X

Yeni insanlarla tanışmak için işinize yarayacak pratik öneriler

Daha mutlu, başarılı ve üretken bir yaşam sürmenin anahtarlarından biri, sosyalleşmektir. Sosyal hayatınıza zaman ayırmak, yeni insanlarla tanışarak bakış açınızı genişletmenize iletişim becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olurken; karşınıza çıkacak fırsatların da çoğalmasına yardımcı olur. Yeni insanlarla tanışmak ve tanımadığınız kişilerle sohbet etmek, sosyal becerilerinizi geliştirmenin ilk adımlarındandır. Yabancılarla tanışmakta zorluk çekiyorsanız, Uplifers olarak; New York’tan Cape Town’a, Rio de Janeiro’dan Tokyo’ya kadar gezmiş ve birçok farklı kişiyle çalışma fırsatı bulmuş, 30 Sleeps blogunun yazarı Brad Bollenbach’ın önerilerine göz atmanızı tavsiye ederiz.

Yeni insanlarla tanışmanın yolları

Şimdiye kadar edindiği tecrübelerin en heyecan vericisinin yabancılarla konuşma alışkanlığı geliştirmek olduğunu söyleyen Bollenbach’a göre; tanımadığınız insanlara “Merhaba” deme riski almak, hayat görüşünüzü ve bakış açınızı geliştirmenin en etkili yollarından.

Brad Bollenbach’a göre, sosyal becerilerinizi geliştirebilmek için; ilişkilerden arkadaşlıklara kadar, sosyal hayatınız içerisinde zaman ayırdığını her şeye önem vermelisiniz. Her bir alanda kendinize hedefler koymalı ve onlara ulaşmak için harekete geçmelisiniz.

Hayatınıza yeni insanları sokabilmek için,

1. Ne istediğinizi bilin.

Nasıl bir sosyal hayat istediğinize, hayatınızda ne tarz insanların bulunmasını tercih ettiğinize karar verin. Hayatınızın diğer alanlarında olduğu gibi, sosyal hayatınızda da ne istediğinizi ve yeni tanıştığınız kişileri hayatınızın neresine koyacağınızı bilmek, yeni ilişkiler kurarken zamanınızı daha verimli kullanabilmenize yardımcı olur.

2. Küçük adımlarla başlayın.

Doğru yönde ilerlediğinizden emin olabilmek için, kendinize sosyal hayatınızla ilgili günlük ya da haftalık hedefler koyun. Sanal arkadaşlıkları bir kenara bırakıp, tanımak istediğiniz kişilerle yüz yüze görüşmeyi deneyin. Yeni insanlarla tanışabilmek ve sohbet edebilmek için, beden dilinizi ve iletişim becerilerinizi geliştirin.

3. Egonuzdan kurtulun.

Şimdiye kadar reddedilmiş, dışlanmış ya da görmezden gelinmiş olabilirsiniz. Ancak bu her zaman yalnız kalacağınız anlamına gelmez. Tanımadığınız biriyle konuşma cesaretini kendinizde bulup risk aldığınızda, reddedilme olasılığınız oldukça yüksek. Ancak, hata yapmak öğrenmenin ve kendinizi geliştirmenin en kolay yoludur. Egonuzun yıpranmasından korkmayın.

4. Evden çıkın.

Zamanınızı, bundan önce saydığımız adımlarla çok fazla harcamayın. Ne istediğinizden tam olarak emin olmasanız bile, evden çıkın ve harekete geçin. Motivasyon, hareketi tetikler. Hareket ettikçe kazandığınız deneyim ise, hedeflerinizi bulmanıza yardımcı olur.

5. Samimi olun.

Yeni biriyle tanışırken, ne söylediğiniz, nasıl söylediğiniz kadar önemli değil. Sosyalleşmek, enerjilerinizi değiştirmekle ilgili olduğundan, dikkat etmeniz gereken ilk şey samimi olmak. Ağdalı sözcüklerden kaçının. Ne diyeceğinizi bilmiyorsanız, “Merhaba” yeterli ve samimi bir başlangıç olacaktır.

Yeni insanlarla tanışmanın önemi

Brad Bollenbach’a göre, yabancılarla tanışmak ve konuşmak, ufkunuzu herhangi bir aktivitenin genişletebileceğinden çok daha fazla genişletiyor.

Bollenbach’ın tanışma tecrübelerinde altını çizdiği bazı noktalar ise şöyle ;

  • İnsanlar sandığınızdan daha rahat. Birçok insan yeni kişilerle diyaloğa girmekten çekinmiyor.  Siz de rahat olun ve özgüveninizi yüksek tutun.
  • Reddedilmek sandığınız kadar korkutucu değil. Reddedilme korkusu, birçok kişinin harekete geçmesine engel. Ancak bu korkunuzu yenebilirseniz ve olumsuz tecrübelerinizden ders çıkarabilirseniz, kazanacaklarınız oldukça fazla.
  • En büyük hazine kendiniz olmak. Karşınızdaki kişiye en çok çekici gelen şey, kendiniz olmanız. Sizi tanınmaya değer kılanın, kendinize has özellikleriniz olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
  • Etrafınızdakiler sizi izlemiyor. Yeni biriyle tanışırken, etrafınızdakilerin sizi isliyor olmasından çekinmeyin.

Kendinizi motive etmek için, hedefler koymayı deneyebilirsiniz. Bollenbach’ın bu konudaki önerisi, 30 gün boyunca her gün 1 kişiyle olmak üzere yeni bir yabancıyla tanışmanız.

İlginizi çekebilir: İletişim sihirdir: İlişkilerinizde kendinizi nasıl “iletiyorsunuz”?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale