X

Bilim dünyasının en kapsamlı araştırması çocuk gelişimi ile ilgili ne diyor?

Bir ebeveynin çocuğuyla ilgili istediği en temel şey, onun hayatta sağlıklı ve mutlu bir birey olabilmesidir. Ancak kulağa çok basit gelse de, bu aslında ebeveynler için bazen çok zor bir konu haline gelebiliyor. Çünkü ne istediğimizden emin olsak da, bunu nasıl sağlayabileceğimiz konusunda çoğu zaman bocalayabiliyoruz. Bu konuda yapılmış pek çok araştırma, farklı kaynaklar üzerinde temellendirilen pek çok kitap var. Ve verilen tavsiyeler birbirinden farklı olmakla kalmayıp bazen çelişebiliyor. Hal böyle olunca, çocuk gelişiminde neyi nasıl yapmamız gerektiğiyle ilgili kafa karışıklığımız da artıyor.

Şimdiye dek yapılan en kapsamlı araştırma ne diyor? 

Bilim dünyası çocuk gelişimiyle ilgili şimdiye dek sayısız çalışmaya imza atmış durumda. Ancak bu araştırmalar arasında bir tanesi var ki; tarihin en kapsamlı araştırması olma özelliği taşıyor:

İngiltere’de yapılmış olan bu araştırmanın başlangıcı 1946’ya dayanıyor. Savaşın bitmesinden sadece birkaç ay sonra bilim insanları, kadının çocuk sahibi olmasının nasıl bir şey olduğunu öğrenmek isteyip annelerle birlikte bu kapsamlı araştırmayı yürüttüler. İngiltere’de, İskoçya’da, Galler’de bir haftada doğan neredeyse her bebeğin doğumunu kaydettiler. Toplamda yaklaşık 14 bin bebek kaydedildi. 

İngiltere’de yapılmış olan bu araştırmanın başlangıcı 1946’ya dayanıyor.

Savaş zamanı bu araştırma o kadar başarılı oldu ki; bilim insanları bunu tekrarlamaya karar verip 1958’de ve 1970’te doğan binlerce bebeğin doğumunu kaydettiler. Araştırma daha sonra 1990’ların ve 2000’lerin başında yeniden tekrarlandı. Sonuç olarak toplamda, 5 nesilden 70.000’den fazla çocuk araştırmaya dahil edildi. 

Bu sayede bilim her birkaç yılda bir insanların daha fazla bilgisini kaydetme şansına erişti. Kaydedilen bilgiler binlerce anket sonucunu ve terabaytlarca bilgisayar verisini kapsamakla birlikte bilim insanları tarafından ayrıca geniş bir doku bankası da inşa edildi. Bu doku bankasında saç kılı, tırnak örneği, süt dişi ve DNA gibi dokular da yer alıyor.

Araştırmanın ilgi çekici sonuçları

Araştırmadan elde edilen veriler bilim insanları için çok verimli oldu ve 6000’den fazla makale ve kitabın yayımlanmasını sağladı. 70 yıl süren bu kapsamlı araştırma çocuk gelişimiyle ilgili pek çok bilinmeze ışık tutuyor. Ancak genel olarak çıkan bazı ilginç sonuçları şu şekilde sıralayabiliriz…

İlk olarak; çocuklar için en büyük handikap yoksulluk. Çünkü araştırmaya göre; dezavantajlı veya yoksulluk içinde büyüyen çocukların ilerleyen yaşlarda sağlıksız olmaları daha muhtemel. Ayrıca eğitim sürecinde kötü olmaları, kötü bir iş ve düşük gelire sahip olmaları ve hatta yüksek tansiyonlu ve kilolu olmaları da daha olası. Daha da ilginç olan şeyse bu çocuklar yaşlandıklarında, diğerlerine göre daha fazla hafıza problemi yaşıyorlar ve daha erken ölüyorlar.

Ancak çok uzağa bakmamıza da gerek yok, çünkü yoksul çocukların dezavantajı çok küçük yaşlarda ortaya çıkabiliyor. Yoksulluk içinde büyüyen çocuklar, gelişim konusunda akranlarına göre neredeyse 1 yıl geriden gelebiliyor.

Peki hayata zorluklarla başlayıp daha sonra iyi yerlere gelen, kendini iyi yetiştirmeyi başaran çocuklar bunu nasıl yapıyor? Bu sorunun cevabı ise ebeveynlerin tutumlarında saklı. Çünkü araştırmaya göre; çocuğuyla ilgilenen, onların geleceğiyle ilgili tutkusu olan ebeveynlerin, çocuklarının zorlu hayat şartlarından sıyrılmaları daha ihtimal dahilinde. Bu bağlamda özellikle çocuğun ilk yıllarında, ailelerin ne yaptığı çok ama çok önemli görünüyor.

İlginizi çekebilir: Cevaplanmayan soruların çocuk gelişimine etkisi

Biraz daha açmamız gerekirse; araştırma yaşamın ilk yıllarında ilgili ebeveynlere sahip olmanın, okul ve sonrasındaki süreçteki başarı ile birebir ilişkili olduğunu söylüyor. Çocukla konuşmak ve çocuğu dinlemek, onlara sıcak şekilde yanıt vermek, onlara rakamları ve harfleri öğretmek, onları gezintiye çıkarmak, çocuklara her gün okuma yapmak oldukça önemli görünüyor. Araştırmanın parçalarından birinde 5 yaşındaki çocuğuna her gün okuma yapan, 10 yaşındaki çocuğunun eğitimiyle ilgilenen ailelerin çocuklarının 30 yaşına geldiğinde yoksul olma ihtimalleri bunları yapmayan ailelerin çocuklarına kıyasla daha düşük olduğu görüldü.

Bize çocuk gelişimiyle ilgili oldukça şaşırtıcı bilgiler veren bu araştırma hakkında daha fazlasını öğrenmek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

 

İlginizi çekebilir: Çocuk ve çocuk gelişimi için yoga ve faydaları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale