X

2016 bitmeden önce izlemeniz gereken filmler

2016’yı geride bırakmaya hazırlanırken hepimizin yılın özeti çıkarma, geriye dönüp bakma eğilimi kendini gösteriyor. Bu sade kişisel hayatlarımız için geçerli değil. Kurumlar bir yıllık çalışmalarını özetleyen tablolar, sunumlar hazırlıyor, medya organların bir yılın bilançosunu çıkarıyor.

Biz de Uplifers olarak 2016 yılında beyaz perdede olup bitenlere bakmak istedik ve IMDb’de en yüksek oy alan 2016 filmlerini bir araya getirdik. İşte 2016’yı bitirmeden önce, bu yılın izlemeniz gereken en güzel filmleri:

1. Rogue One: Bir Star Wars Hikayesi (Rogue One: A Star Wars Story)

Daha yeni vizyona giren film, beklenmedik bir grup kahramanın imkansız gibi görünen Death Star planlarını çalmak için bir araya gelişini konu alıyor. 1977 yapımı Yıldız Savaşları: Bölüm IV’ten öncesini anlayan filmin yönetmen koltuğunda Gareth Edwards oturuyor. Filmin başrolünde Felicity Jones var. Filmde ayrıca Ben Mendelsohn, Riz Ahmed, Diego Luna, Mads Mikkelsen ve Forest Whitaker gibi isimler de yer alıyor. Filmin IMDb puanı ise 8,1.

2. Savaş Vadisi (Hacksaw Ridge)

25 Kasım’da vizyona giren film, 2. Dünya Savaşı’nda insanları öldürmeyi reddeden ve Amerikan tarihinin ilk Onur Madalyası’na layık görülen vicdani retçi Medic Desmond T. Doss’un hikayesini anlatıyor. Filmde, tek bir kurşun bile sıkmadan 75 kişinin hayatını kurtaran bir kahramanın hikayesi anlatılıyor. Usta oyuncu Mel Gibson’ın 10 yıl sonra yönetmen koltuğuna oturduğu gilmin oyuncu kadrosunda Garfield, Vince Vaughn, Sam Worthington, Hugo Weaving, Luke Bracey, Teresa Palmer ve Rachel Griffiths gibi isimler yer alıyor. Filmin IMDb puanı ise 8,3.

3. Geliş (Arrival)

11 Kasım’da vizyona giren filmde uzaylılarla iletişim kurmakla görevlendirilen Dr. Louise Banks’in başından geçenler anlatılıyor. Louise Banks ve kendisine yardımcı olması için görevlendirilen fizikçi Ian Donnelly’nin en önemli görevi, dünyaya gelen ve amaçlarının ne olduğu bilinmeyen uzaylıların barışçıl mı yoksa düşman mı olduğunu belirlemektir. Başrollerini Amy Adams ve Jeremy Renner’ın paylaştığı filmin yönetmen koltuğunda Denis Villeneuve oturuyor. Filmin IMDb puanı ise 8,3.

4. Zootropolis: Hayvanlar Şehri (Zootopia)

10 Haziran’da vizyona giren filmde, medenileşmiş ve teknolojiye hakim olan hayvanların yaşadığı Zootropolis şehrindeki polisiye bir hikaye anlatılıyor. Filmde, konuşkanlığıyla bilinen tilki Nick, üzerine atılan bir suçtan kurtulmaya çalışıyor. Film, alışıldık bir Disney hikayesi anlatmanın yanı sıra ırkçılık ve önyargının zararları hakkında yerinde eleştiriler getiriyor. Filmin yönetmen koltuğunu Byron Howard ve Rich Moore paylaşıyor. Filmin IMDb puanı ise 8,1.

5. Deadpool

12 Şubat’ta vizyona giren filmin sürükleyici bir senaryosu var. Ordudan ayrıldıktan sonra kendi halinde bir hayat süren Wade Wilson, hayatına giren sevgilisiyle her şeyin yolunda gittiğini düşünürken kanser olduğunu öğrenir. Ancak sevdiği kadını bu acılı sürece ortak etmek istemez ve onu ter eder. Wade, bir bilimsel projeye katılır. Projenin amacı bazı DNA’ları tetiklerken kansere de çare olmaktır. Wade, sınırları zorlayan acılara katlandıktan sonra üstün yeteneklere sahip olur ve intikam almaya karar verir. Filmde anti-kahraman Deadpool karakterini Ryan Reynolds canlandırıyor. Yönetmen koltuğunda Tim Miller’ın oturduğu filmin IMDb puanı 8,1.

6. Kaptan Fantastik (Captain Fantastic)

11 Kasım’da vizyona giren filmde, 6 çocuğuyla birlikte medeniyetten uzak bir yaşayan Ben Cash’in hikayesi anlatılıyor. Kendi doğrularını yaratarak çocuklarını büyük bir titizlikle büyüten Ben Cash’in karısının ölümü, evdeki düzeni altüst eder. Annelerinin cenazesine katılmak için şehre ve medeniyete dönmek isteyen aile için bundan sonra her şey eskisinden daha farklı olur. Yönetmenliğini ve senaristliğini Matt Ross’un üstlendiği filmin başrolünde Viggo Mortensen var. Filmin IMDb puanı ise 8,0.

Kaynaklar:
IMDb.com
Nytimes.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale