X

Bireylerin partner seçimleri: Partner seçimlerinde ebeveynlerimizin etkisi var mıdır?

Biraz kendi içimize döndüğümüzde ilk önce her şeyin muazzam bir denge ve döngü içerisinde olduğunu göreceğiz. Bu farkındalıkla birlikte geçmiş ve gelecek arasındaki kuvvetli bağın sinyallerini alacağız. Ne mi söylemek istiyorum? Kendimizle ilgili denge ve döngünün devamlılığı, verimliliği ya da zararlılığı biraz tecrübelerimizle, çoğunlukla da ebeveynlerimizle alakalı. Nesilden nesile aktarılan ruhsal bozukluklara farklı bir bakış açısı getiren birey bu aktarımdan uzaklaşabilir ya da bastırılmış duygu ve düşünceleriyle birlikte bu aktarımı devam ettirebilir. Çok kuşak öncesine gitmeye gerek yok, kendi ebeveynlerimizden almış olduğumuz saygı, hoşgörü, destek ya da hiç almamış olduğumuz sevgi, anlayış, huzur ile birlikte bir gelecek oluştururuz.

Oluşturulan gelecekte hayat yolculuğuna alınacak belki de en önemli bireylerden birisi de partnerlerdir. Bireylerin partner seçiminde ebeveynlerinin küçüklüklerinden beri onlara gösterdiği tavır ve tutumları oldukça etkilidir. Erkeğin kadın, kadının ise erkek modeliyle ilgili davranış ve düşünce kalıplarını büyük oranda anne ve baba şekillendirir. Örneğin, bir erkeğin annesi ya da ablası ile kurduğu ilişki, karşı cinse olan tavrını belirler. Eğer aralarında sağlıklı bir ilişki kurulduysa bu örüntüyü aynı şekilde devam ettirmek ister. Hem bu düzeni devam ettirmek isterken hem de kendisi bu düzendeki gibi sağlıklı davranış biçimi sergiler. Bu döngüdeki esas hedef “Ben de annem-babam gibi birisiyle olacağım.”dır.

Çoğunlukla ebeveynin tavır ve tutumuyla ilgili objektif bakılır. Olumlu ve olumsuz davranışlar birlikte kabul edilir, ancak kişi ebeveyninden koşulsuz sevgiyi yeteri kadar aldığı için bu durum aktarımın yapılması için yeterli bir sebeptir. İkinci olarak, ebeveyn ilişkilerinde sürekli dışlanmış, değerli hissetmemiş, ait hissetmemiş kişilerin partner seçimleri bu döngüyü kırmak üzerine kurulabilir. Örneğin, bir kadının babası veya abisi ile kurduğu ilişki aile doyumundan uzaksa bu kişinin partner tercihleri aile modelinin tam tersi özelliklere sahip olabilir. Yani, sürekli öfkeli, kavgacı, huzursuz, aşağılayan bir baba modeliyle büyümüş olan bireyin partner seçimi sağduyulu, sakin, nazik, pozitif kişilik özelliklerine sahip bir bireyden yana olabilir. Bu süreçteki birey, ebeveyne benzer bir partner adayı ile karşılaştığında direkt kaçınma davranışı gösterebilir. Ya da genel olarak ön yargılı bir tavır ve tutum içerisinde partner seçiminde seçici ve hassas davranabilir. Son olarak, her ne kadar ebeveynleri ile sağlıklı bir ilişki kuramasa da bu döngüyü kırmak değil de devam ettirmek isteyen bireylerin partner tercihleri yine kendi ebeveynleri gibi olabilir. Örneğin, çocukluk döneminden beri babasının alkol kullanımına ve buna bağlı olarak şiddet uygulamasına maruz kalan, kendisine ve diğer aile üyelerine sözel olarak da kötü davrandığını tecrübe eden, arkasında güven ve desteğini hiç hissetmeyen, en önemlisi de küçüklüğünden bugününe baba sevgisini hiç hissetmemiş bir bireyin partner seçimi yine bu özellikleri taşıyan ya da buna benzer kişilikte biri olabilir. Bu kişinin psikolojik alt yapısında aslında hak etmeme, kendine hak görmeme durumu söz konusudur. Birey küçüklüğünden beri sağlıksız bir ilişkiye o kadar maruz kalmıştır ki bundan sonra da artık sağlıklı bir süreci kendisine hak görmez. Dahası, sağlıklı bir sürece girmek onu tedirgin bile eder. Çünkü tekrar her şey kötü olursa bu durumun üstesinden gelmesi daha zor olabilir.

Aile kavramının hemen hemen her alanda olan önemi partner seçiminde de ön plana çıkmakta ve özellikle ebeveynlerin bu konuda bilinçli olmaları nesil geçişlerinin psikolojik sağlamlığı için önem kazanmaktadır.

Benimle iletişim kurmak, paylaşımlarımı takip etmek ve online/yüz yüze terapi hizmeti almak için @klinikpsikologbetulcavlak Instagram hesabımı takip edebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Çocuklarda sorumluluk bilinci nasıl geliştirilir?

Betül Cavlak Akdaş: TED Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra uzmanlığını Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünden onur öğrencisi olarak almıştır. Yüksek lisans tez konusu "Yetişkin Bireylerin Ebeveynleşme Olgusunda Obsesif İnanışların ve Kaygı Düzeylerinin Rolü"dür. İş hayatına özel bir kurumda devam eden Uzman Klinik Psikolog/Yazar Betül Cavlak Akdaş, online olarak terapi yaparak da danışan görmektedir. Ruh sağlığı alanında almış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi, Objektif Testler, MMPI, Aile Danışmanlığı, Sanat Terapisi gibi eğitimlerinin yanında, psikoloji bilimine yazılarıyla da katkı sağlamayı hedefleri arasına almıştır. Daha önce farklı dergilerde de Yazar olarak bulunan Betül Cavlak Akdaş'ın, "Erteleme Davranışı", "Mimari Yapı ve Psikoloji", "Benlik Saygısı" konuları üzerine araştırma projeleri mevcuttur. Ayrıca, Türkiye Buz Pateni Federasyonu bünyesinde İl Hakemliği yapmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale