X

Alerji çözümleri geliştiren startuplar

Mevsimsel polenler, gıda intoleransları ve histamin hassasiyeti gibi durumlar, pek çok startupın merkezinde yer alıyor. Bu startuplar, alerji tanısını ve tedavisini teknolojik bir bakış açısıyla yeniden şekillendiriyorlar. Bu yazımızda, alerji çözümleriyle öne çıkan beş startupı derinlemesine analiz ediyoruz.

IgGenix

Kaynak: iggenix.com

2019’da kurulmuş olan IgGenix, klinik aşamada bulunan bir antikor keşif ve geliştirme girişimi olarak karşımıza çıkıyor. Bu startup, alerjileri ve diğer immünolojik rahatsızlıkları çözüme kavuşturmayı amaçlıyor.

Alerjilerle mücadele eden çoğu birey, günümüzde alerjik reaksiyon gösterdiği unsurlardan uzak duruyor veya reaksiyon sonrası ilaç alıyor. IgGenix ise bu geçici çözümlerden ziyade bağışıklık sisteminin tepkisini kökten değiştiren tedaviler geliştirmeyi hedefliyor. Bu girişim, monoklonal antikor temelli terapi üzerine çalışıyor. Bu yeni alternatif, bağışıklık sisteminin alerjenlere verdiği aşırı tepkileri engellemeye yoğunlaşıyor. Girişimin ilk tedavi adayı olan IGNX001, enjekte edilebilir bir yöntem olup fıstık alerjisine odaklanıyor. Şu anda klinik test aşamasında olan bu tedavi başarılı olursa gelecekte süt, yumurta ve polen gibi diğer yaygın alerjiler için de umut doğabilir.

Seri B finansmanda olan IgGenix, son yatırım turunda 40 milyon dolarlık bir yatırım alarak toplam fon miktarını 75 milyon dolara yükseltti. Startup, gıda alerjilerinin ve çevresel alerjilerin tedavisi için operasyonlarına devam ediyor.

LIFY AIR

2018 kuruluşlu LIFY AIR, polen alerjisini önlemek için küresel bir çözüm sunuyor. Bu Fransa merkezli teknoloji startupı, aynı zamanda çeşitli sektörlere polen verileri de sağlıyor.

LIFY AIR, havadaki polen yoğunluğunu gerçek zamanlı olarak tespit eden mini sensörler geliştiriyor. Bu girişim, geliştirdiği sensörleri şehirler, belediyeler ve özel kullanıcılar için uygun alanlara yerleştiriyor. Sensörlerden gelen polen verileri, yapay zeka ve çeşitli özel algoritmalar aracılığıyla analizlere, uyarılara ve erken tahminlere dönüşüyor. Bu çıktılar, polen risk seviyelerinin anlaşılmasına ve bu seviyelere göre aksiyon alınmasına yardımcı oluyor.

Son yatırım turunda 1.6 milyon dolarlık bir yatırım alan LIFY AIR, toplam fon miktarını 2.14 milyon dolara ulaştırdı. Startup, alerjiye eğilimli insan sayısının artacağı öngörüsüyle hem bireysel sağlığa hem de nüfus sağlığına odaklanıyor.

Wyndly

Kaynak: wyndly.com

2021’de kurulmuş olan Wyndly, alerji tedavisini daha ulaşılabilir ve evden yürütülebilir hale getiriyor. Bu startup, alerjilerin kök nedenlerini çözmeyi hedefliyor.

Wyndly, kullanıcı dostu bir iş modelini benimsiyor. Girişim, ilk olarak kullanıcıya evde yapılabilen bir alerji testi iletiyor veya kullanıcının mevcut test sonuçları üzerinden süreci başlatıyor. Startupın testi, yaklaşık 3 dakika içinde 40 tane yaygın iç ve dış mekan alerjenini tespit edebiliyor. İkinci aşamada şirket bünyesindeki sağlık profesyonelleri kullanıcının hangi alerjenlere karşı duyarlı olduğunu analiz ediyor. Bu analiz doğrultusunda, kişiselleştirilmiş bir tedavi planı ortaya çıkıyor. Kullanıcı, tedavi kapsamında evde rahatlıkla alabileceği sublingual immünoterapi yani alerji damlasına ulaşıyor. Bu damla, klasik alerji iğnelerine kıyasla daha kolay bir kullanım sunuyor. Kullanıcı, tedavi sürecinde girişimin online platformu aracılığıyla doktorlarla iletişime geçebiliyor. Bu sayede, sürekli bir takip ve destek sağlanıyor.

Toplam fon miktarı 2.12 milyon dolar olan Wyndly, telesağlık modelini benimseyerek kullanıcılara zaman ve mekan esnekliği sunuyor.

Alerje

2016 kuruluşlu Alerje, gıda alerjilerine sahip kişilerin yaşamlarını kolaylaştıracak çözümler geliştiriyor.

Alerje, Omniject isimli bir teknoloji üzerine çalışıyor. Bu teknoloji, akıllı telefon kılıfına takılıyor ve acil durumlarda erişilebilir oluyor. Bu cihaz, alerjik reaksiyon esnasında kullanılabilecek epinefrin taşıyor. Girişimin teknolojisi, cep telefonunun götürüldüğü her yerde kullanıcının yanında oluyor. Bu cihaz, şu anda geliştirilme aşamasında yer alıyor.

Toplam fon miktarı 2.07 milyon dolar olan Alerje, acil durum yönetimi ve ölüm riski taşıyan reaksiyonların önlenmesi gibi hedeflerle ön plana çıkıyor.

Kitt Medical

Kaynak: kittmedical.com

2020’de kurulmuş olan Kitt Medical, okullar, iş yerleri ve eğlence merkezleri gibi ortamlara özel bir alerji çözümü sunuyor.

Kitt Medical, duvara monte edilebilen şiddetli alerjik reaksiyon acil müdahale kiti geliştiriyor. Bu kit, alerjik kriz anında kullanılabilecek bir adrenalin oto-enjeksiyon kalemi içeriyor. Son kullanma tarihine veya kullanım durumuna göre bu cihazın stoğu otomatik olarak yenileniyor. Girişim, aynı zamanda müşterilerine alerjiler üzerine kurulu online eğitimler de veriyor. Ayrıca, girişimin olay raporlama, ilaç yönetimi ve daha fazlası için çevrim içi bir portal da sunduğunu belirtmek istiyoruz.

Toplam fon miktarı 698 bin dolar olan Kitt Medical, günümüzde İngiltere’de binden fazla okul ve işletme tarafından tercih ediliyor.

Kaynak: TechRound, StartUs Insights, PitchBook, Tracxn

İlginizi çekebilir: Çölyak hastalığı ve glüten duyarlılığı için çözümler geliştiren startuplar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale