araştırmalar nar suyunun enfeksiyonu önleyebileceğini ve iltihaplanmayı azaltabileceğini göstermiştir. Antioksidan kapasitesi yüksek olan bu meyveyi yiyerek tüketebileceğiniz gibi suyunu sıkarak da tüketebilirsiniz.

Muz

Yumuşak ve sağlıklı bir meyve olan muz, boğaz ağrısına karşı zorlanmadan tüketebileceğiniz yumuşak bir meyvedir. Vitamin ve mineral kapasitesi ile de bağışıklık sisteminizi güçlendirir.

Tavuk çorbası

Araştırmacılar, tavuk çorbasının iltihap önleyici özelliklere sahip olduğunu, boğaz ağrısı semptomlarını azaltabileceğini ve solunum yollarının temizlenmesine yardımcı olabileceğini gösterdiler. Böylece evlerde, genellikle hastalık zamanında daha çok yapılan bu çorbanın faydaları bilimsel olarak da kanıtlanmış oldu.

Adaçayı

Bu bitki yüzyıllardır şifa amaçlı kullanılmıştır ve özellikle boğaz ağrıları için faydalı bir çaydır. Boğaz ağrısının yatıştırılmasına yardımcı olduğu gibi boğaz enfeksiyonlarının iyileşmesine de yardımcı olur.

Zerdeçal

Çayların içinde veya baharat olarak besinlerin içinde kullanılır. Bu baharatın iyileştirici, antiseptik ve antienflamatuar özelliklere sahip olduğu düşünülmektedir.

Bal

Araştırmalar, lezzetli ve rahatlatıcı olan bu doğal tatlının enfeksiyonla mücadelede ve yaraları iyileştirmede etkili olduğunu gösterdi.

Zencefil

Bu çok yönlü baharat, çay ve baharat dahil olmak üzere birçok biçimde kullanılabilir. Bulantıyı önlemenin ve diğer birçok rahatsızlığı gidermenin yanı sıra, yapılan çalışmalar ile zencefilin şişme ve ağrıyı azaltarak boğaz ağrısının giderilmesine yardımcı olabilecek antienflamatuar özelliklere sahip olduğu bulunmuştur.

Çay

Bitki çayları ve siyah çay, boğaz ağrısı olan kişileri rahatlatarak kendilerini daha iyi hissetmesine yardımcı olabilir.

Yoğurt

Yoğurt hem yumuşak dokusuyla rahat bir tüketim sağlarken hem de probiyotik içeriği bakımından vücutta enfeksiyonla mücadeleyi kolaylaştırır. Protein ihtiyacının karşılanmasına da destek olarak vücuda dayanıklılık katar.

İyi pişmiş sebzeler

Havuç, lahana, patates gibi sebzeler yumuşayana kadar pişirilerek tüketildiğinde hem beslenme ihtiyacını karşılar, hem de boğazı zorlamaz.

Yumurta

Yumurta iyi bir protein kaynağıdır. Protein ile birlikte içindeki besin öğeleri ile enfeksiyona karşı bağışıklık sistemine destek olur.

Boğaz enfeksiyonu yaşarken nelerden kaçınmalısınız?

Yutma güçlüğü ve yemek esnasında acı hissedilmesi durumunda kaçınılması gereken çok sayıda yiyecek ve içecek vardır.

Gevrek, sert yiyecekler: Kraker, kuru ekmek, fındık veya çiğ sebze gibi çok keskin kenarları olan yiyecekler boğazı daha da rahatsız edebilir. Boğazdan geçerken sert kısımları iç dokuya zarar verebilir.

Tahriş edici baharatlar: Bazı baharatlar boğaz ağrısına yardım ederken, biberler, acı soslar ve rendelenmiş hindistan cevizi iltihabı daha da kötüleştirebilir.

Alkol: Boğaz enfeksiyonu sırasında alkol tüketilmemelidir.

Tütün: Tütün bir gıda değildir, ancak sigara tüketen insanların en azından boğaz enfeksiyonu geçirdiği esnada bırakması hastalığın seyri açısından büyük önem taşır.

Boğaz enfeksiyonu için evde uygulayabileceğiniz tedavi yöntemleri

Doktorunuzun tavsiyeleri dışında kendi kendinize uygulayabileceğiniz tedavi yöntemleri de var. Öncelikle en önemlisi mümkünse iyi bir şekilde dinlenmeniz. Onun dışında yapabileceklerinize gelince…

Bol bol su içmek: Su hayatımızda çok büyük önem taşıdığı gibi hastalığımızda da yine büyük önem taşır. Mikropları vücudumuzdan atabilmek için suya ihtiyacımız vardır. Aynı zamanda ateş yüksekliğinde yine ateşin düşürülmesi için vücudun susuz kalmaması gerekir. Sık sık su içmek boğazı da rahatlatarak ağrıyı hafifletir.

Gargara: Ilık su ve tuz karışımı ile gargara yapmak iltihaplanmayı azaltabilir. Bireyler, ılık suya kendileri için en uygun oranda tuz eklemelidir. Bu, genellikle bir su bardağına bir çay kaşığı tuz olarak önerilir. Günde birkaç kere bu şekilde gargara yapmak iyileşmenizi kolaylaştıracaktır.

Sıcaklığa dikkat etmek: Çok sıcak ve çok soğuk yiyeceklerden-içeceklerden kaçınmak boğazın daha çok tahriş olmasını önler.

Boğaz pastilleri: Pastiller boğaz ağrılarınızı hafifletmeye yardımcı olabilir. Alacağınız pastilin içeriğine dikkat etmeniz önemlidir.

Nem: Kuru hava boğaz ağrısının daha kötü hissedilmesine neden olabilir. Havayı nemli tutmak için ısıtıcıların üzerine su dolu bir kap koymak ortamı nemlendirmeye yardımcı olabilir.

İlginizi çekebilir: Bu kış üşümeyin: İçinizi sıcak tutacak 10 besin

İnci Beyza Yürekli: Diyetisyen İnci Beyza Yürekli, İstanbul’da doğdu. Tam burslu olarak girdiği İstanbul Arel Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden 2015 yılında “Yüksek Onur Öğrencisi” olarak mezun oldu. Lisans eğitimi boyunca beslenme bilimleri ile ilgili birçok seminer, kongre ve sempozyuma katıldı. Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Diyet Aktif Diyet Danışmanlık Merkezi, Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Büyük Çekmece Devlet Hastanesi, Güngören Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezi ve Galatasaray Spor Kulübü’nde stajlarını tamamladı. Çocuk ve adölesanlara yönelik beslenme eğitimleri verdi. Aynı zamanda Pera Medya bünyesinde bulunan bugunbugece.com adlı sitede “Yemek Kültürü” adlı köşesinde yazılar yazdı. Üniversiteden mezun olduktan sonra Bağdat Caddesi ve Nişantaşı’nda özel bir diyet danışmanlık merkezinde çalışmaya başladı. 2016 yılında bomontiada‘da yer alan disiplinler ötesi inovasyon platformu ATÖLYE bünyesinde Alfa Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi’ni kurdu. Ayrıca 2014 yılından beri Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nda gönüllü olarak faaliyetlerde bulunmaktadır. http://alfabeslenme.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale