X

Aynı konulara takılı kalmak: Geçmişin öfkelerini geçmişte bırak

Hayatınızın tıpkı bozuk bir plak gibi sürekli aynı yerde takılıp kaldığını mı düşünüyorsunuz? Sakın hayatınızın bu kendini tekrar etme hali sizin sürekli aynı olumsuz konulara takılı kalıp, devamlı onlardan bahsetme alışkanlığınız yüzünden olmasın?

Tekrarlayan olumsuz öz-derin düşünce kişinin kendi düşünce ve hislerinin incelemesi olarak bilinen (Elliot & Coker, 2008), bütünlüklü bir yorumlamayı içeren ve olumsuz unsurların tekrarlayıcı döngülerle yaşandığı bir düşünce biçimi olarak tarif edilebilir (McIlwain, Taylor, & Geeves, 2009). Tekrarlayan olumsuz öz-derin düşünce, olumsuz bireysel anıların daha sıklıkla hatırlanmasına, çaresizlik hissi oluşturarak olumsuz düşünce biçiminin devam etmesine, bireyin sorunlarına etkili çözümler üretmesini azaltmasına neden olarak depresyona yatkınlık oluşturmaktadır (Lyubomirsky, Caldwell, & Nolen-Hoeksema, 1998; Lyubomirsky, Tucker, Caldwell & diğerleri, 1999). Tekrarlayan olumsuz öz-derin düşünce kendilikle ilgili olumsuzluklara yoğunlaştığı için mutluluk açısından zararlı olabilmektedir; benliği ile ilgili olumlu görüşlerine gölge düşen bireyin sonuç olarak mutluluğu ile ilgili algılamaları da kötü yöne değişmektedir (Sarıçam, 2014b).

Biri ya da birileri sizi üzdü, psikolojik olarak zarar verdi. On sene önce, beş sene önce ya da iki hafta önce. O insanın sizi nasıl üzdüğünü, size ne kadar haksızlık yaptığını her hatırladığınızda, her anlattığınızda o zamanlar hissettiğiniz tüm o kötü duyguları tekrar tekrar yaşadığınızın farkında mısınız? Dahası sizi üzen o insandan bahsettikçe, o insanın geçmişte sizde uyandırdığı olumsuz hisleri bedeninizde taşımaya devam ettiğinizin farkında mısınız?

Üzüldüğümüz bir olayla karşılaştığımızda üzüntümüzü paylaşmak ilk başlarda iyi geliyor. Zaten bu paylaşım son derece doğal bir süreç. Ancak aynı olumsuz olayı sürekli dile getirmek bize zarar veriyor ve anı yaşamamızı engelliyor. Sizi üzen, size zarar veren insanların size hissettirdiklerini düşünün. Onların yol açtığı bu negatif hisleri üzerinizde taşımak istediğinizden emin misiniz?

Bir dahaki sefere kendinizi, sizi geçmişte incitmiş bir insandan bahsederken bulursanız ondan bahsetmeyi kesin. Dikkatinizi içinde bulunduğunuz ana verin. Nefes alıp verin. Mümkünse kendinizle baş başa kalın ve içinizden kendinize artık o insan tarafından üzüldüğünüzü hatırlamayı reddettiğinizi söyleyin. Gözlerinizi kapayın. O insanın yol açtığı üzüntüyü ve o insanı bir balonun içine koyduğunuzu hayal edin. Daha sonra balonun gökyüzünde kaybolduğunu imgeleyin. Geçmişe ait öfkelerinizi gökyüzüne salın gitsin. Gözlerinizi açın. Bir insanın size verdiği acıyı tekrar tekrar düşünerek, sürekli ondan bahsederek bu sefer siz kendinize acı veriyorsunuz. Bu anda o üzüntü yok. Bu ana geri dönün ve artık yitip gitmiş geçmişin kötü anılarını üzerinizde taşımayın.

Geçmişte sizi incitmiş insanı, ya da insanları sık sık düşünerek, onlardan bahsederek ne elde etmeye çalıştığınızı da düşünün. Kendinizi sabote mi ediyorsunuz? Bu an mutlu olmanızı engellemek için mi geçmişin hayalet öfkeleriyle savaşıp duruyorsunuz? Geçmişte yaşanmış olumsuz olayları sık sık gündeme getirme isteğinizin ardında, hep öfkeli kalmak isteyen yanınız mı var? Eğer daha önceki yazılarımı da okuduysanız yazılarımda “kendini sevme” konseptini sık sık dile getirdiğimi görmüşsünüzdür. Sizce kendini gerçekten seven biri artık çoktan bitmiş gitmiş olayları bugüne taşıyıp kendini üzer mi? Kendine bu şekilde zarar verir mi? Gelin kendinize bir iyilik yapın ve geçmişin öfkelerini geçmişte bırakarak bugünün mutluluğuna yer açın.

Sorularınız için bana rsolaker@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Öz-şefkatla ilgili egzersizleri ise Instagram hesabımdan paylaşıyorum. 

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

İlginizi çekebilir: Öz-merhamet kavramı: Kendine merhamet göster ama acıma

Kaynaklar:

  • Elliot, I., & Coker, S. (2008). Independent self-construal, self-reflection, and self-rumination: A path model for predicting happiness. Australian Journal of Psychology, 60(3), 127-134.
  • Lyubomirsky, S., Caldwell, N. D., & Nolen-Hoeksema, S. (1998). Effects of ruminative and distracting responses to depressed mood on retrieval of autobiographical memories. Journal of Personality and Social Psychology, 75, 166-177.
  • Lyubomirsky, S., Tucker, K. L., Caldwell, N.D., & diğerleri. (1999). Why ruminators are poor problem solvers: Clues from the phenomenology of dysphoric rumination. Journal of Personality and SocialPsychology, 77, 1041-1060
  • McIlwain, D., Taylor, A., & Geeves, A. (2009). Fullness of Feeling: Reflection, rumination, depression and the specificity of autobiographical memories. In Christensen W, Schier E, and Sutton J. (Eds.), ASCS09: Proceedings of the 9th Conference of the Australasian Society for Cognitive Science [serial on the internet] 2012 [cited 2012-04-11], 238-244. Available from:http://www.maccs.mq.edu.au/news/conferences/2009/ASCS2009/html/mcilwain.html
  • Sarıçam, H. (2014b). Öz-derin düşünce. İçinde Akın, A., & Akın, Ü. (Eds), Çözüm odaklı kısa süreli grupla psikolojik danışma uygulamaları. Ankara, Nobel Akademi Yayınları.
Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale