X

Anneler ergenlik çağındaki kızlarına nasıl davranmalı?

Anneler ve kızları arasındaki ilişki gerçek anlamda eşsiz bir ilişkidir. Ergenlik yıllarında bu ilişki kırılmalara uğrayabilir. Kızı ergenlik çağında olan herhangi bir anneye sorun; size kızının ruhsal çalkantılarından, asabiliğinden ve annesinin iyi niyetli davranışlarına verdiği beklenmedik tepkilerden bahsedecektir. Bu dönem, gençlerin aynı anda hem annesini memnun etmeye çalıştığı hem de ondan bağımsızlık kazanmaya çalıştığı alengirli bir dönemdir ve her iki tarafı da epey zorlar. Esasen bu dönemdeki çatışmalar, sağlıklı bir büyüme sürecinin parçasıdır. İşte, bu dönemi daha sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi için annelerin dikkat etmesi gereken önemli noktalar…

Kızınızın sizin desteğinize ihtiyacı var

Kızınızın ihtiyacı olduğu zaman yanında olmaya çalışın. Yargılamadan sorunlarını dinleyin. Onun önem verdiği şeylere önem verin, hayallerinin peşinden giderken yanında olun. Şu an için hedeflerinde çok istikrarlı olmayabilir ama her halükarda size ihtiyacı var. Yanlış bir şey yaptığı zaman bağırmadan önce sorunun çözümüne odaklanın.

Öte yandan kızınızın “yanında olmak”, yüz yüze geçirilen zamanın fazla olması demek değil. Pek çok anne iş, hastalık, boşanma gibi sebepler yüzünden fiziksel olarak çocuklarından uzak oldukları için, çocuklarının anne sevgisini hissetmediğini düşünür. Bu doğru değildir; duygusal olarak çocuğunuzun yanında olmaya devam ettiğiniz müddetçe (sizinle konuşabiliyor, yardımınızı isteyebiliyor, yanınızda yaşının gerektirdiği gibi davranabiliyor, hata yapabiliyorsa) onunla geçirdiğiniz bu dolu dolu zamanlar, onun yanında olduğunuzu bilmesini sağlayacaktır.

Önce anne, sonra dost olun

Genç kızlar anneleriyle ne kadar yakın olursalar olsunlar arada bir sınırın olmasını isterler. Anneleri -tıpkı bir arkadaş gibi- koşulsuz şartsız sevsin, konuşmak istedikleri her konuyu konuşsun isteseler de her şeyden önce annelik yapmalarını beklerler. Bu sayede kendilerini güvende hissederler. Günün sonunda bir ebeveyn, ebeveyn olarak kalmalıdır. Ebeveynin rolü bir arkadaş olmak değil; ilgili, anlayışlı ve cezalandırmayan bir ebeveyn olmaktır.

Pek çok ebeveyn ergenlik dönemlerinde kendi ebeveynleriyle duygusal bir bağ kurmakta zorluk çektiği için terazinin ibresini tam tersi yöne çevirmeye çalışır. Ama hatırlanması gereken bir şey var: Kendi anne-babalarımız mesafeli ve soğuk davrandıysa, yapmamız gereken şey onların hatalarını çocuklarımızla uygun olmayan bir bağ kurmak değildir. Çocuğunuzla birlikte gülmek, dans etmek, hayatın güzelliklerinin tadını çıkarmak, çocuğunuzla aranızda güvenli bir bağ oluşturmak açısından gerekli şeylerdir; lakin başka çocukların, öğretmenlerin vs. dedikodusunu yapmak, çocuğunuzla birlikte partilere gitmek, kısacası kendinizi çocuğunuzla özdeşleştirmek doğru değildir. Çocuğunuzun, sizi bir yetişkin olarak görmeye, sizi rol model almaya ihtiyacı vardır.

Öte yandan erişilmez bir otorite figürü olmak da doğru değildir. Kızınız sizi kusursuzluğun bir simgesi olarak değil insan olarak gördüğü zaman sizinle konuşurken daha rahat hissedecektir.

Bağımsızlığını elde etmesine izin verin

Kızınıza bir genç kızmış gibi davranın, çocukmuş ya da yetişkinmiş gibi değil. Kızınız artık küçük bir çocuk değil; dolayısıyla beklentilerinizi buna göre ayarlamanız önemlidir. Öte yandan tam olarak yetişkin de değildir ve yaptıklarından bir yetişkin gibi sorumlu tutulamaz. Ergenlik çağındaki bir bireyin beyni gelişim sürecinin önemli bir noktasındadır; karar vermede, akıl yürütmede ve dürtülerine hakim olmada yeterince gelişkin değildir. Dolayısıyla bir yetişkin gibi davranmasını beklemek yerine mantıksız tavırlar sergilemesine hazırlıklı olmakta fayda var.

Özel hayatına saygı duyun

Size her şeyi anlatmasını beklemeyin. Bir insan olarak size anlatmak istemeyeceği şeylerin olmasını doğal karşılayın. Size anlattığı şeyleri başkasına anlatmayın; kızınızın size olan güveni zedelenir.

Özgürlük konusunda esnek davranın

Kızınız çaba gösteriyor ve sorumluluk sahibi davranıyorsa daha fazla özgür bırakın. Hatalar yapıyorsa daha sıkı davranın. Serbest olup olmamanın onun elinde olduğunu gösterin. “Hayır” demek istediğiniz bir şey için sizden izin istiyorsa bunu belirtin: “Benim içime sinmiyor ama arkadaşlarınla birlikte konsere gidebilecek kadar sorumluluk sahibi olduğunu göstermeni istiyorum” deyin. Eğer sorumsuz davranışlar gösteriyorsa, “Geçen sefer izin verdim ama sen buna hazır değilmişsin, bu yüzden gidemezsin” deyin.

Öz güvenli olmasına yardımcı olun

American Association of University Women’a göre orta okul ve lise çağı arasındaki dönemde kızların öz güveni erkeklerin öz güvenine oranla 3,5 kat daha fazla düşüyor. Kızınızın bireyselliğini güçlendirdiğiniz takdirde, ergenliğe girdiği zaman ona sağlam bir duygusal temel sağlamış olursunuz. Ergenlik çağı kızların kendi kimliklerini ebeveynlerinkinden farklı olarak anlamaya başladıkları çağdır ve bunu farklı şekillerde deneyimlerler. Eğer güçlü bir kendilik duygusuna sahip olurlarsa ergenlik çağını daha rahat geçirirler.

Kusurlu olmasına müsaade edin. “Cici kız” olmak övülen bir şey olduğu için kız çocukları mükemmeliyetçi olmaya daha meyillidir; hata yapmanın, kusurlu olmanın “yeterince cici olamamak” olduğunu düşünürler. Hataların yaşamın normal bir parçası olduğunu söyleyin, ufak tefek şeyler bile olsa kendi yaptığınız hatalardan da bahsedin. Dış görünüşünden ziyade kişiliğini övün.

Duygularını ifade etmenin normal bir şey olduğunu söyleyin. Kız çocukları genel olarak öncelikle başkalarının duygularını önemsemeyi öğrenmeye daha yatkındır. Bu yüzden her zaman mutlu ve neşeli görünmeleri gerektiğini düşünürler ve kıskançlık, öfke ya da güvensizlik gibi “kötü” olarak adlandırılan duyguları bastırırlar. Onlara kızgın ya da üzgün oldukları zaman, onlar için önemli bir durumun söz konusu olduğunu ve bunu ifade etmeleri gerektiğini anlatın.

Strong Fathers, Strong Daughters’ın (Güçlü Babalar, Güçlü Kızlar) yazarı Meg Meeker’a göre çocuklarınız şu üç sorunun cevabını bilmek ister: “Benim hakkımda ne düşünüyorsun?”, “Beni anlıyor musun?” ve “Benden beklentilerin neler?” Bunları kızınıza doğru bir şekilde ifade edebildiğiniz zaman yetişkinlik sürecine daha sağlıklı bir şekilde girecektir.

 

Kaynaklar
parents.com
Psychology Today
Huffington Post
U.S. News & World Report
wikiHow

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale