X

Aslı Kızmaz “Benden Ne Olur?”u anlatıyor: Bu sizin hikayeniz

Sosyal medyanın en eğlenceli, sıra dışı, cesur “anne”lerinden biri Aslı T. Kızmaz. Instagram’daInstagram’ 300 bine yakın insanı doğallığıyla kendine çeken Kızmaz, şimdi bir kitapla sevenleriyle buluşuyor. “Benden Ne Olur?” adlı kitabında herkesin kendinen bir şeyler bulacağını söylüyor Kızmaz ve ekliyor: “Çok fazla sorumluluğumuz var. Tek bir rolde değiliz. Birçok role aynı anda bürünmek zorundayız. Bu kitapta tam da bunu anlatmaya çalıştım. Dışarıdan çok basit görünen hayatımız, aslında doğal yaşam belgeselinden farksız.” 

Aslı T. Kızmaz’la hayatı ve yeni kitabı “Benden Ne Olur?” üzerine sohbet ettik…

Seni tanıyalım; Aslı T. Kızmaz kimdir?

35 yaşındayım, yıllarca kurumsal dünyada çalıştıktan sonra kendi şirketimi kurmak için ayrıldım. Küçük çaplı bir dijital ajans kurup markalara içerikler ürettik. Daha sonra da şahısların (daha çok oyuncu ve müzisyen) sosyal medya sayfalarını düzenleyip bir dil oluşturmaya başladık. Bu esnada kendi sayfalarım da hızlıca büyüdü. Kendim için de farklı içerikler ürettim. Ajans faaliyetlerimiz hala devam ediyor, 5. yılımıza girdik. Bütün bu çalışmalar devam ederken bir kitap yazdım, şimdilerde de kitabın senaryolaştırma süreciyle uğraşıyorum.

Instagram’da 300 bine yakın bir takipçi kitlen var. Sence insanlar seni neden takip ediyor? Ya da en çok neden takip etmeli? 

Sokakta karşılaştığım insanların ortak bir sözcüğü var benim için; “Çok doğalsın.” Sanırım bu yüzden takip ediyorlar. Hayatım muhteşemmiş gibi davranmıyorum. Çünkü kimsenin hayatı öyle değil. Her paylaşımım da bir şükür moment değil. Bir de özgürce canım ne isterse onu paylaşıp, yorumlarımı yazıyorum.

Sıra geldi “Benden Ne Olur?”a. Sertab Bal’ın hikayesini yazarken sana en çok ilham veren şeyler nelerdi?

Bir markanın lansmanına davetliydim. Çok zor hayatlardan gelen kadınların hikayelerini anlatıyorlardı, başarılarından bahsediyorlardı. Lansman sonunda eve dönerken, kendimi çok kötü ve başarısız hissettim. Çünkü o kadınlara göre ben çok normaldim. Eve geldiğimde saat akşam 8 gibiydi. Kızım uyumamıştı, önce onu uyuttum. Ertesi gün bir konkura girecektik, onun sunumunu toparladım. O iş bitince mutfağa geçip ertesi günün yemeklerini yaptım. Saate baktım 12’ydi. Kendi kendime dedim ki: “Evet, o kadınlar gibi yüce şeyler yapmıyorum belki ama ben de çok uğraşıyorum, çok çabalıyorum.” Benim hayatım da bir markanın sosyal sorumluluk projesinde “İşte kadının gücü” diye hikayeleştirilebilir. Kısaca günümüz dünyasında hiçbir kadının hayatı o kadar da normal değil. Çok uğraşıyor, çok çabalıyoruz! Hepimiz kendi hikayemizin kahramanıyız.

Instagram hesabında sık sık kadının gücünün altını çizen paylaşımlar yapıyor; kadın odaklı projelerde sıkça yer alıyorsun. “Benden Ne Olur?“u yazarken de bu konulardan mı beslendin?

Aynen, biraz önce de bahsettiğim gibi çok fazla sorumluluğumuz var. Tek bir rolde değiliz. Birçok role aynı anda bürünmek zorundayız. Bu kitapta tam da bunu anlatmaya çalıştım. Dışarıdan çok basit olarak görünen hayatımız, aslında doğal yaşam belgeselinden farksız. 

“Normal kadınların da hayatı kitap olacak kadar eğlenceli ve ilgi çekici olabilir” cümlesinin kanıtı olan Sertab Bal; her kadının ve hatta belki herkesin, hayatını okurken kendinden bir şeyler bulabileceği bir karakter. Peki Sertab ile Aslı arasında ne gibi benzerlikler var?

Kitapla ilgili tüm yorumlar aynı; Sertab benim! Benim için de tam da öyle. Sertab benim! 

Sence okuyucular, Sertab’ın hikayesini neden okumalı?

Bir defa eğlenceli, dertleri unutturup biraz güldüren bir kitap. Aralarda da aslında çok iyi sübliminal mesajlar veriyor.

Sertab’ın hikayesi sürprizlerle dolu ve karşılaştığı sürprizler onun hayata bakışını da değiştiriyor. Senin hayata bakışın da bu şekilde mi?

Evet, artık tek doğru yok aslında hayatımda. Bir gün inandığım ya da istediğim şeyi ertesi gün umursamayabiliyorum. Hayatı geldiği gibi kabul edip yol haritamı öyle çiziyorum.

Benden Ne Olur?” henüz ön satış aşamasındayken 2. baskısını yaptı. Bu kadar büyük bir ilgi bekliyor muydun? Nasıl geri dönüşler alıyorsun?

Gerçekten hiç beklemiyordum. O kadar iyi yorumlar alıyorum ki, özellikle imza günlerinde o kuyrukları görmek muhteşem bir his! Türkiye’deki kitap okuma oranını düşünürsek insanlara bir şey okutabilmek, ondan zevk almalarını sağlamak beni çok mutlu ediyor.

Kitabın filmi de çıkacak. Sence hangisini yazmak daha eğlenceli; kitap mı senaryo mu?
Kesinlikle kitap. Senaryo yazmak dünyanın en zor işi olabilir! Umarım altından kalkabilirim. 

Kısa sorular:

Sana en çok ilham veren kitap: Hakan Günday – Az
En sevdiğin şehir: Taormina
Stiliyle seni en çok etkileyen kadın: Serenay Sarıkaya
Tarzını en çok beğendiğin erkek: Burada eşime torpil geçeceğim; İlker Kızmaz
Hangi dönemde yaşamak isterdin: 1900’lü yıllarda.

Aslı T. Kızmaz’ı Instagram’danInstagram’ takip edebilirsiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale