Stres, bağırsak sağlığı ve sorgulanması gereken wellness trendleri

Çocukların ödevlerine yardım etmek, işe gitmek, yemek hazırlamak, evi temizlemek ve nicesi… Her gün çok fazla görevi tamamlamaya çalışıyoruz ve bu durum sonucunda bunalmış hissediyoruz. Düzenli olarak kapasitemizin sınırlarını zorladığımız zaman stres seviyemiz artıyor ve vücudumuz da bu duruma tepki veriyor. Bu tepkiler arasında sindirim ve bağırsak sağlığıyla birlikte uyku kalitesi öne çıkıyor. Vücudunuzu rahatlatmanıza, zihninizi dinlendirmenize ve stresinizi azaltmanıza yardımcı olabilecek birkaç pratiği bugün sizlerle paylaşmak istiyoruz. Eğer stresli dönemlerle başa çıkmakta zorluk çekiyorsanız aşağıdaki pratikleri uygulayabilirsiniz.

Bağırsak sağlığı için yapabilecekleriniz

Stres, bazı dönemlerde iyi bir tetikleyici olsa da aşırıya kaçtığı zaman pek çok rahatsızlığa zemin hazırlıyor. Aşırı stres, ishal, kabızlık, karın ağrısı, gaz ve şişkinlik gibi durumlara yol açabiliyor. Bu nedenle, stresin desteklediği bağırsak problemlerine yönelik stratejilerin uygulanması büyük bir önem taşıyor.

Eğer bağırsak hareketlerinizin ağrılı ve düzensiz olduğunu düşünüyorsanız hiç vakit kaybetmeden bir doktora danışmanızı öneriyoruz. Olması gerektiği gibi çalışmayan bağırsaklar, göz ardı edilmemesi gereken potansiyel hastalıkların erken habercisi olabiliyor. Bu nedenle, bağırsaklarınızı daha iyi tanımak ve bilinçli bir şekilde hareket etmek için bir sağlık profesyoneline başvurmanızda fayda var.

Bağırsaklarınızı beslemeye de odaklanmalısınız. Bu doğrultuda, beslenme düzeninize yeteri kadar lif dahil etmeye özen gösterebilirsiniz. Lifli gıdalar, sindirim ve kalın bağırsak sağlığında kritik bir rol oynayan çeşitli bir mikrobiyomu destekliyor. Tam tahılları, meyveleri ve sebzeleri diyetinize katabilirsiniz. Ayrıca, yoğurt, kefir ve lahana turşusu gibi fermente gıdaları da göz önünde bulundurabilirsiniz; bu gıdalar, yararlı bakteriler sunarak sindirim sürecinin sorunsuz ilerlemesine katkıda bulunuyor ve bağırsak sağlığını destekliyor.

Eğer kabızlık çekiyorsanız nazik olmaya dikkat edin. Her gün yeteri kadar su içerek ve düzenli egzersiz yaparak bu problemi çözüme kavuşturabilirsiniz. Bu iki pratiğe rağmen uzun süreli ve ağrılı kabızlık deneyimliyorsanız hiç vakit kaybetmeden bir doktora danışın.

Uyku kalitesi için göz önünde bulundurabilecekleriniz

Bağırsak sağlığına ek olarak, aşırı stres uyku düzenini de fazlasıyla etkiliyor. Yüksek stres seviyesi, uykuya dalamamaya ve geceleri sık sık uyanmaya yol açabiliyor. Kısa uyku döngüleri yüzünden de hem vücut hem de zihin dinlenemiyor.

Uzmanlar, uyku kalitesini artırmak isteyen kişilere haftada en az iki defa 30 dakikalık yüksek yoğunluklu yoga yapmalarını öneriyor. Nefes düzenli olarak güç, denge ve odaklanmış hareketle eşleştirildiği zaman sinir sistemini sakinleştirebiliyor. Bu sakinlik de uyku kalitesini artışa geçirebiliyor. Yoga pratiğini her sabah uyandıktan sonra uygulayarak güne daha zinde başlayabilirsiniz. Uyanmanıza yardımcı olan sabah yogası, akşamları da gevşemenizi ve uykuya hızlıca dalmanızı sağlayabilir.

Son zamanlarda uyku denildiği zaman ağırlıklı uyku maskeleri ön plana çıkıyor. Bu maskeler ile ilgili klinik çalışma bulunmuyor fakat kullanıcılar bu ürünün uyguladığı hafif basıncın kendilerini daha iyi hissetmelerini sağladığını belirtiyor. Bir diğer yandan, ürünün sunduğu basınç ve sürtünme hassas göz altı bölgesini rahatsız edebiliyor ve kırışıklıklara neden olabiliyor. Bu yüzden, uyurken ışıktan korunmak için ağırlıklı uyku maskesi yerine normal maskeden yana tercih yapabilirsiniz.

70-20-10 kuralı ile yeni bir perspektifi kucaklayın

Bağırsak sağlığı ve uyku kalitesinden sonra, zihinsel açıdan da stres yönetimini değerlendirmek gerekiyor. Bu noktada, size 70-20-10 kuralı olarak bilinen bir pratiği tanıtmak istiyoruz. Bu pratik, stresi bir yenilgiden ziyade bir gelişim süreci olarak görmenize yardımcı olabilir.

70-20-10 kuralı, gelişimin %70’inin konfor alanının dışına çıkaran zorlu deneyimlerden, gelişimin %20’sinin ilişkilerden ve gelişimin %10’unun da eğitimden kaynaklandığını ifade ediyor. Bu doğrultuda, %70’liği oluşturabilen aile tartışmaları veya planların aksaması gibi durumları stres kaynağından ziyade öğrenme fırsatı olarak değerlendirebilirsiniz. %20 için de güvendiğiniz kişilerle yeteri kadar vakit geçirmeye özen gösterebilirsiniz. %10 da size bilgiyi hatırlatmalı; kitaplardan veya podcastlerden edindiğiniz bilgiler, stres anında kusursuz bir şekilde işlemese de yatıştıktan sonra olayları mantıklı bir çerçevede değerlendirmenize yardımcı olabilir.

Yukarıdaki pratikleri hayatınızın bir parçası haline getirerek stresi dönüştürebilirsiniz. Sağlıklı vücut, esnek bir zihin yapısı, doğru bilgi ve samimi insan ilişkileriyle stres yönetiminizi geliştirebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Stres ve beslenme ilişkisi: Stresli ve zor zamanlarda beslenme nasıl olmalı?

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!