Türkiye’de yaşayan kadınların cinsellik öyküleri: “İşte Böyle Güzelim…”

işte böyle güzelim
Türkiye’deki Kadınların Cinsellik Öyküleri

Yaşadığımız ülke de dâhil olmak üzere dünyanın birçok yerinde cinsellik, konuşulmaktan çekinilen fakat üzerine en fazla kafa yorulan konulardan biri. Bu nedenle gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde cinsellikle ilgili kapsamlı araştırmalar bulmak neredeyse imkânsız. Bugüne kadar yapılmış olan çalışmaların birçoğu, genelde toplumsal cinsiyet konusundaki sosyolojik araştırmalardan oluşuyor. Geçtiğimiz günlerde okumuş olduğum “İşte Böyle Güzelim” isimli kitap da Türkiye’de eşine az rastlanan sosyolojik bir araştırmanın sonucunda çıkmış ortaya.

250-366Hülya Adak, Ayşe Gül Altınay, Esin Düzel Düzel ve Nilgün Bayraktar isimli dört başarılı kadın araştırmacı; 2008 yılının Mart ayında cinsellik üstüne konuşmalar yapmak ve kadınların cinsel deneyimlerinin hikâyelerini dinlemek için yola çıkarak Diyarbakır, İstanbul, Ankara, İzmir, Edirne, Erzincan, Tunceli ve Bursa olmak üzere, 8 ilde toplamda 1700 kadınla cinselliği konuşmuşlar. Kitap da bu araştırmanın bir sonucu olarak ortaya çıkmış.

“İşte Böyle Güzelim” , birbirinden çok farklı 31 kadının farklı cinsel deneyimlerini, cinselliğe bakış açılarını, ülkemizde yaşanan cinsiyet ayrımının ne boyutlarda olduğunu, kadın erkek rollerine kadınların nasıl yaklaştığını gerçek yaşam deneyimleri üzerinden okuyucuya aktarıyor. Doktorlar, üniversite öğrencileri, temizlik işçileri, profesörler, seks işçileri, dansçılar, gazeteciler, ev hanımları… Kitabı farklı kılan şey aslında, farklı hayatların en özeline inebilmenin verdiği haz sanırım. Hiç kimsenin konuşmaya cesaret edemediği bir konunun, kadının ikinci planda kaldığı bir toplumda “kadın”  tarafından konuşulması, hem de birbirinden çok farklı kimliklerdeki kadınlar tarafından bu kadar rahat konuşulabiliyor olması bir nebze ümit verici.

Kitapta cinsellikle ilk tanışma, cinsel mutluluk, beden farkındalığı, farklı sosyoekonomik sınıflardaki cinsel deneyimlerin nasıl yaşandığı, cinsiyet rolleri üzerine toplumdaki görüşler, tacizler, ensest ilişkiler ve daha bunun gibi birçok farklı konuda görüş ve deneyim bulabilmek mümkün. Bu da kitaptaki durumlarla kendi yaşantınız arasında bağlantı kurabilmenizi, bahsedilen konu üzerine kısa bir süreliğine de olsa düşünmenizi sağlıyor. “Benim yaşadıklarımı yaşayan birileri daha varmış.” hissiyatının verdiği rahatlama ve “normalleşme” duygusu, cinselliğin konuşulamadığı bir toplumda en iyi bu şekilde desteklenebilirdi sanırım.

Cinsellik konusunun yaşadığımız ülkede çeşitli sebeplerden ötürü bir tabu olduğu, hatta bununla kalmayıp cinayetlere sebep olduğu artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. Toplumdaki bu sert kabuğu kırmak ve insanlarda cinsellikle ilgili farkındalık yaratabilemek, ancak bu konuyu daha fazla konuşup normalleşmesini sağlayarak mümkün olacaktır.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Merve Dökmeci
2013 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde lisans eğitimimi onur derecesiyle tamamladıktan sonra yine Boğaziçi Üniversitesi’nde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Programı’nda yüksek lisans eğitimime başladım. Yüksek lisans ... Devam