A’dan Z’ye çörek otu: Çörek otunun 8 faydası

Kış aylarından bağışıklık güçlendirici olarak en çok tüketilen baharat türlerinden biridir çörek otu. Özellikle son yıllarda mutfakta olan popülerliğini kozmetik ve ilaç sektöründe de sürdürmekte olan çörek otunun, tane formunun dışında yağ olarak, öğütülmüş halde kullanımı da yaygındır. Herkesin farklı ihtiyaçlarına cevap olan çörek otunun faydalarını sizler için derledik.

Vücuttaki iltihapla/ enflamasyonla mücadele eder.

İltihaplanma için kullanılan aspirin ve ibuprofen etkisine benzer etki sağlaması sebebiyle yıllardır hem kozmetik, hem ilaç, hem de gıda sanayisinde çörek otu yağından faydalanılmaktadır.

Astım ve alerji üzerinde olumlu etkilidir.

Çörek otu tohumlarının histamin salgılanmasını önemli ölçüde engellediği tespit edilmiştir. Anti enflamatuar, nefes borusunu genişletici ve gevşetici (spazmolitik) özelliği öne çıkmaktadır. Bu da astımda nefes darlığının tedavisine yardımcı olmaktadır.
Yapılan küçük çaplı bir çalışmada; insanlar hafif, orta veya ağır alerjik burun iltihaplanması vakalarını tedavi etmek için burunlarına çörek otu yağı damlatırlar. 6 hafta sonra, 10 kişiden 9’unda hapşırma, gözlerde kaşıntı, burunda tıkanıklık olup, diğer semptomların tamamen düzelip ortadan kalktığı sonucuna varılır. Bu çalışma sonucuna göre daha fazla araştırmaya ihtiyaç olmakla beraber mutlaka doktora çörek otu yağı kullanımının uygun olup olmadığı danışılmalıdır.

Akne tedavisine katkı sağlamaktadır.

Yüzyıllar boyunca sedef hastalığı ve cilt yara ve iltihaplarını tedavi etmek için çörek otu kullanılmıştır. Araştırmalar, çörek otu yağının içeriğindeki yağ asidi bileşimlerinin akne tedavisinde işe yarayabileceğini göstermektedir.

Kanser savaşçısıdır.

Çörek otu yağı, bir çiçek şurubu olan Nigellasativa tohumlarından sıkılmıştır. Bu bitki, kanserle mücadele eden bir timokinon bileşeni ile doludur.

Timokinon oksidatif hasara karşı birden fazla hücre, doku ve organ üzerinde koruyucu etkilere sahiptir. Fareler üzerinde yapılan çalışmalarda; tümörlerin boyutlarının küçüldüğü ve büyümenin yavaşladığı tespit edilmiştir. Ayrıca dokuları radyasyon hasarına karşı koruduğu da savunulmaktadır. Ancak, kesin sonuç için daha fazla araştırma sonucuna ihtiyaç duyulmaktadır.

Kalp ve dolaşım için faydalıdır.

Dünyanın birçok yerinde, Nigellasativa tohumları; obezite, diyabet ve yüksek tansiyon için geleneksel ilaç olarak kullanılmaktadır. Bazı küçük çalışmalar, trigliseritler adı verilen takviyeler, kolesterol ve kan yağları seviyelerini düşürdüğünü göstermiştir.

Bazı çalışmalara göre toz haline getirilmiş (ancak yağsız) takviyeyi almak, aerobik egzersizle birleştiğinde “iyi” kolesterolü kontrol altına alabilmektedir. İdeal sınırlarda kalan kolesterol seviyeleri sağlıklı bir dolaşım sisteminin temelidir.

Romatoid artrit için faydalıdır.

Bu hastalık da bir çeşit eklem inflamasyon hastalığı olduğundan, çörek otunun antiiflamatuvar etkisinden faydalanılabilir. Çalışmalar düzenli çörek otu kullanımının tedaviye destek olabileceğini göstermektedir.

Erkek fertilitesi üzerinde olumlu etkilidir.

Hem kısır erkekler hem de sıçanlar ile yapılan çalışmalarda, çörek otu yağının sperm sayısını artırabileceği ve spermin daha hızlı yüzmesine yardımcı olabileceği tespit edilmiştir.

Yağdaki antioksidanlar, spermin korunmasına yardımcı olur. Ancak, çörekotu yağının erkek kısırlığı için iyi bir tedavi olup olmadığını bilmek için daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç vardır.

Kilo vermeye yardımcıdır.

Yağ asitlerinden zengin oluşu, antioksidan aktivitesi ve antiinflamatuvar etkinliği ile vücudu arındırmaya yardımcıdır. Ancak düzenli bir beslenme planına uymadan sadece çörek otu ya da çörek otu yağının kullanımının kilo verdirmeyeceğinin altını da çizmek gerekmektedir.

Baharat olarak genellikle tuzlu tariflerde tercih edilse de dünya mutfaklarında tatlı tariflerde de çörek otu kullanılmaktadır. İster et, ister sebze yemeğine ekleyebilir; karabiber, kimyon gibi baharatlar ile birlikte karıştırarak kullanabilirsiniz.

Görüldüğü gibi pek çok faydası bulunan çörek otunun da diğer tüm bitki, tohum ve besinlerde olduğu gibi tüketim miktarı vardır. Araştırmalar güvenli kullanım dozunun 200 miligram ila 2.000 miligram arasında olduğunu göstermektedir. Bu dozu aşmadan ve hastalık durumlarında mutlaka doktora danışarak kullanılması gerektiği unutulmamalıdır.

İlginizi çekebilir: Avokadoyu hepimiz seviyoruz, peki ama onu ne kadar tanıyoruz?

Diyetisyen Müge Bozok
2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde ... Devam