Birini sevmeniz ona gözü kapalı güvenebileceğiniz anlamına gelir mi?

İnsan büyüdükçe çevresi genişler, daha fazla insanla tanışır, arkadaşlıklar kurar, iş arkadaşlarıyla yakınlaşır, sevgilisi ya da partneri olur. Tüm bunlar, başkalarıyla ilgili daha net bir bakış açısı kazanmayı ve sınırlar koymanın ne kadar önemli olduğunu öğretir.

Hayatta tanıştığınız her insanın sahtekar olduğunu düşünmek yersiz bir kaygı ancak bazı insanlar sizi kolayca kandırabilir ve göründüklerinden daha farklı bir insan olduklarına sizi inandırabilir. Aslında bunun sebebi genellikle o kişilerin geçmişlerini bilmemekten kaynaklanır. Bir şekilde o insanlar, birlikte büyüdüğünüz ve gözü kapalı güvendiğiniz arkadaşlarınızdan farklıdır. Karşınızdaki kişi sizi önemsiyor gibi görünse de hayal kırıklığı yaşama ihtimaline karşı daha şüpheci olursunuz. Acaba karşınızdaki kişi sizin hakkınızda bildiklerini nasıl kullanacak? Sizin aleyhinize bir şey yapacak mı? Zayıf olduğunuz bir noktayla bağdaştırıp önünüze geçecek mi? Bilmemesi gereken başkalarına anlatacak mı? Arkanızı kollayacak mı yoksa sizi sırtınızdan mı bıçaklayacak?

İnsanlar sizi sevebilir ancak herkes en çok kendini sever, en çok kendi görünüşünü önemser.

İnsanlar sizi sevebilir ancak herkes en çok kendini sever, en çok kendi görünüşünü önemser. Kendi itibarlarını düşünürler ve bunu korumak için ne gerekiyorsa yaparlar. Bazen bunu korumak, sizi sırtınızdan bıçaklamak anlamına da gelebilir.

Aslında sevgi ve güven, birbirleriyle eşanlamlı veya sürekli bir arada olan kavramlar değil. Yani birinin sizi sevmesi, ona çok güvenmeniz gerektiği ve ne kadar hassas olsanız da en derin sırlarınızı açmanız gerektiği anlamına gelmiyor. Her şey normale döndüğünde, insanlar sizin en hassas anlarınızı değil, bu anlarda sizin onlara söylediğiniz şeyleri hatırlayacaklar.

İlginizi çekebilir: “Özüne güvenen” bir adım öne çıksın

İnsanlar, zayıf yanlarınızı güçlü yanlarınızdan daha çok akıllarında tutarlar. Sizi yükselten değil, sizi aşağı çeken şeyleri daha çok hatırlarlar. İşte bu gerçeği kabullendikten sonra yapabileceğiniz tek şey, zayıflıklarınızı kullanabilecek insanlara karşı kendinizi korumak. Sırlarınızı koruyun. Kalbinizi koruyun, Duygularınızı koruyun. Güvensiz alanlarınızı koruyun.

En önemlisi, herkesten çok kendinize güvenin.

İnsanlarla bir şey paylaşırken, kaybetmekten korkmadığınız şeyleri paylaşın. Herkesi sevin ancak kime güvendiğiniz konusunda dikkatli olun çünkü sizi seven kişiler, her zaman güvenmeniz gereken kişiler olmayabilir.

Aslında en önemlisi, herkesten çok kendinize güvenin. Kendi kendinizin en iyi arkadaşı olun. Güçlü yönlerinizi sergilemekten çekinmeyin ancak zayıf yönlerinizi sergilemeden önce bir kez daha düşünün.

Kaynaklar:
Thoughtcatalog
Psychology Today