X

Başarının yedi spiritüel yasası: Beşinci yasa “niyet ve arzu”

“Niyet ve Arzu Yasası: Her niyet ve arzunun özünde onu gerçekleştirebilecek bir mekanizma vardır. Niyet ve arzunun alanında sonsuz bir düzenleme gücü vardır. Verimli toprağına bir niyet ektiğimizde, bu sonsuz düzenleme gücü bizim için çalışmaya başlar.”
Deepak Chopra 

Niyet etmek. Çok sıradan bir kelimeymiş gibi “niyetlerim” deriz. Peki gerçekten bu kadar basit midir? Niyetlerimizin gücü böyle söyleyip bir kenara atılabilecek kadar önemsiz midir? Niyet olarak bir kez kalbimizden geçenler bu evrende nasıl yankılanmaktadır? Bugün bu yazımda sizlerle birlikte başarının spiritüel yasalarını incelerken bu benim için kişisel olarak “en önemli” yasa olan beşinci yasaya, niyet ve arzularımızın gücüne biraz daha yakından bakalım istiyorum…

Burada bahsetmekte olduğumuz öyle bir isteyip ertesi gün istemediğimiz, gelir geçer dilekler değildir. Burada geçen niyet, burada geçen arzu, gerçekten kalbimizi yerinden oynatan, bize heyecan veren, olmasını, hayatımızda tezahür etmesini gerçekten istediğimiz dileklerimizdir. Neden önemlidir dilemek, istemek, niyet etmek? Şimdi gelin sizlerle biraz daha derin bir yolculuğa çıkalım…

Örneğin bir nehirin kıyısına geldik. “Niyetimiz” karşıya geçmek. Diğer tarafı çok merak ediyoruz, oraya geçsek neler yaparız bir bir hayal ediyoruz. Fakat nehir geniş, bizim karşıya yüzebilecek cesaretimiz yok… Bir gün geçiyor, iki gün geçiyor, sürekli düşüncelerdeyiz, ne yapsak da karşıya geçsek? Nasıl olsa da o karşı kıyıları bir görebilsek? Sonra bir fikir geliyor aklımıza, başlıyoruz çalışmaya. Çünkü niyetimiz bizi “rahat bırakmıyor”… Çünkü niyetimiz o kadar güçlü ki geceleri bizi uyutmuyor… Çünkü kalbimiz o kadar derinden, hızlı hızlı atıyor ki, olmazsa olmazımız oluyor…

Salımızı yapmaya başlıyoruz. Evet, yağmur yağıyor, evet, zorluklar çıkıyor, evet, sıkıntılar oluyor, fakat işte bir gün geliyor, hazırlıklarımız tamamlanıyor. Ve bu arada öyle tesadüfler oluyor ki tam aradığımız odunları bulabiliyoruz. Tam aradığımız malzemeler doğanın eliyle yolumuza seriliyor. Çünkü niyetimiz her daim bizimle olmak üzere orada bekliyor. Ve bir gün karşıya geçiyoruz, o toprağa adım atıyoruz. Yollarımızın açıldığına, niyetimizi gerçeğe dönüştürmeye, orada bulunmaya şükür ediyoruz. İşte ancak arzu, gerçek arzu ve gerçek niyet bize hayatın kapılarını böyle bir alçakgönüllülükle açabilir…

Dünya üzerinde otuzuncu yaşıma gireceğim dönemde o güne kadar görmeyi istediğim canım Buenos Aires şehrine beş dakikada karar vererek aldığım uçak bileti, sonra kimseyi dinlemeden Güney Amerika’da on gün içinde gezdiğim üç ülke ve üç muhteşem şehir, tek başıma bu kadar uzağa ve yine bir an bile düşünmeden gidebilmek gücü… Bunlar hep niyet, bunlar hep arzu, bunlar hep açılan yollar…

Başarı, evet bizim elimizdedir, evren bizlere vermek üzere, getirmek üzere, paylaşmak üzere donatılmıştır. Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız bakın isterim; kalbiniz ne için atıyor, neye niyetlisiniz, neye arzu ile dolmaktasınız, ne için sabah uyanmaktasınız, ne için yatağınızdan “Evet, hemen çalışmaya başlamam lazım” diye çıkmaktasınız? Bugün siz nereye gitmektesiniz? Niyetiniz, arzunuz, yani kalbiniz sizi oraya götürmeye çoktan hazır!

İlginizi çekebilir: Başarının yedi spiritüel yasası: Dördüncü yasa “en az çaba”

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale