X

Bilim déjà vu’nün sırrını çözmeye çok yaklaştı

Daha önce hiç gitmediğiniz bir yerde sokakta yürüyorsunuz. İlk defa gördüğünüz şeylerin, duyduğunuz şeylerin tadını çıkarmaya çalışıyorsunuz. Tam o sırada tuhaf bir duygu kaplıyor; sanki daha önce bunların hepsini yaşamışsınız gibi geliyor. Hatta bazen bu his o kadar yoğun oluyor ki birazdan yaşanacakları bile hissecekmişsiniz gibi geliyor.

Déjà vu konusundan bahsederken, şakak lobu epilepsisi denilen hastalığı da unutmamak gerekir. Bu hastalığa sahip kişiler, hastalık nöbeti geçirmeden önce déjà vu’ye benzer semptomlar gösteriyor.

İnsanların yaklaşık yüzde 70’inin déjà vu denilen bu durumu yaşadığı düşünülüyor. Fransızcadan gelen déjà vu, “dejavü” diye okunuyor ve “daha önce görülen” anlamına geliyor. Bu kafa karıştırıcı durumun kaynağının pek çok şey olabileceği söylendi. Paralel evrenden tutun da gelecekteki benliğinizin hayatınızı yönlendirdiğine kadar birçok şey ortaya atıldı. Veya Keanu Reeves’in Matrix filminde bahsettiği gbi sadece bir bilgisayar hatası olduğu bile söylendi.

İlgili yazı: Özel hayatımızda sezgilerin yeri

Bilim ise bu konuya daha değişik yaklaşıyor. CNN’de bu konuyla ilgili olarak kapsamlı bir program yayımlandı. Gazeteci Sandee LaMotte dünyada bu konuda araştırma yapan uzmanlarla görüşerek bilimsel yaklaşıkmları derledi. Bu yaklaşımlardan ortaya çıkan sonuçlardan biri, 15-25 yaş arasındaki kişilerin déjà vu yaşamaya daha meyilli olduğu şeklinde. Beyinlerimiz daha genç iken yaşadığımız büyüme sancılarının buna neden olduğu söylenebilir belki.

Bir başka ilginç bulgu ise déjà vu’nün çok fazla film izleyen ve çok fazla seyahat eden kişilerde daha çok görüldüğü şeklinde. Bu kişilerin etraflarında gördükleri ve duydukları şeylerin onlara tanıdık gelmesi, hafızalarındaki bazı kalıntılarla ilişkili olabilir. Araştırmacılardan biri olan Anne Cleary, CNN’deki programa verdiği bilgilerin bir kısmında şöyle diyor:

Hafıza denilen şey mükemmellikten uzaktır. Gündelik hayatımızda karşımıza çıkan şeyleri yeniden hatırlamakta başarısız olabiliriz. Ancak bazı şeyleri hatırlayamamak, hafızanızın hala yerinde olmadığı anlamına gelmez elbette. Sadece erişim sorunu yaşadığınızı düşünebilirsiniz. Bu tür durumlarda, yaşadığınız şeyler tanıdık gelebilir ve déjà vu olduğunu sanabilirsiniz. Oysa sadece hafızanıza erişmekte ufak bir problem yaşıyorsunuzdur.

Déjà vu konusundan bahsederken, şakak lobu epilepsisi denilen hastalığı da unutmamak gerekir. Bu hastalığa sahip kişiler, hastalık nöbeti geçirmeden önce déjà vu’ye benzer semptomlar gösteriyor.

Bir başka ilginç bulgu ise déjà vu’nün çok fazla film izleyen ve çok fazla seyahat eden kişilerde daha çok görüldüğü şeklinde.

Peki déjà vu’ye neden olan şey ne?

2016 yılında yapılan bir çalışma kapsamında İngiliz araştırmacılar, katılımcıların zihinlerine yanlış anılar yerleştirerek déjà vu’nün nasıl tetiklendiğini tespit ettiler. MRI taramalarına bakıldığında, bu kişiler déjà vu yaşadıkları sırada beyinlerinin hafızayla ilgili olan bölümlerinin değil karar vermeyle ilgili olan bölümlerinin etkilendiği ortaya çıktı. O halde déjà vu’ye neden olan şeyleri sıralarken hafızayı elemek mümkün.

İlgili yazı: Gün içinde şekerleme yapmak hafızayı güçlendiriyor

Peki bir başka suçlu kim olabilir? Stres ve anksiyete. Bununla ilgili eldeki en önemli veri, sekiz yıl boyunca kronikleşmiş déjà vu yaşayan 23 yaşındaki bir hastanın durumu. Öyle ki bir seferinde saçlarını kestirmeye giderken déjà vu yaşayan bu kişi, daha sonra yaşadığı déjà vu’nün de déjà vu’sünü yaşamış.

Uzmanlar bu hastanın durumu normale döndüğünde, bu duruma yol açan şeyin psikolojik olduğu konusunda uzlaşmış. Uzmanların bu şekilde düşünmesinin sebebi, söz konusu hastanın depresyon ve anksiyete geçmişine sahip olması. Ancak yine de anksiyete ile déjà vu arasında doğrudan bir bağın henüz tespit edilemediğini ve bunun bir başka araştırma konusu olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Kaynak:
Mother Nature Network

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale