X

Bir spor aşığından: “Adım Adım iyilik peşinde koşmak”

“Adım Adım iyilik peşinde koşmak”

Böyle şeyler söylenmemeli elbet. Ancak bu yazının içeriği gereği iyilik sever bir kişilik olduğumu, küçük yaşlarımdan beri hep birilerine yardım etmek için çabaladığımı, büyüdükçe kimi zaman maddi olarak, kimi zaman da emeğim ve zamanımla güzelleşeceğine inandığım şeylere değer katmaya çalıştığımı belirtmem gerekiyor öncelikle. Ve inanır mısınız, tüm bunları yaparken bir gün sadece koşarak birilerinin hayatına dokunabileceğim aklımın ucundan bile geçmemişti.

Evet, ben sadece sevdiğim, sağlığım için yararlı olduğuna inandığım şeyi yapıp koşuyorum ve bu sayede de yardıma ihtiyacı olanlara destek sağlıyorum. Elbette Adım Adım aracılığıyla…

Avrasya Maratonu

Nasıl başladım bu işlere, anlatayım: Koşmaktan ne kadar keyif aldığımı keşfetmemin üzerinden çok zaman geçmemişti ki bir topluluk olduğunu duydum. Bu topluluktaki kişiler kendi keyifleri için maratonlara katılırken bir yandan da çeşitli sivil toplum kuruluşları (STK’lar) adına yardım topluyorlardı. Peki ben niye yapmıyordum bunu? (Huzurlarınızda 10 puanlık uzman sorusu.)

Adım Adım’a gireyim diye düşündüm önce, sonra da yıllar içerisinde çeşitli dernek ve vakıflarda yaşadığım tatsızlıklar geldi aklıma. Bunları tek tek anlatmayacağım. Bu konuda yalnız olmadığımı biliyorum ya o bana yetiyor.

Kararsızlık yaşadığım süreç içerisinde Cumartesi ve Pazar günleri Adım Adım koşucularına rastlamaya başladım Belgrad Ormanı’nda… Meğer “Çaylaklar” adını verdikleri bir ekipleri varmış ve koşmaya yeni başlayanlar ya da koşup koşamayacağı konusunda kararsız kalanlar antrenman yapıyorlarmış o grupta.

Koşu sonrası kahvaltı ettiğimiz yerde de rastlamaya başladım gruba. Sunum yapıyor, neler yaptıklarını anlatıyorlardı aralarına yeni katılanlara. Duyduğum bir kaç cümle yetti bana ve bir gün eve dönünce Adım Adım’ın sitesine girerek bir kez daha okudum yazılanları. Ardından da üye oldum hemen. İlerleyen günlerde sadece koşmadıklarını, Suda Koşanlar adıyla yüzerek de yardım meleği olduklarını öğrendim.

2012 Avrasya Maratonu’nda TOFD (Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği), 2013 Runtalya Maratonu’nda da Koruncuk VakfıTOFD (Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği), 2013 Runtalya Maratonu’ için koştum. Yeni sandalyesine oturan minikle, bahar pikniğinde bir araya gelip,  birlikte oyunlar oynayıp eğlendiğimiz, bıcır bıcır Koruncuklu çocukları unutmam mümkün değil. Ben ve destekçilerim az da olsa bir katkıda bulunabilmiştik ya onlar için, ne mutluydu bize…

“Adım Adım iyilik peşinde koşmak”

Avrasya Maratonu’na 3.5 ay kaldı ve bu sefer başka bir sivil toplum kuruluşu için koşacağım. Neden onları seçtiğimi maratondan hemen önce yine bu sayfada okuyacağınız bağış mektubumda yazacağım.

Koşanlar ve koşmayı düşünenler; böylesine bir oluşumun içerisinde gerçekleştireceğiniz her koşu inanın ki alacağınız manevi hazzı kat be kat artıracak. Yurt dışından gelen ve 42 km boyunca tekerlekli sandalyesiyle taşınarak finishi gören, kas hastalığı nedeniyle hiç hareket edemeyen, gencecik Martin‘in ve annesinin yüzündeki mutluluk her şeyi anlatıyordu geçen sene. Fazla söze gerek yok. İşte Adım Adım böyle bir oluşum.

Dilerseniz koşmayı seven arkadaşlarınızla bir grup oluşturarak o grup adına da toplayabilirsiniz bağışlarınızı. Siz yeter ki niyet edin ve harekete geçin.

  • Adım Adım hakkında detaylı bilgi için tıklayın
  • Bağış toplayabileceğiniz, bireysel ya da kurumsal olarak destek verebileceğiniz STK’lar için tıklayın
  • Daha çok bahsedeceğim Adım Adım’dan. Aklınıza takılanlar varsa kivergu@gmail.com adresine mail atabilir ya da Adım Adım’ı Facebook ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

Haydi hep birlikte takılalım iyiliğin peşine…

 Runtalya (Fotoğraf “Adım Adım” Facebook sayfasından alınmıştır)

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale