X

Bağlanma stilleri ve ilişkilerdeki rolü

İlişkiler, sadece iki insanın bir araya gelip bir hayatı paylaşması değildir. Geçmişin izleri, çocukluk tecrübeleri ve duygusal bağlanma biçimleri de, bu ilişkilerin temel taşlarını oluşturur. Psikolojide yer alan “bağlanma stilleri” kavramı, romantik ilişkilerdeki dinamikleri anlamak açısından bize önemli bir çerçeve sunar. Peki, bu bağlanma stilleri nelerdir ve çiftlerin ilişkilerini nasıl etkiler?

Bağlanma teorisi nedir?

Bağlanma teorisi, çocukluk döneminde birincil bakım verenlerimizle kurduğumuz ilişkilerin, yetişkinlikte romantik ilişkilerimizi nasıl etkilediğini açıklayan bir teoridir. Bu teoriyi ilk olarak John Bowlby geliştirmiştir. Bowlby, bir çocuğun anne ya da bakımvereniyle kurduğu bağın, ilerleyen yaşlarda ilişkilere nasıl bir bakış açısıyla bakacağını belirlemede kritik rol oynadığını öne sürmüştür.

Bağlanma stilleri temelde dört ana kategoriye ayrılır:

1. Güvenli bağlanma: Sağlıklı denge

Güvenli bağlanma stiline sahip kişiler, ilişkilerinde duygusal yakınlıktan korkmazlar. Partnerlerine güven duyar ve ihtiyaç duyduklarında ona ulaşabileceklerini bilirler. Bu kişiler, hem kendilerine hem de partnerlerine karşı olumlu bir bakış açısına sahiptirler. Çatışmalar, onlar için bir tehdit değil, çözülmesi gereken bir sorun olarak algılanır. Güvenli bağlanma stili, ilişkilerde en sağlıklı ve ideal bağlanma biçimi olarak kabul edilir. Bu tarz bir ilişkide, hem kişisel sınırlar korunur hem de karşılıklı güven ve destek ön plandadır.

2. Kaygılı bağlanma: Sürekli onay arayışı

Kaygılı bağlanma stiline sahip bireyler, ilişkilerde genellikle aşırı derecede endişe duyarlar. Partnerlerinin onları terk edeceği ya da yeterince sevmediği düşüncesi, bu kişilerin zihinlerinde sürekli dolanır. Bu kaygı, zaman zaman partnerden fazla ilgi ve onay talep etmeye yol açar. Kaygılı bağlanma stili, ilişkilerdeki güven duygusunu zedeler ve partnerin üzerinde baskı yaratabilir. Çiftler arasında dengesiz bir güç ilişkisi oluşabilir ve bu durum, ilişkide tükenmişlik hissi yaratabilir.

3. Kaçıngan bağlanma: Duygusal mesafe

Kaçıngan bağlanma stiline sahip kişiler, duygusal yakınlıktan rahatsızlık duyarlar. Bağımsızlık ve özgürlüğe aşırı değer verirler ve bu yüzden partnerlerine duygusal anlamda mesafe koyarlar. İlişkide fazla bağlılık ya da bağımlılık hissettiklerinde, geri çekilme eğilimindedirler. Bu bağlanma stilinde olan kişiler, partnerleriyle duygusal paylaşım konusunda zorlanır ve ilişkide yüzeysel bir bağ kurma eğilimindedirler. Kaçıngan bağlanma, ilişkilerde mesafeli ve soğuk bir hava oluşturabilir.

4. Düzensiz bağlanma: Kaosun içindeki çelişki

Düzensiz bağlanma stili, genellikle travmatik tecrübelerin bir sonucudur. Bu bireyler, hem duygusal yakınlık arayışındadır hem de yakınlık onları korkutur. Bir ilişkide hem sevgiye hem de uzaklaşmaya dair çelişkili duygular beslerler. Düzensiz bağlanma stiline sahip kişiler, partnerlerine karşı tutarsız davranışlar sergileyebilir. Bir an güvenli ve sevgi dolu görünürken, bir sonraki an korku ve öfke ile dolup taşabilirler. Bu tutarsızlık, ilişkilerde ciddi çalkantılara yol açabilir.

Bağlanma stillerini anlamak ve ilişkilerde dengeyi bulmak

Bağlanma stilinizi ve partnerinizin bağlanma stilini anlamak, ilişkideki sorunların kaynağını bulmak için önemli bir adımdır. Çoğu zaman, bağlanma stilimiz geçmiş deneyimlerimizle şekillenmiş olsa da, bu stil sabit ve kalıcı değildir. Terapi süreci ve kişisel farkındalıkla birlikte, daha güvenli bir bağlanma stiline geçiş yapmak mümkündür. Sonuç olarak, bağlanma stilleri, ilişkilerde nasıl davrandığımızı büyük ölçüde etkiler. Ancak bu farkındalık, ilişkilerde daha sağlıklı bir denge kurmanın da anahtarıdır. Unutulmamalıdır ki ilişkiler sadece sevgi ve bağlılıktan değil, aynı zamanda duygusal farkındalıktan da beslenir.

Sevgilerimle,

@klinikpsikologbetulcavlak, @payepsikolojimerkezi

İlginizi çekebilir: Online terapi: Geleneksel terapinin geleceği mi?

Betül Cavlak Akdaş: TED Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra uzmanlığını Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünden onur öğrencisi olarak almıştır. Yüksek lisans tez konusu "Yetişkin Bireylerin Ebeveynleşme Olgusunda Obsesif İnanışların ve Kaygı Düzeylerinin Rolü"dür. İş hayatına özel bir kurumda devam eden Uzman Klinik Psikolog/Yazar Betül Cavlak Akdaş, online olarak terapi yaparak da danışan görmektedir. Ruh sağlığı alanında almış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi, Objektif Testler, MMPI, Aile Danışmanlığı, Sanat Terapisi gibi eğitimlerinin yanında, psikoloji bilimine yazılarıyla da katkı sağlamayı hedefleri arasına almıştır. Daha önce farklı dergilerde de Yazar olarak bulunan Betül Cavlak Akdaş'ın, "Erteleme Davranışı", "Mimari Yapı ve Psikoloji", "Benlik Saygısı" konuları üzerine araştırma projeleri mevcuttur. Ayrıca, Türkiye Buz Pateni Federasyonu bünyesinde İl Hakemliği yapmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale