X

Ailede pozitif ruhu yakalama üzerine: Aile sisteminiz işlevsel mi?

İşlevlerini daha iyi yerine getirebilen aileler sağlıklı, yani işlevsel aile olarak da adlandırılırlar. İşlevsel ailelerde, bireylerin birbirlerini cesaretlendirmesi, desteklemesi, aile üyeleri arasında etkin iletişim, güvenli bağlanma, birlikte zaman geçirmeye istekli olma, rollerin açık olması ve bireysel fikirlere, kişisel farklılıklara saygı duyma gibi özellikler bulunmaktadır.

Böyle ailelerde sistem içindeki her birey psikolojik olarak da sağlıklıdır; çok az çatışma yaşar, yaşamlarındaki değişim ve gelişimlere kolay bir şekilde uyum sağlayabilir. İşlevsel ailelerde bireyler birbirlerinin rol ve beklentilerine uygun davranırlar. Aile üyeleri kendisine ve diğer aile üyelerine karşı saygılıdır. Roller esnektir, geçici olarak bir üyenin rolünü diğer üyeler üstlenebilir. Ailelerin işlevlerini gerçekleştirememesi sonucunda ise karşımıza aile içi sorunlar ve sağlıksız (işlevsiz) aile yapıları çıkabilmektedir.

İşlevsiz ailelerin en önemli özelliği, üyeleri arasında ilişkilerin kopuk, katı kurallara bağlı ve iletişimlerin bozuk olmasıdır. Bu tip ailelerde bireyler birbirlerine gerçek bir yakınlık duymazlar, birbirlerine karşı olumsuz duygu ve davranış içindedirler, ortaya çıkan sorunların çözümünde ise iş birliği içinde olmazlar. Böyle dinamikleri olan aileler söz konusu olduğunda, aile danışmanlıkları ile mümkün olabilecek aile ilişki regülasyonu olumlu sonuçlar vermekle birlikte pozitif ruh sağlanarak işlevsel aileler yaratmaktadır.

Aile içinde pozitif ruh nasıl oluşturulur?

Aile sisteminde ortaya çıkarılmak istenen pozitif ruh aile danışmanlıklarının, aile üyelerinin birbirleriyle karşılıklı etkileşim biçimlerini keşfetme ve böylece aile içindeki ilişki sistemini anlama ile ailenin problem çözme yeteneğini geliştirmeyi hedefledikleri süreçtir. Aile bireyleri zaman zaman aile içindeki rol ve sorumluluklarına uymakta zorlanabilirler. Bu uyum problemleri beraberinde yaşanan etkileşim ve iletişim sorunları da ortaya çıktığında problemler ciddi çatışmalara dönüşebilmektedirler.

Aile danışmanları, aile bireylerinin farkındalık kazanarak bilinçlenmesi, ebeveyn kapasitesini arttırma, aile içi iletişim sorunlarının çözümü, işlevsel aile yaşamına kavuşma gibi alanlarda ailelere rehber olmaktadır. Aile terapileri ve aile ilişki regülasyonunda pozitif ruhu yakalayabilmek için yaşantısal, yapısal, stratejik yaklaşımlar faydalı olmaktadır. Tüm bu yaklaşımlarla ana hedef aile yaşam kalitesini artırmaktır. Aile üyelerinin kendileri hakkındaki farkındalıklarını artırmak, geçmiş yaşantılara takılıp kalınmaması sayesinde ilişki doyumunu yakalamak ve yükseltmek, eşler arası problemleri “şimdi ve burada” anlayışıyla çözümlemek, insan potansiyeline önem vermek, gelişim ve önleyici odaklı olmak, ailenin geçmişini önemseyerek kuşaklar arası aktarıma dikkat çekmek ve kişilerarası ilişki biçimlerinin belirleyicisi olarak kuşaklar arası geçişleri değerlendirmek, aile sistemini yeniden çerçevelemek ve aile haritasını ortaya çıkarmak, aile sistemini güçlü kılacak yaklaşımlar baz alınarak yapılan çalışmaların sonuçları olabilmektedir.

İlginizi çekebilir: Anımsama terapisi: Anımsıyorum geçmişimi, bugün huzurlu ve mutluyum

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

İdil Arasan Doğan: İstanbul doğumlu olan Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans programı ile başladığı akademik yaşamını Psikoloji Doktora Programı ile sürdürmektedir. Yüksek Lisans Bitirme Tezini, Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ danışmanlığında "Alzheimer Hastaları Bakım Veren İyi Oluş Psikoeğitim Programının Bakım Verenlerin Tükenmişlik Sendromu Üzerine Etkisi" konusunda vermiştir. Üsküdar Üniversitesi Anne & Bebek Ruh Sağlığı Merkezi ve Türkiye Alzheimer Derneği’nde yönetim kurulu üyeliği bulunmaktadır. Akademik çalışmalarına; geriatri, anne & bebek ruh sağlığı, kişilerarası ilişkiler, pozitif psikoloji bağlamında devam etmekle birlikte özellikle yaşlanma, demans; Alzheimer, kişilerarası ilişkiler alanlarında yoğunlaşmıştır. Yapılandırmış olduğu "Hasta Yakınları İyi Oluş Programı"nı Kadıköy Alzheimer Merkezi’nde 3 yıl boyunca uygulamıştır ve halen aynı merkezde ayda 1 kez olmak üzere "Hasta Yakını Destek Programı"nı yürütmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale