X

21 Kasım Dünya KOAH Günü: Genç KOAH ve sigara dışı nedenler

KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) daha çok ileri yaşlarda görülen bir hastalık olarak bilinse de, son yıllarda genç yetişkinlerde ve hatta bazı durumlarda çocuklarda da artan vakalar dikkat çekiyor. Yaşam tarzı değişiklikleri, çevresel faktörler ve özellikle gençler arasında yaygınlaşan tütün ve elektronik sigara kullanımı, bu artışın başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Bu durum, KOAH’ın yalnızca yaşlı hastalıkları arasında kalmadığını, gençlerde de ciddi bir sağlık riski oluşturduğunu gösteriyor.

Prof. Doktor Öner Dikensoy bu röportajında, gençlerde KOAH görülme sıklığındaki artışın sebeplerini, riskli meslek ve çevresel faktörleri, hastalığın seyri ile erken tanı ve korunma yöntemlerini tüm detaylarıyla anlatıyor. Ayrıca, sigarayı bırakmanın ve yaşam tarzı değişikliklerinin hastalığın ilerlemesini nasıl etkileyebileceğine dair önemli bilgiler paylaşıyor.

KOAH genellikle ileri yaş hastalığı olarak bilinse de, artık gençlerde de görülüyor. Bu artışın temel nedenleri nelerdir?

KOAH büyük oranda 50 yaş üzerinde görülen bir hastalık olmasına rağmen, son yıllarda yapılan araştırmalarda %4-5 oranında 50 yaş altında KOAH saptandığı konusunda bildirimler yapılmaktadır. Bunun en önemli sebepleri arasında; erken yaşlarda tütün ürünlerinin kullanılmaya başlanması, evde veya işyerinde tütün dumanına pasif maruziyetler olması, erken doğumla dünyaya gelen kişiler, çocuklukta geçirilen akciğer enfeksiyonları, genetik yatkınlıklar, iç veya dış ortam hava kirlilikleri, beslenme yetersizlikleri ve son olarak özellikle gençler, hatta çocuklar arasında gittikçe yaygınlaşan elektronik sigara kullanımını sayabiliriz.

Sigara dışında KOAH’a yol açabilen çevresel ya da mesleki faktörlerden hangileri en riskli grubu oluşturuyor?

Akciğerlerimiz dış ortama açık olan organlarımızdır. Özellikle çeşitli tozlara, kimyasallara veya dumana maruz kalan meslek gruplarında risk daha fazladır. Bunlara örnek olarak iç ortamda yasak olduğu halde sigara içilmesine izin verilen kahvehanelerde çalışanlar, ocak başında çalışan kebapçılar, fırın çalışanları, madenciler, tarım işçileri, inşaat işçileri gibi meslek gruplarını sayabiliriz.

“Genç KOAH” tanısı konulan kişilerde hastalığın seyri klasik KOAH’a göre nasıl farklılık gösteriyor?

Bu hastalarda akciğer kapasitesi ve fonksiyonlarındaki düşüş klasik KOAH hastalarına göre daha hızlı olmakta, bu nedenle de solunum hastalıklarına bağlı hastaneye yatış ihtimali ve erken yaşta ölüm riski artmaktadır. Genç KOAH hastalarının erken yaşta solunum yetmezliği geliştirmesi ve sürekli oksijen tedavisine ihtiyaç duyması daha olasıdır. Yurtdışında yapılan çalışmalar, bu grupta olan KOAH hastalarında psikiyatrik hastalıklar ve uyuşturucu madde kullanma eğiliminin daha fazla olduğunu gösteriyor.

Erken tanı için hangi belirtiler göz ardı edilmemeli? Hangi durumda bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurmak gerekir?

Genç KOAH hastalarının öksürük, sabahları balgam çıkarma ve özellikle eskisine göre hızlı yürürken veya yokuş, merdiven çıkarken daha çabuk yorulma gibi şikayetleri olduğunda, mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına görünmeleri ve solunum fonksiyon testlerini yaptırmaları gerekir.

Sigarayı bırakmak hastalığın ilerlemesini durdurabilir mi, yoksa sadece yavaşlatır mı? Bu süreçte nefes egzersizleri ve yaşam tarzı değişikliklerinin etkisi nedir? 

Sigarayı ya da daha doğru bir deyişle tütün ürünlerini bırakmak henüz KOAH gelişmemişse KOAH gelişme yaşının gecikmesini sağlarken, KOAH gelişmiş olanlarda ise akciğer fonksiyon kaybının yavaşlamasına katkı sağlar. Nefes egzersizleri, düzenli yürüyüş gibi egzersizler ve yaşam tarzı değişiklikleri tütün ürünlerinin bırakılması aşamasında çok faydalı destek tedavileridir. Ayrıca, nefes darlığına bağlı hareket isteği ve kapasitesi azalan KOAH hastalarında bacaklardaki kas zayıflamasının önüne geçmek için düzenli egzersiz yapılması, önerdiğimiz bir eylemdir. 

*Bu yazı Koç Üniversitesi Hastanesi Katkılarıyla hazırlanmıştır.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale