Nereden çıktı bu bezelye: Yediklerimizin nasıl yetiştiğini biliyor muyuz?

Dertleniyorum ben yediklerimize ara ara. İşim gereği çok içindeyim ne yiyoruz, nasıl yiyoruz en önemlisi sizler ne yiyorsunuz kısmına. Bu arada ben bir aşçıyım. Pişiriyorum, havalı sunumlar hazırlıyorum. Sizlerin eleştiri ve beğenilerini dinliyorum. Kendimi ve bu sektörü eleştirdiğim zamanlar çok oluyor. Aşçılığa ilk adım attığım vegan, vejetaryen, raw food mutfağına dönmeyi düşünsem bile yine içimin rahat etmediği trend düşkünlükleri beni hep uzaklaştırdı. 

Bu derin bir mevzu; merak etmeyin başladım artık, mecbur anlatacağım diğer yazılarımda. E tabii mutfağın coşkulu, haşin kısmı ayrı cezbediyor o kısım apayrı.

Ama bugün dertlendiğim konu yediklerimizin nasıl yetiştiğini bilmiyor oluşumuz. Ben şanslıydım; dede evimin bahçesinde yetişen sebzelerimiz, suladığım, ektiğim, arasına saklandığım arkadaşlarımdı. Toplar, onları güzelce temizler ve ayıklardık. Satmadığımız için nasıl tüketeceğimizle ilgili planlar yapılırdı. Herkes kendi mutfağını az çok bilir, ona göre yapardı kışa hazırlığını. Bunun önemini bu işin profesyonel olarak mutfağına girdiğimde daha iyi anladım. 

Aslında bizlerden bahsediyorum. Hele bir de henüz domatesi toprak kokusuyla ısırmamış, bezelye ayıklamamış veya dalından çilek koparmamış biri… 

İşte bana yine dert. Neden dert çünkü bunları görmeyenler sanki son kalan 3-4 çileği, tabaklarında kalan iki kaşık bezelyeyi, sabah kahvaltıda yarısı fazla gelmiş domatesi daha kolay çöpe atıyorlar gibi geliyor. 

“Yemek yaptım, bunu beş gün mü yiyeceğiz“ diyen varsa minik bir tarif vereyim hemen. 

Bu tarifte malzeme listesi sizin bir gün önce yaptığınız yemekler. Mesela pirinç pilavı yaptınız. Bu bulgur pilavı, kinoa, siyez bulguru, erişte ya da makarna olabilir tabi. Yanına sulu bir yemek, mesela kendi ayıkladığınız tazecik bezelye -tam zamanı- ya da bir mercimek salatası. Bu kalan iki yemeği karıştırıp içerisine bir yumurta ve isteğinize göre buğday ya da mısır unu ekleyerek mini toplar haline getirip fırına atabilirsiniz. Mis gibi atıştırmalıklarınız olur ertesi güne. 

Şimdilik benden bu kadar.

Semt pazarınıza gitmeyi unutmayın. Tabi maskenizi takıp ve mesafenizi koruyarak.

Sevgiler

Gizem Özaydemir
1988 İstanbul doğumluyum. Profesyonel hayatıma Türkiye’nin ilklerinden olan bir sağlıklı yaşam merkezinde başladım. Detoks ve raw food ile tanışmam orada gerçekleşti. Bu durumumu geliştiren ... Devam