X

8 basit psikolojik hileyle insanlara istediklerinizi yaptırmanız mümkün

Gerek profesyonel, gerekse de özel hayatta pek çok farklı insanla ilişki kuruyoruz. Bu kişilerle iyi anlaşmak istiyor, girdiğimiz çevrede daha kolay kabullenilmek için kendimizi sevdirecek davranışlarda bulunmak istiyoruz. Bunun için de insanlarla ilgili bilgi toplamak, karakter özellikleriyle ilgili fikir edinmeye çalışıyoruz. Bu aslında doğru bir gidişat olsa da, tüm insanların ortak önsezi ve tepkileri var ve bunlar çoğu kez kişi fark etmeden çalışıyor. Yani insan beyni, kişinin karakterinden bağımsız olarak ortak bir fikir oluşturabiliyor (bu adam güvenilmez biri, gibi). Uplifers olarak, bu istemsiz tepkileri istediğiniz yöne çekmenizi sağlayacak çok basit 8 psikolojik hile listeledik. 

Tıpkı DIY (kendin yap) tariflerle hayatı kolaylaştıracak araç gereçler yapmak gibi, çok basit psikolojik hilelerle insan ilişkilerini güçlendirmek mümkün. Bunun yanı sıra, bizi takip eden biri olup olmadığını anlamak ya da şu kafamıza takılan sinir bozucu şarkıdan kurtulmak için de yapabileceğimiz şeyler var. Bunlar neler mi?

Konuşurken kafa sallamak

Birine bir soru yöneltirken kafanızı hafifçe sallamanız, karşınızdaki kişide doğru söylediğinize dair bir öngörü oluşturur. Toplumun “kabullenme” anlamına gelen baş sallama şekli hangisiyse ondan bahsediyoruz; bizim toplumumuz için bu kafayı hafifçe öne eğmek şeklinde. İnsanlar sosyal varlıklar olarak birbirlerini taklit etme eğilimi gösterdiklerinden, karşınızdaki de bu kabullenmeyi içten içe algılayacaktır.

Babaya atıfta bulunmak

Herkesin babasıyla ilişkisi farklı olsa da, “bunu babamdan böyle gördüm / öğrendim” açıklaması insanlara genelde yeterli ve tatmin edici geliyor. Çünkü konuşurken babasına atıfta bulunan birinin babasıyla iyi ilişkileri olduğu, babasının sözü dinlenen bir adam olduğu düşünülüyor.

Hareket ederken konuşmak

Yanınızdaki kişi ağır torbalarınıza asla el atmıyorsa ve ona bunu açık açık söylemek istemiyorsanız, bir yandan muhabbete devam ederken bir yandan gayet doğal bir hareketle torbayı eline tutuşturun. Çoğu kişi bunu fark etmeyecek, fark edenler ise anlık bir kafa karışıklığından sonra konuşmaya -ve torbayı taşımaya- devam edecektir.

Brokoli hilesini uygulamak

Birine istemediği bir şeyi yaptırmak istiyorsanız kendisine daha kötü seçecekler sunarak iyiyi seçtiğini düşündürün. “Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek” deyimiyle açıklanabilecek bu psikolojik hile, örneğin bir çocukta şöyle çalışıyor: Brokoli sevmeyen bir çocuğunuz varsa ona brokoli önermek yerine 2 parça mı yoksa 5 parça mı yiyeceğini sorun. Böylece kararı aslında siz verirken, çocuk da bir seçim yaptığını düşünerek avunabilir.

Brokoli hilesi, kişiye istemediği bir şeyi yaptırmada oldukça etkili.
Biri sizi izlerken esnemek

Birinin sizi izlediğini mi düşünüyorsunuz? Esneyin. Yalandan da olsa esnemek bulaşıcı olduğundan, sizi takip ettiğini düşündüğünüz insan da muhtemelen esneyecek ve böylece yakayı ele verecektir.

Sıcak ellerle tokalaşmak

Biriyle tanışırken tokalaşmaya hazırlanıyorsanız, ellerinizin çok soğuk olmamasına dikkat edin. Ellerin ılık olması, karşıdaki insanın bilinçaltında olumlu bir etki bırakır ve iletişime daha açık biri olarak algılanmanızı sağlar.

Düşmanı yakında tutmak

Ne demişler, “arkadaşına yakın ol, düşmanına ise daha yakın”. Biri hakkınızda kötü şeyler söyleyecek, örneğin bir toplantıda yaptığınız işi kötüleyecekse, gidip yanına oturun. İnsanlar fiziksel olarak yakınlarında olan birine karşı, ortada fiziksel bir tehlike olmasa dahi, kötü konuşmaktan çekinirler.

Aklınıza takılan şarkıyı tamamlamak

Aklınıza bir şarkı takıldı ve kurtulamıyor musunuz? Durumu fark edip şarkıyı kesmek yerine, kafanızda şarkının sonuna gelin ve tamamlayın. Zeigarnik Etkisi olarak tanımlanan psikolojik duruma göre, beynimiz bitmeyen konuları ve yanıtlanmayan soruları düşünmeye devam ettiğinden, şarkıyı sonlandırmak sizi ondan muhtemelen kurtaracaktır.

İlginizi çekebilir: Psikolojik araştırmalardan öğrendiğimiz 5 şaşırtıcı gerçek

Kaynaklar:

The Awesome Daily

Business Insider

Şule Kulein: Lisede “yapabildiği için” sayısal bölümü seçti ve Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’ne girdi. Üniversitede katıldığı Mühendislik Kulübü’nün dergisi StepS’e aşık olduğunda, içine sözelci kaçmış bir sayısalcı olduğunu fark etti. Yazım kuralları konusunda etrafındakileri itinayla delirten Şule, 2 yıl boyunca StepS’in editörlüğünü yaptı, üniversitede ve sonrasında okul ve şirket dergileri ile çeşitli bloglara yazılar yazdı. Seyahat etmeyi, okumayı, öğrenmeyi seviyor. Basılı materyalin hastası, fakat çevrimiçi de fena durmuyor. Şule kendini bildi bileli yazıyordu; artık bir de Uplifers’ta yazıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale