X

Stalkerlık zor zanaat!

İtiraf et. Sen de bir stalkersın.

İllustrasyon: Sarah Goodreauİllustrasyon:

Tüm o filtreler neden var sanıyorsunuz?

Eski sevgilinin profiline giriyorsun. Senden ayrıldığından itibaren post ettiği her şeye tek tek bakıyorsun.

Her fotoğrafta yanında olan herkesi de tek tek stalkladığından eminim.
Hatta fotoğrafları ‘like’ edenlere bile bakıyorsun. Ne kadar da mutlu görünüyor değil mi?
Her gün bir yerde, her gün bir eğlencede gününü gün ediyor.

Sonra dön kendi profiline bak. Sen de aşağı yukarı aynı görünüyorsun canım.
Ama şu an evde koltukta pinemiş Survivor izliyorsun.

Hah, o da tam olarak aynı şeyi yapıyor.
Ayrıca yapmasa ne olur?
Yollar ayrılmış, herkes kendi hayatına devam etmeye karar vermiş.
Belki taraflardan biri bunu çok istememiş ama olan olmuş artık. Yine de ne yapıyor ne ediyor merak konusu değil mi?

Stalkerlığın başka bir boyutunu da bugünlerde ben yaşıyorum sevgili seyirciler.
Ama benimki eski sevgili falan değil.


Tamamen güzel erkekleri takip etmek üzerine kurulu bir sosyal medya stalkerlığım oluştu 🙁
Paris metrosunun erkekleriyle gözlerimize bayram ettiren Mecsmetroparis, kahve içerken bizi bizden alan erkekleri abartılı pozlarla gözümüze sokan menandcoffee gibi hesapları takip edip oralardaki güzel güzel adamları da takibe alıyorum.
Bir de utanmadan fotoğrafları beğeniyorum.
Sonra bir de düşünüyorum ya biri ‘like’ geçmişime baksa, ne düşünür?
Sonra boşver ya diyorum.
Güzel insanlara bakarak günümü güzelleştiriyorum.
Tekrar dönüp bakıyorum, aslında dünyanın bir ucundaki bir adamın profiline giriyorum.
Arkadaşlarını, ailesini herkesi görüyorum.
Sıkıntıdan hepsine de teker teker bakıyorum.
Vay be diyorum, ne hayatlar var!
Öyle mi gerçekten?
Gerçekten de hayatlar bu kadar güzel mi?
Hayatlarının güzel olmasında bir sakınca yok da, küresel bir köyde yaşamamız sanki biraz problemli artık…
Bir kere kira ödediğin, fatura ödediğin, aşık olduğun, işsiz kalabildiğin, sevdiklerini kaybedebildiğin bir dünyada herkesin hayatının bu kadar müthiş olması imkansız.
Fakat bu algının pek çok insan üzerinde yarattığı depresif etki yadsınamaz.

Hadi ben Lüsyenim. Çok şey gördüm geçirdim, neyin ne olduğunu anlıyorum.
Ona rağmen bu profillere girip pis bir kıskanca dönüşebiliyorum.
Sıradan insanlar ne yapsın 🙂
Evet, güzel hayatlar yaşıyor olmanın kimseye bir sakıncası olmamalı elbette.

Ama unutulmaması gereken bir şey var.
Sosyal medyada siz siz değilsiniz.
Onlar da onlar değil.

Siz insanları gerçek hayatta tanımaya ve anlamaya çalışın.
Gördükleriniz sizi mutsuz ve umutsuz hale getirmesin.
Kendi hayatınız en güzel ve en önemli olanı.
Seçilmiş kişiliklerle yaratılan yalan dünyaların salgıladığı sahte mutluluk hormonlarının esiri olmayın.
Kendi gerçek hayatınızın başrolünü siz oynayın, böylesi çok daha eğlenceli!

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Lüsyen: Gün içinde en çok kadın-erkek ilişkilerine, sekse, deneyimlere kafa yorabileceğim rahatlıkta bir dünyanın hayalini kuruyorum. İstanbul'da yaşayan genç bir kadının ortalama hikayesiyim. Bazı insanlara tanıştığın saniyede en derin sırlarını anlatmak istersin ya, işte o benim. Günün birinde bizi aşka çıkaracağına inandığımız yolları arşınlarken gördüklerimi yaşamaya ve anlamaya çalışıyor, parmaklarımdan dökülenleri de size yazıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale