X

2025 sonbaharının en çok konuşulan makyaj trendleri

Koca bir yaz mevsimini geride bırakıp doğa renklerinin dönüşümünü izlediğimiz sonbahar ayları, makyaj ve güzellik dünyasında da yeni bir dönem başlatıyor. Hatta kimileri, doğanın zengin tonlarıyla zenginleşen bu başkalaşım dönemini “gerçek yılbaşı” olarak bile nitelendiriyor. Şehre geri dönüşün ve yeni planların habercisi olan 2025 sonbaharı, toprağın sıcak tonları ve iddialı dudak renkleriyle dolu makyaj trendlerine sahip. Bu trendler arasında hem doğal güzelliği öne çıkaranlar hem de cesur dokunuşlarıyla fark yaratmak isteyenler için ilham verici seçenekler var.

1. Çarpıcı dudaklar 

Bu sonbaharın öne çıkan makyaj trendlerinin başında kırmızı ve çarpıcı dudaklar var. 90’lar sonundaki retro stilin günümüz yansıması olan dudak trendi, tercih edilen ton mat veya parlak olsun, her haliyle mevsimin dönüşümünü kutluyor. İddialı ve koyu kırmızı tonlarıyla fazlasıyla cesur görünen dudaklar, özellikle sade ten makyajıyla birlikte kullanıldığında görünümü canlandırabilir. Temiz ve doğal makyaj eğiliminin arttığı bir dönemde dudaklarınızı koyu kırmızılar, bordolar ve parlak çilek tonlarıyla vurgulayarak eğlenceli görünümler elde edebilirsiniz. Bu çarpıcı dudakları, mevsimin diğer trendleriyle de birleştirebilirsiniz.

2. İpeksi cilt

Makyaj trendi ne olursa olsun, her durumda geçerli olan bir gerçek var: O da, makyajın ancak doğru cilt üzerinde etkileyici göründüğü. Bu nedenle bu sonbaharın öne çıkan makyaj trendlerin biri cilt öncelikli makyaj yaklaşımı…

Bu yaklaşım, özellikle çok nemli veya çok mat olmayan ciltler için harika. Çünkü cildin doğal nemini ve yapısını koruyarak üzerine yapılan makyajla bu tazeliği daha fazla ön plana çıkarıyor. Cildinizin her zaman başrolde olmasını istiyor ve cilt yapınızla övünüyorsanız, cilt alt tonuna uygun renkler kullanarak yumuşak görünümler elde edebilirsiniz. Doğru yerlerde kullanılan hafif parlaklıklar ve açık renk geçişleriyle ipeksi cilt makyajı yapabilirsiniz. Bu aşamada cildi hem nemlendiren hem de hafif renk veren güneş kremlerinden, sütlü toniklerden veya kremsi yapıdaki allıklardan faydalanabilirsiniz. Böylece fondotenin veya kapatıcının akması gibi sorunlar da yaşamazsınız.

3. Dumanlı göz makyajı

Grunge ve retro havasının hakim olduğu sonbahar makyaj trendlerinde gözler de ön planda. Özellikle gri, metalik ve siyah tonlardaki farlarla makyajın ana odağı haline gelen dumanlı gözler, mevsimin soğuğa dönen havasını vurguluyor. Bu trendi uygulamanın birçok farklı yolu olması ise her bakışın daha etkileyici ve derin görünmesini sağlıyor. Kullanılan tonların yoğunluğuna ve aradaki geçişlere dikkat ederek bakışlarınıza derin bir anlam yükleyebileceğiniz gibi daha doğal ve yumuşak gölgeli bakışlar da elde edebilirsiniz. 

4. Eyeliner

Geçmişe dönüşü ve sezonsal dönüşümü vurgulayan sonbahar makyaj modasında, eyeliner dokunuşu yapmadan mükemmel bir dumanlı göz makyajı yapmış sayılmazsınız. Bakışlarınızın uzun süre hafızalarda kalmasını istiyorsanız, eyeliner sürme tekniklerinizi tekrar gözden geçirmeniz iyi olabilir. Aslında bu trendi uygularken dumanlı göz makyajı yapmanıza gerek yok. Tek başına kullanıldığında bile görünüme zarafet katan eyeliner, dumanlı makyajın etkisini kat kat artırıyor. Ancak günümüzde pembe, mocha, gece mavisi ve çam yeşili gibi tonlarıyla öne çıkan eyeliner cilt tazeliğini ve enerjik kişiliği vurgulamak için de kullanılabiliyor.

5. Sivri kirpikler

Gözlerin bu kadar ön planda olduğu bir dönemde kirpikleri de atlamamak gerek. İster dumanlı göz makyajı tutkunlarından olun ister renkli ve canlı görünümlere odaklanın, her iki durumda da kirpiklerinizi belirginleştirmeniz gerekebilir. Zaten bir süredir renkli maskaralarla şekillendirmeye alışkın olduğumuz kirpiklerimiz bu yıl daha kıvrık ve sivri yapıdaki takma kirpiklerle başka bir boyuta taşınıyor. Seksi ve abartılı günlük görünümler yakalarken bir yandan eğlenceli ruh halinizi korumak istiyorsanız bu trend tam sizlik olabilir. Kullandığınız eyeliner, göz kalemi ve far rengine uygun tonlarda takma kirpikler edinerek veya kirpik hacmini artıran renkli rimellere başvurarak günlük makyajınızla bile fark yaratabilirsiniz. Hatta her manikür seasından farklı bir tırnak rengiyle ayrılıyorsanız bu ruhu, kirpiklerinizle pekiştirmeyi de deneyebilirsiniz.

6. Doğal şekillendirilmiş kaşlar

Son dönemde, lamine ve dik dik taranmış kaş görünümlerinin daha az karşımıza çıktığını görüyoruz. Şeffaf solüsyonlarla yerine sabitlenen kaşlar, bu sonbaharla birlikte daha az karşımıza çıkacak gibi duruyor. Bunun yerine ise daha doğal ve yumuşak kaş görünümleri geliyor. Özellikle belirgin göz ve kirpik trendlerini benimsediyseniz ek olarak kaşlarınıza hacim vermek istememelisiniz. Aksi takdirde aşırı yoğun ve boğucu sonuçlar elde edebilirsiniz. Bu nedenle gözleri belirginleştirdikten sonra kaşlarınızı yumuşak bir fırçayla taramanız ve açık bir kaş kalemi kullanarak boşlukları hafifçe doldurmanız gayet yeterli. 

7. Tam parlaklık

Son birkaç yıldır makyaj trendlerinde minimal ve doğal görünümler ön planda. Ancak önümüzdeki dönem cesur renkleri ve gösterişli tarzıyla trendlerin yeniden belirleneceğini gösteriyor. Dumanlı göz makyajıyla birlikte yoğun ve dinamik tarzların güzelliğini hatırlatan trendler, çarpıcı kirpikler ve kırmızı dudaklarla birleşerek daha doygun hale geliyor. Bu doygunluğu dengelemek içinse nude tonlarda, ışıltılı fakat hala taze görünen cilt makyajı yapmak gerekiyor. Yumuşak geçişlerle ciltte yaratacağınız ışıltılı görünümleri, sezonun diğer trendleriyle birleştirerek kişisel tarzınıza en çok yakışan sonuçlar elde edeceğinize eminiz.

Kaynak: allure

İlginizi çekebilir: Pürüzsüz makyaj için bilmeniz gereken tüyolar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale