X

2026’nın kurumsal wellness trendleri neler olacak?

Kurumsal wellness, 2026 yılında zihinsel sağlık desteği, önleyici bakım ve esnek çalışma politikalarını öne çıkaran programlara odaklanıyor. İşverenler, tek seferlik wellness girişimleri yerine ölçülebilir sonuçları, kişiselleştirilmiş deneyimleri ve sürekli katılımı önceliklendiriyor. Bu yaklaşım, çalışanların tükenmişlik hissini azaltmaya ve daha dirençli bir iş gücü oluşturmaya yardımcı oluyor. Bu yazımızda, 2026’nın kurumsal wellness trendlerini derinlemesine inceliyoruz.

Esnek fitness tercihleri sunuluyor

Başta ABD olmak üzere, pek çok ülkede çalışanlar fitness indirimleri ve üyelikleri talep ediyor. Bir diğer yandan, her çalışana geleneksel spor salonu üyeliğinin uygun olmadığının farkına varıyoruz.

Şirketler, çalışanların bireysel sağlık yolculuklarını kendi başlarına şekillendirebilmeleri için esnek sağlık ödenekleri ve geri ödeme programları sunuyor. Bu trend, klasik spor salonu üyeliğinin ötesine geçerek pilates, koşu kulübü, yoga ve masaj terapisi gibi uygulamaları öne çıkarıyor.

Kişiselleştirme odaklı bu trend, çalışan memnuniyetini artırıyor. Aynı zamanda, sağlıklı yaşamın sadece spor salonuna gidenler için olmadığı da pekişiyor.

Mental sağlık desteği önceliklendiriliyor

Tükenmişlik, iş hayatındaki en büyük sorunlar arasında yer alıyor. Pek çok çalışan en az bir kez tükenmişliği deneyimliyor ve şirketler de 2026’da bu duruma yönelik yaklaşımını değiştiriyor.

Mental sağlık desteği, iş hayatının temel bir gerekliliği haline geliyor. Bu doğrultuda, çalışanların uygun fiyatlı mental sağlık hizmetlerine erişimi destekleniyor. Bu destek, çalışanların uzun vadeli sağlık harcamalarını azaltıyor ve daha üretken bir iş gücünü doğuruyor.

Bu trend, kriz odaklı mental sağlık programlarından proaktif mental sağlık stratejilerine doğru bir kayma olduğunu gösteriyor. İşverenler, dayanıklılık eğitimleri, farkındalık molaları ve psikolojik güvenliğe odaklanan liderlik atölyeleri gibi programlara yatırım yapıyor.

İzin politikaları wellness değerleriyle uyumlu hale getiriliyor

Şirketler, izin politikalarını sağlıklı yaşam odaklı mesajlarıyla uyumlu hale getirmeye başlıyor. İzin politikaları, yeni yılda çalışanlara verilen değeri somutlaştırıyor.

Bazı işverenler, tükenmişliğin önüne geçmek için yıllık izinlerden ayrı olarak zihinsel sağlık izinleri de sunuyor. Bununla birlikte, ebeveynlik izni ücretli izin ve kademeli dönüş programlarıyla geliştiriliyor. Bu trend, kurumsal wellness kavramını şirket kültürünün kritik bir parçası olarak şekillendiriyor.

Geleneksel olmayan çalışma düzenleri göz önünde bulunduruluyor

Esneklik, önceki dönemlerde sadece uzaktan çalışma modeliyle ilişkilendiriliyordu. Yeni yılda ise işverenler çalışmayı farklı modeller için uyarlanabilir ve dengeli hale getirmeyi amaçlıyor.

Bu trend kapsamında, beş günlük çalışma haftası içinde özel çalışma programları düzenleniyor. Ayrıca, bazı şirketler haftalık çalışmayı dört güne düşürüyor. Yaz aylarında ise çeşitli işletmelerdeki çalışanlar cuma günleri erken çıkış yapabiliyorlar. Bunlara ek olarak, derinlemesine çalışma ve toparlanma için toplantısız günler de ayarlanıyor.

Esnek çalışma, işveren ve çalışan arasındaki güveni artırıyor. Ayrıca, esneklik çalışanların odaklanmasını destekliyor ve tükenmişliği azaltabiliyor.

Finansal wellness destekleniyor

Çalışanlar, kendilerini finansal olarak güvende hissettiklerinde daha üretken ve ilgili oluyorlar. Bu nedenle, yeni yılın kurumsal wellness programları finansal stresi azaltmaya odaklanıyor.

Bu trend doğrultusunda, işverenler çalışanlarının mali durumlarını yönetmelerine yardımcı oluyor. Şirketler, finansal danışmanlar ve yerel bankalarla iş birliği yaparak bütçeleme, emeklilik ve borç yönetimi konularında bire bir veya grup dersleri sunuyor. Bununla birlikte, öğrenci kredisini geri ödemeye yönelik yardımlar da sağlanıyor. Ayrıca, çocuk bakımı yardımı ve bakmakla yükümlü olunan kişi bakımı ödeneği de bu trendle somutlaşıyor.

Başta orta sınıf çalışanlar olmak üzere, pek çok çalışan finansal wellness desteğiyle aile ve iş hayatlarını dengeleyebiliyor.

Hibrit ve uzaktan çalışan kişilere özel programlar tasarlanıyor

Bazı şirketler çalışanlarını ofise geri çağırsa da pek çok işletme hibrit ve uzaktan çalışma modelleriyle devam ediyor. Bu doğrultuda, kurumsal wellness sadece ofis çalışanlarıyla sınırlandırılmıyor. Bir başka deyişle, çalışanlara bulundukları konumdan bağımsız kurumsal wellness programları sunuluyor.

Bu trend, sanal fitness dersleri, dijital mental sağlık teknolojileri ve online destek grupları gibi ögeleri öne çıkarıyor. İşverenler, iyilik halini sadece binanın içinde bulunanlar için değil de herkes için erişilebilir hale getiriyor.

Yukarıdaki trendler, kurumsal wellness kavramının olgunlaşmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu kavram, 2026’da ücretsiz smoothie ve atıştırmalıklarla sınırlı kalmıyor. Yeni yıl, çalışanların kendilerini gerçekten geliştirebilecekleri organizasyon kültürlerini kucaklıyor.

Kaynak: Bender Insurance Solutions, WellSteps

İlginizi çekebilir: 2026 yılının well-being tahminleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.

Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.

Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.

Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale