X

Annenizle görüşmeme kararı aldıysanız bilmeniz gereken 5 şey

Kültürel mitoloji, tüm kadınların içgüdüsel olarak annelik hisleri taşıdığını ve tüm annelerin de sevgi dolu olduğunu kabul eder. Ayrıca bir kız çocuğu, annesiyle tüm diyaloğunu kesiyorsa ve annesini hayatından çıkarıyorsa bencil, çocukça ve kıymet bilmez olarak görülür.

Toplumlar, annesiyle görüşmeyi kesen çocukları eleştirmeye meyillidir. Aslında bu durumu birçoğumuz yakından tanıyoruz. Annenizle aranız bozulduğunda, sizi seven ve değer veren insanlardan “O senin annen, hem ne kadar kötü olabilir ki? Neticede birlikte yaşamıyorsunuz” gibi cümleler duyabilirsiniz.

Oysa tam tersi düşünüldüğünde, yani bir annenin kızıyla ilişkisini kesmesi durumuna karşı birçoğumuz daha ılımlı olabiliyoruz çünkü kültürel olarak annenin elinden gelenin en iyisini yaptığına inanmaya meyilliyiz. Birçoğumuz “Ne yaparsanız yapın, bazı çocuklar hayırsız oluyor” cümlesi herhalde birçoğumuzun duyduğu bir cümledir. Fakat aynı anlayış, annesini hayatından çıkaran bir çocuğa tanınmıyor. Peki neden böyle? Bu sorunun yanıtı, özellikle sevginin zor bulunduğu bu dünyada annenin çocuğuna duyduğu sevginin hiçbir zaman değişmeyeceği inancından kaynaklanıyor olabilir.

Anneler bazen çocuklarını hayatlarından çıkarabiliyor, onlarla görüşmeyi kesebiliyor, evlatlıktan reddedebiliyor. Oysa bir çocuğun; genç, duygusal bir çıkmazda, ruhsal olarak sağlıksız veya bağımlı olmadıkça annesini hayatından çıkarması pek de sık rastlanan bir durum değil. Böylesine büyük bir kararı vermek, yıllar sürebiliyor.

Annesiyle görüşmeyi kesen biriyle karşılaştığınızda, o kişiyi yargılamadan önce anlamaya çalışmalısınız. Neden mi? İşte nedenleri:

1. Derdinize çare olabilir

Bir çocuğun annesiyle görüşmeyi kesmesi, belli bir soruna yönelik çözümden ibaret olabilir. Böylelikle annesinin değişeceğine inanarak aslında reddettiği gerçeği kabullenebilir. Hatta, çocuğunun kendisiyle görüşmeyi kesmesi, annenin belki de yıllardır bir türlü mümkün olmayan iyileşme, kendini değiştirme yolculuğuna girmesini sağlayabilir.

2. Tahmin etmesi zordur

Anneyle görüşmeme kararının büyüklüğünü tahmin etmek, sanılandan çok daha zor olabilir. Öyle ki, bu kararı alan kişi sadece annesinden değil, böyle durumlarda taraflarını seçen diğer yakınlarından da kopabilir. Çocuğunun kendisiyle görüşmeme kararı aldığını öğrenen bir annenin, çocuğu hakkında olumsuz bir kampanya başlatması pek de nadir görülen bir şey değil. Diğer çocuklarını, akrabalarını ve diğer yakınlarını bu uğurda etkileyebilir.

İlgili yazı: Anne ile kurulan bağın yaşam ve ilişkiler üzerindeki etkisi

3. Karmaşık hislerle boğuşabilirsiniz

Bir çocuğun annesinin ilgisi, sevgisi ve desteğine olan ihtiyacı, adeta fiziksel bir ihtiyaçtır ve bunun herhangi bir sona erme tarihi yoktur. Bir kişi ne kadar yaşlı olursa olsun, annesinin ilgisine, onayına ve sevgisine her zaman ihtiyaç duyar. Annesiyle görüşmeme kararı alan birçok kişi, bu ihtiyacı yüzünden zaman zaman kendisini suçlu hissedebilir, özellikle de diğer aile üyeleriyle görüştüklerine, anneleriyle olan ilişkilerini “düzeltmek” için yeterinde çaba harcamadıkları hissine kapılabilir. Bu karmaşık duyguların aile toplantıları, tatiller, bayramlar, kutlamalar, düğünler gibi özel zamanlarda daha da yoğunlaştığını söylemeye gerek bile yok.

4. Kendinize karşı merhametli olmalısınız

Annesiyle görüşmeme kararı alan birçok kişi, bu kararları konusunda kimseden destek görmediklerini, eşlerinin bile bu meselenin dışında kaldığını söylüyor. Bu doğru bir tespit çünkü terapistler bile anneyle görüşmeme kararını desteklemiyor çünkü bir ilişkiyi düzeltebilmek için öncelikle o ilişkinin içinde olunması gerektiğini savunuyor.

Kendinize karşı merhametli olun. Annenizle görüşmeme kararını neden aldığınızı tekrar düşünün ve kendi ruh halinizi dengeleyebilmek için bu karara vardığınızı hatırlayın. Zorlandığınız dönemlerde günlük tutmak yardımcı olabilir.

5. Yas tutun

Birçok insan, annesiyle görüşmeme kararı alan yakınlarının bir anda kendilerini muhteşem hissetmelerini veya sürekli anneleriyle ilgili sorular sormalarını anlamakta zorlanıyor.Madem görüşmeyeceksin, neden soruyorsun” gibi cümleler hepimize tanıdık gelebilir. Bunun tek sebebi, hem annesiyle görüşmeme kararı alan kişilerin hem de yakınlarının bu kararın büyüklüğünü hafife almasından kaynaklanıyor. Bunun ne kadar karmaşık bir süreç olduğunu aklınızdan çıkarmayın ve kendinize karşı merhametli olun. Eğer annenizle görüşmeme kararı aldıysanız, onunla olan ilişkinizin düzeleceğine dair umutlarınız ölmüş demektir. Bunun yasını tutun.

Kaynak: PsychCentral

İlgili yazı: Anne çocuk ilişkisini konu alan 5 unutulmaz film

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale