X

“Ben” baharları severim!

Bu yazı, yazıda geçen “ben”in yerine kendi “ben”ini koyabilenlere ithaf edilmiştir.

Merhaba.

Siz aslında bakmayın böyle umutsuz göründüğüme, ben aslında baharları severim.

Soğuk, karlı ve zor bir kış geçirdim.

Doğaya, insana ve hayata karşı mücadele verdim.

Bir kısmını gereksiz verdim, akışına bıraksam daha iyi olurdu.

Biliyordum bu tatsız günler geçecekti. Hep geçer çünkü.

Baharları severim.

Çünkü koca kışı, ayaza ve fırtınaya  dimdik durarak geçiren dallarım artık biliyor ki güneş ve bereketli yağmur kucaklayacak beni.

Dimdik durdum derken, arada eğilip büküldüm, öyle gerekti.

Gelen rüzgara karşı pozisyon aldım diyelim bir nevi.

Kocaman bir yelkenli olmak bunu gerektirir değil mi?

Arada yelkeni güzelce katlayıp kaldırmak, arada yarıya indirmek, bazen ipleri gevşetmek, bazen de öyle sıkı sıkı mıh gibi durmak!

Ben bunları yaptım işte. Şikayet etmedim, tutundum.

E suya da düştüğüm oldu, sizden saklamak olmaz.

Boyumu aşan dalgalarda anne karnı pozumu aldım ki suyun içinde nasıl hayatta kaldığımı ve yeniden doğacağımı hatırlayayım.

Hemen hatırlanıyor inanın, nefesini derin, kulaçlarını sakin tutunca hayata yüzgeçlerin çıkıyor birden…

Bir balıklar bir de BEN.

Bükülen, eğilen dallarımın yanında kırılanlar da oldu hani yalan mı söyleyeyim?

O an acıdı.

Ama gördüm ki, daha dik durmak için bazı dallar fazla ağır geliyormuş, bükülenler kırılınca daha sağlam bastım yere.

Bir an çıplak kalmışım gibi geldi sonra…

Zaten hep çıplaktık, hatırladım.

Ne diyordum?

Hah, evet, BEN baharları severim.

Nasıl?

Hayır, henüz bir hasar raporu çıkarmadım.

E tabii, gün ışığında göreceğim ancak zayiat ne boyutta.

Yeni uyanıyorum güneşe, malum hala biraz serince.

Hafifçe ılınırken hava, ben de kirimi çamurumu temizlerim.

Kırılacak dallarım, pansuman yapılacak yaralarım vardır, biraz onlarla ilgilenirim.

Yok, acımıyor hiçbiri.

Hatta güneşi hisseden kalbim hafiften ritmini değiştirdi.

“Tra la la lalala” gibi atıyor diyebilirim. Çünkü tomurcuklarım patlamak üzere.

Ben çok güzel çiçek açarım biliyor musunuz?

İnanmazsınız, böyle kollarımdan pembeler beyazlar, sırtımdan sarılar yeşiller, bacaklarımdan maviler kırmızılar…

O yüzden bahar gibi giyinmişsin derler ama aramızda kalsın, ben baharı giyinmiş olurum.

Bir de etrafımı seyretmeye bayılırım baharda, güzel gözlü çimen arkadaşlar, beyazlı sarılı papatya kollu sevdiklerim…

Başlar herkes uykuda geçen kışını anlatmaya, teknemizin verniğini sürüp, verandamızın çitlerini boyarken.

Üretmek, yaratmak, çalışmak için her şey tamam olur baharda.

Hava üşütmez, ama sıcaktan eritmez.

Güneş ısıtır ama bayıltmaz.

Rüzgar kendini hatırlatır ama izin verir okşanmaya.

Uyanma vakti geldi sevgili Ben. Sen.

Daha çok işimiz var, haydi, kalk da sarılalım!

GÜNAYDIN SANA!

Ayşe Özgür Köroğlu: İki ismimi de hep gururla, içime sindirerek taşıdım. Yemek seçen, kan verince bayılan, köpeğin ısırdığı, kedinin cırım cırım tırmaladığı, bahçede sokakta oynarak büyüyen bir çocuktum. Boğaziçi Üniversitesi Mütercim Tercümanlık’ı “ben nasıl olsa orada Tiyatro Kulübüne postu sererim” diye yazıp kazandım. Dans Kulübüne serildim. Evli barklı çocuksuz; müziğe, dansa, sahneye aşık, gün doğumu ve batımına hayran, sağlıklı yaşamla kopmaz bir bağlantıda, tek mal varlığı gezip gördüklerinden ibaret, işte yani biraz hepimiz gibi bir insan evladıyım. Hikayelerim, ya da hissetiklerim bana bazen kocaman geliyor. Yazayım istedim. Belki sen de seversin.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale