X

Ankara gerçekten gri midir?

Bu yazının başlığı “Ankara’da hafta sonu gezilecek yerler” olabilirdi. Ancak, bu kez bu sorunun cevabını aramak için çıktım yola. Yol üstü durağı yapılan, iş seyahatleri için gidilen, akraba ziyaretlerinde akla gelen başkent Ankara… Gerçekten gri miydi?

Gezilecek yerler listesi elbette uzatılabilir, köpürtülebilir. Ama bu yazıda, yeşiliyle mavisiyle Ankara’yı göreceğiz.

Cumartesi sabahına Eymir Bağ Evi’nde başladık. İki yanı ağaçlı tahta bir yoldan giriyorsunuz. Bahçenin tam ortasında kahverengi cumbalı bir konak var. Biraz daha ilerlediğinizde, gölün yanına sıralanmış küçük, mütevazi masa ve sandalyeler sizi karşılıyor. Minik, mavi bir sandal kıyıya yanaşmış, gölde beyaz ve siyah kuğular süzülüyordu. Hafızanıza yerleşen Ankara’dan çok uzakta bir yerde ruhunuzun hissettikleri.

Çok sıcak bir günde ordaydık. Bu nedenle günün neredeyse tamamını burada geçirdik. Akşamüstüne doğru, Ankara’nın simgelerinden biri olan Kuğulu Park’a geçtik. Şehrin tam ortasında, biraz dinlenmek, su sesi duymak ve bir çay molası vermek için gayet ideal.

Hava karardığında, rotamızı Rıfkı‘ya çevirdik. Ankara’da harika bir fiyat–performans restoranı. Açık havada, naif bir canlı müzik eşliğinde, lezzetli ve dolu dolu porsiyonlu yemekleriyle özellikle kutlama yemekleri için oldukça keyifli bir tercih.

2. güne Ankara Kalesi ile başladık. Türkiye’de en sevdiğim kalelerden biri. Etrafı çok iyi düzenlenmiş, restorasyonu güçlü ve sarmaşıklarla dolu. Kalenin en tepesine çıktıktan sonra aşağı indiğinizde hep sola dönerek başlangıç noktasına geri dönülür. Ancak sağa döndüğünüzde kale mahallesinin tamamını gezip, ara sokaklarında ki kahverengi çatılı, beyaz boyalı, ahşap kapılı evlerini yakından görüp, fotoğraflayabilirsiniz.

Bir yeri gerçekten keşfetmek, en az adımlanan yerlerinden geçmeyi gerektirmez mi zaten?

Kaleden aşağıya indiğinizde yolun karşısında sizi Hamamönü karşılıyor. Ankara’da içinde bulunmaktan en çok keyif aldığım yerlerden biri. Taş sokaklar, restore edilmiş konaklar, küçük dükkânlar ve sokak müzisyenleriyle hem geleneksel hem canlı bir ruhu var.

İki gün sonunda anladım ki, Ankara gri değil. Hikaye taşıyan, tat bırakan, hissedilen onlarca köşesi var. Renklerini iddiasız taşıyan bir şehir keşfedilmeyi bekliyor.

İlginizi çekebilir: Kars: Doğu’nun gizli road trip rotası

Aslı Demir Çetin: Merhaba, ben Aslı Demir Çetin. 1992 yılının en güneşli günlerinden birinde, İstanbul’da doğdum. Lisans ve yüksek lisans eğitimimi, çok sevdiğim İstanbul Üniversitesi’nde tamamladım. 18 yaşımdan beri sürdürdüğüm özel sektör yolculuğumu, 15 yılın sonunda noktalayarak kendi yolumu çizme kararı aldım. Ne zaman başladığını bile hatırlayamadığım, yeni yerler görme tutkusunun peşinden gitmek için attığım adımlardan biriyle şimdi buradayım. Hayatta sahip olduğum en güzel unvanlardan biri olan annelikle; pilates tutkum, fotoğraf makinem ve yeni yeni barıştığım mutfağımla hayatıma devam ediyorum. Yazılarımda yalnızca gördüklerimi değil, hissettiklerimi de paylaşmak; bir yolculuğun sadece kilometrelerle ölçülmediğini, bazen yanı başımızdaki bir durakta da başlayabileceğini anlatmak en temel gayem olacak.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale