Zihnimizin yarattığı hastalıklar: Psikosomatik bozukluklar

  • “Göğsüm daralıyor”
  • “Midem yanıyor”
  • “Belim ağrıyor”
  • “Başım çatlıyor”
  • “Kalbim sıkışıyor”
  • “Dizlerim acıyor”

Ağrıyor, acıyor, yanıyor… Peki bedenimiz bize ne söylüyor?

Psikosomatik bozukluk nedir?

Psikosomatik bozukluk, ruhsal (zihinsel) kaynaklı bedensel rahatsızlıklara verilen genel addır. Psiko ruh, soma ise beden anlamına gelir. Psikosomatik yaklaşıma göre ruh ve beden bir bütün olarak ele alınmalıdır. Doktora gittiğinizde sorununuzun “stres” kaynaklı olduğu söyleniyorsa muhtemelen bir tür somatizasyon yaşıyorsunuzdur. Somatizasyon, ruhsal bir problemin bedende görülebilen bir rahatsızlığa çevrilmesidir. Ruh da beden kadar acıyabilir. Bazen o kadar çok acır ki, bu acıyı bedenselleştirir.

İçe atılan her problem, ifade edilemeyen her duygu er ya da geç dışarı çıkmak isteyecek, zamanı geldiğinde de kendine en uygun organı seçerek onu hasta edecektir. Çünkü beden ruhun yaşadıklarını bu yolla ifade eder. Hiçbir duygu sonsuza dek saklı kalmaz, duygular yaşanmak, dile getirilmek ister.

Tedavi edilecek, onarılacak bir şey yoktur sadece özümüzle bağlantıya geçmemiz, fabrika ayarlarımıza dönmemiz gerekiyordur, o kadar.

En sık görülen psikosomatik bozukluklar şunlardır:

  • Baş ağrısı, migren
  • Sırt, bel, boyun ve omuz ağrıları
  • Saç dökülmesi
  • Egzama, sedef, akne gibi cilt sorunları
  • Kas ağrıları
  • Sürekli yorgunluk ve bitkinlik
  • Görme bozuklukları
  • Yüksek tansiyon
  • Bağırsak sorunları, kabızlık
  • Ülser, gastrit gibi mide sorunları
  • Diyabet
  • Astım
  • Alerjiler
  • Hatta kanser: Uzun süreli kırgınlık, suçluluk ve kabullenememe duygusu, asıl sebebi olmamakla beraber kanser için büyük risktir. Bastırılmış bu duygular kronik strese yol açarak kanser riskinde artışa sebep olur. Kronik stres bağışıklık sistemini bozduğu için kanser hücrelerinin üremesine zemin hazırlar. Bu durum vücudun tamamını kanser hücresi ile sarabilecek kadar güçlü bir etmendir. Kanser hastalarının öykülerine bakıldığında yaşamlarında sıkça strese maruz kalmış oldukları ve aynı zamanda olumsuz duygularını bir türlü dışa vuramadıkları fark edilmiştir.
Psikosomatik bozuklukların sebepleri nelerdir?
  • Çaresizlik ve ümitsizlik
  • Güvensizlik
  • Öfke
  • Kin, nefret ve kıskançlık
  • Acı ve üzüntü
  • Hayal kırıklıkları, kırgınlık
  • Korku ve kaygılar
  • Bastırılmış, çözümlenmemiş her türlü duygu
  • Zihinsel olarak tamamlanmamış, bitirilmemiş işler
  • Suçluluk
  • Affedememe
  • Kabullenememe

Yukarıda sayılan olumsuz duygular uzun süre bastırıldığında veya aşırı deneyimlendiğinde psikosomatik bozukluklara yol açar. Ayrıca,

  • Kendimizi ifade edemediğimizde,
  • Güçlü görünmek için duygularımızı bastırdığımızda,
  • “Hayır” diyememeyi alışkanlık haline getirdiğimizde,
  • Sınır koyamadığımızda,
  • Sürekli endişeli ve korku dolu olduğumuzda,
  • Her şeyi ve herkesi kontrol etmeye, yönetmeye çalıştığımızda,
  • Bir sorunun veya kaybın varlığını kabullenemediğimizde,

Zihnimiz bunları bedenselleştirecek ve hastalık yaratacaktır.

Sağlığa, değişime ve mutluluğa doğru bir adım atabilirsek mucizeler gerçekleşmeye başlar.

Kendimizi ikna etme ve kabullenme zamanı.

Bana göre tüm sorunlar, hayatımızda anlamamız ve kabul etmemiz gereken bir şey olduğu mesajını verirler. Bu durumda atılacak ilk adım, ortada serbest bırakılması gereken bir olumsuzluk olduğunu kabullenmektir. Aslında tedavi edilecek, onarılacak bir şey de yoktur sadece özümüzle bağlantıya geçmemiz, fabrika ayarlarımıza dönmemiz gerekiyordur, o kadar. Bunu yaparken genelde en büyük zorluk, bize iyi gelecek şeyleri yapmaktan ziyade kendimizi bunları yapmaya ikna etmektir. Ama şunu bilmeliyiz ki, sağlığa, değişime ve mutluluğa doğru bir adım atabilirsek mucizeler gerçekleşmeye başlar. Belki de gelecekte, günümüzde giderek artan tüm zihinsel problemler ve zihinsel kaynaklı rahatsızlıklar ilaç yoluyla iyileştirilemeyecek. O zaman bizi hasta ve mutsuz eden bu olumsuz duyguları çözümlememiz gerektiğini daha iyi anlayacağız. Ruh ve beden sağlığımız her şeyden önemli. Bu konuda psikolojik destek almak isterseniz bana www.ayselkeskin.netten ulaşabilirsiniz. Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

ÖNEMLİ NOT: Herhangi bir sağlık sorununuz hakkında burada veya internette yazanlara bakarak kendi kendinize teşhis koymanız uygun değildir, önce bir tıp doktoruna gitmeniz ve sorunu doktorunuzla değerlendirmeniz gerekir. 

İlginizi çekebilir: Olumsuz duygularla uzlaşmanın en etkili yolu: Kabullenmek

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Aysel Keskin
2006 yılında Marmara Üniversitesi’nden mezun olduğumdan beri, henüz on yaşındayken karar verdiğim ve severek yaptığım Psikolojik Danışmanlık mesleğini yapıyorum. Yedi senelik kurumsal hayat tecrübemin ... Devam