X

Alkol tüketimi kanser riskini artırıyor mu?

Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği, kanser teşhisinin konulmasının ardından ölüm oranlarında düzenli bir azalmanın ve yaşam kalitesinde artışın ortaya çıktığını gösteren raporlar yayınladı. Bu raporlara göre ABD’de genel kansere bağlı ölümlerin oranı 1991 yılından 2021’e kadar %33 oranında azalmış.

Fakat kanser kaynaklı ölümlerdeki azalmaya karşın, 50 yaşının altındaki yetişkinlerde meme kanseri ve kolorektal kanser geliştirme oranlarının bir kaç on yıldır arttığı belirtiliyor ve bu artışın sebeplerinden birisinin alkol tüketimi olduğu belirtiliyor.

İnsanların neredeyse yarısı alkol tüketiminin kanser gelişimine sebep olduğunu bilmiyor gibi görünüyor. Fakat alkolün altı farklı kanser türü ile bağlantısının mevcut olduğu belirtiliyor: mide, yemek borusu, karaciğer, baş ve boyun, kolorektal ve meme kanseri bunlar arasında. Araştırmalara göre tüm kanserlerin %5.4’ü alkol tüketimi ile bağlantılı. Ayrıca alkol tüketimini azaltmanın alkol kaynaklı kanserlerin gelişim riskini %8 oranında azaltabiliyor.

Dolayısıyla doktorların hastalarını alkol tüketimini bırakma konusunda desteklemeleri gerektiği belirtiliyor.

Amerikan Tıp Derneği’nin dergisinde yayınlanan geniş kapsamlı bir kanser raporunda ise az ve ortalama alkol tüketiminin bile kanserden ölme riskini arada bir içme veya hiç içmemeye göre arttırdığı belirtiliyor.

Çalışmada İngiltere’de yaşayan 130.000’den fazla yaşlı yetişkin analiz edilmiş. Düzenli ama ölçülü ve az içenlerin kalp damar hastalıkları bakımından arada bir içenlere göre herhangi bir avantaj elde etmedikleri görülmüş. Dolayısıyla düzenli ama az alkol tüketiminin kalp hastalıklarına karşı koruduğuna dair efsanenin pek doğru olmadığı onaylanmış. Ancak şarap tercih etmenin ve sadece yemeklerin yanında tüketmenin alkol tüketimi ile bağlantılı ölümlerin riskini azalttığı görülmüş.

ABD’deki beslenme bültenlerinde sağlığı iyileştirmek için daha az alkol tüketilmesi öneriliyor. Kadınlar için günde bir içecek, erkekler içinse en fazla iki içecek öneriliyor. Bu bir içecek ise %5 alkollü bir bira veya bir kadeh şarap olarak tanımlanıyor.

Geçmişte bazı doktorlar kalp damar hastalıklarından korunmak için az ve ölçülü ama düzenli bir alkol tüketimini önermiş olsalar da, yeni çalışmalara göre bunun kalp hastalıklarına karşı koruyucu bir etkisi yok. Hatta az miktarda alkolün düzenli tüketimi bile kanser riskinde artışa sebep olabiliyor.

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir: Kanser hastalığında psikolojik sağlamlığın önemi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale