X

Atina’da Bir Yılbaşı Ritüeli

Geleneksel aralık ayı yılbaşı konseptli yazılarıma bir boyut daha katarak yeni bir gezi yazısı ekliyorum.
Geçtiğimiz sene, yeni yıla giriş yaptığım Yunanistan’ın başkenti Atina’ya götürüyorum bizi yeniden. Kente dair birkaç şey yazmıştım malumunuz daha evvelinde (Bkz. “Tanrıların Başkenti: Atina! Part 1 / Part 2 ” ) Bu sefer, seyahatin bendeki diğer etkisini anlatmak isterim.
Benim şansımdandı belki de, kriz ülkesinde bile bu denli keyfe varmak. Yunan kuzenlerim diye nitelendirdiğim dostlarımla Atina’nın hem geleneksel yılbaşı sofralarına nail oldum, hem eğlenceli gecelerine karıştım, hem de şehrin ışıl ışıl evlerini hem içeriden hem de dışarıdan gözlemlemiş oldum.
Yeni yıl kutlamalarının tadını almak, “bazen de yılbaşını gereksiz bulmamak neden güzel?” sorusuna cevaplar sunmak için Atina’ya, yeni yıl kutlamalarına götürüyorum bizi ve hemen listeye başlıyorum.

“Neden Yeni Yılı Kutlamak Güzel?” Listesi

1.Öncelikle kente ışıltı katıyorsunuz.

Bir kısım belediye eliyle, bir kısım da “herkesin kendi kapısının önünü süpürmesi” felsefesiyle kent süsleniyor. Kentin belki de mimari olarak eksikliklerine, sıkıcı rutinine yeni bir heyecan, yeni bir ruh katıyorsunuz. Eğer kent zaten güzelse de, kent mobilyalarını bir nevi yeniden dekore ediyorsunuz. Evlerin camlarına tırmanmaya çalışan noel babaları, balkonlardan sarkan ışık sarmaşıklarını gördükçe, başka manzara arama telaşına girişmiyorsunuz. Dahası yüzünüzde her daim bir tebessümle dolaşıyorsunuz.

Yılbaşı geldiğinde sokaklar ışıl ışıl oluyor

2. Kentte her an bir aktivite görüyorsunuz.

Her an karşınıza tahta bacaklı dev adamlar, birlikte fotoğraf çekilebileceğiniz noel babalar, jonglörler ve dahası çıkabilir. Sürprizlere hazırlıklı oluyorsunuz.

Atina’da her an karşınıza bir sürpriz çıkabilir

3. Yılbaşı haftasında, mutfaktan tatlı kokularla güne uyanıyorsunuz. 

Bizim kalburabastıyı konyak ile pişirip onları sabah kahvaltınızdan başlayarak her an tüketebiliyor, gün boyu enerjiniz için ona minnettar kalabiliyorsunuz.

4. Hiç beklemediğiniz anda beklemediğiniz hediye paketleriyle burun buruna gelebiliyorsunuz.

Yılbaşı için rutine bağlanmış hediye çekilişleri, hediye alma-verme olayını zahmet olmaktan çıkarıyor; sevdiğinize onu sevdiğiniz için, sırf onu mutlu etmek için bir şeyler yapma isteğini duyuyorsunuz.

5. Yılbaşı için içerisine şans parası atılmış ve özenle hazırlanmış özel “Basilobida” dedikleri pastalardan pişiriyorsunuz.

Yılbaşı gecesinde parayı kendi diliminizde bulma rekabetine inceden giriyorsunuz. Eğer benim kadar şanslı iseniz, bu durumu çoktan unuttuğunuz anda çatalınızda buluyorsunuz. Yıl boyu şansınız o olacağı için cüzdana atmayı unutmuyorsunuz;)

Tadı da görüntüsü kadar muhteşem bir lezzet

6. Yılbaşı için “aile mi, arkadaşlar mı, ev mi, dışarısı mı?” seçimini yapmıyorsunuz.

Ailelerle, aile dostlarıyla geleneksel yemekler yenildikten, kutlamalar gece 12’ye kadar hep birlikte keyifle yapıldıktan sonra, hediyeleşme faslının da ardından gençler olarak serbest oluyorsunuz. Dışarıda partilere dahil olmak için ailenizle sabah evde buluşmak üzere sözleşerek ayrılıyorsunuz.

7. Keyif yaratıyorsunuz kısacası hayatınızda

Anın tadını, yalnızca o anı yaşayarak çıkarıyorsunuz. Bir yanda yeni yıl için güzel beklentiler beslerken, bir yandan da o yılı keyfiyle noktalıyorsunuz.
 
Sonuçta herkesin kendi seçimi, kendi bildiği yaptığı her şey. Sinatra’nın da dediği gibi:”I did it my way”
 
İlginizi çekebilecek diğer yazılar:
Gökçen Gökyer: Gökçen Gökyer - Gündüzleri bir Yüksek Şehir Plancısı, geceleri ise bir blogger, bir köşe yazarı. İYTE'de lisans, ODTÜ'de master, HafenCity Universitat'da Erasmus yaptı. Birçok ülke, birden fazla kıta gördü. Hayatta tat alınması gereken her şeyi itinayla araştırır, bulur, bulduğunu da duyurur; yazar.. Network kurmak ise temel hayat duruşudur. Senin de gelmen o yüzden önemlidir, beklerim: gokcengokyer.blogspot.com ;)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale