Sonradan pişman olacağımız şeyleri neden yapıyoruz?

Hepimize zaman zaman aynı şey olabilir; zor veya stresli bir dönemden geçerken bununla baş etmek için öyle bir şey yaparız ki, işler daha da kötüye gider. Sonrası ise pişmanlık… Bu karşınızdaki kişinin basit bir sorusuna öfkeyle yanıt vermek şeklinde de kendini gösterebilir, çok önemli bir iş toplantısında donup kalmak şeklinde de.

İçimizdeki sürüngen

Aslında bu sebebi bilinemeyen, gizemli tepkilerin çok basit bir biyolojik açıklaması var; o da hepimizin içinde yatan minik sürüngende gizli. Bu sadece sevimli bir benzetme değil. Biyolojik atalarımızda bulunan sürüngen beyinler evrimleşerek onlara tehlikelerle ve zorluklarla mücadele yollarını öğretti. Beynimiz psikolojik veya fiziksel bir tehdit algıladığında, içimizdeki sürüngen beyin bizi korumak üzere devreye girer ve “savaş ya da kaç” yanıtı geliştirir.

Zor veya stresli bir dönemden geçerken bununla baş etmek için öyle bir şey yaparız ki, işler daha da kötüye gider. Sonrası ise pişmanlık…
Artık tehdit bizim beynimizin içinde

Bizdeki bu sürüngen beyin, hiç kuşkusuz geçmişteki biyolojik atalarımızın çok işine yaramış. Ancak günümüzde neredeyse hiçbirimiz bu tür fiziksel tehditlerin olduğu bir ortamda yaşamıyoruz. Kişisel anlaşmazlıklar, tükenmişlik hissi, aşırı meşgul olma ve bunun gibi durumlar hayatlarımızı daha da karmaşık hale getiriyor ancak bizi gerçek anlamda tehlikeye attığını söylemek mümkün değil. Fakat içimizdeki sürüngen beyin, kendimizi tehdit altında hissetmemize neden oluyor ve meseleyi devralıyor. Beynin yaratıcılık, esneklik, yeni fırsatları görme gibi faaliyetlerinin yürütüldüğü pre-frontal korteks devre dışı kalıyor. İşte zor zamanlarda verdiğimiz ve sonradan pişman olduğumuz tepkilerin birçoğu bu şekilde gelişiyor.

Pre-frontal korteks ile sürüngen beyin arasındaki bu mücadeleyi sürüngen beyin kazandığında, yerini pişmanlıklara bırakan davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Ancak bu her zaman bu şekilde gelişmek zorunda değil. Biraz çaba ve içgörüyle sürüngen beyni yenmek ve sonradan pişman olmayacağınız tepkiler vermek mümkün. Nasıl mı? İşte sonradan pişman olmayacağınız tepkiler verebilmek için yapmanız gerekenler:

1. Gözlemleye ve anlamaya çalışın

Sizin içinizdeki ve etrafınızdakilerin içindeki sürüngen beyinlerin hangi koşullarda ortaya çıktığını ve baskın geldiğini anlamaya çalışın. Bunun için suçlamak veya utanmak gerekmiyor, sadece gözlemleyin ve anlamaya çalışın. Çok farklı çeşitleri olmakla birlikte içinizdeki sürüngen beyin genellikle 4 şekilde kendini gösterir:

Savaşma: Agresif tavırlar sergileme
Kaçma: Erteleme veya kaçma
Donup kalma: Tamamen kendini kapatma
Yalakalık etme: Kendini sevdirme ve kabul ettirme isteği gösterme

Öncelikle kendi içinizdeki sürüngen beynin hangi şekilde kendini gösterdiğini tespit etmeye çalışın. İçinizdeki sürüngen beynin bunları aslında sizi korumak için yaptığını unutmayın. Belki bu yöntem biyolojik atalarınız için işe yarıyordu, peki sizin için de işe yarıyor mu? Bu sorunun yanıtını aramaya çalışın.

2. İletişim kurun

Utanma, suçlama, şikayet etme, kendini açıklama, gerekçelendirme, savunma, inkar etme… Bunların hepsi aslında insanın kendisiyle ve başkalarıyla iletişimi kestiğinin göstergesidir. Birçoğumuz küçüklükten itibaren iletişimi kesmeyi, küsmeyi öğreniyoruz ve bu durum zamanla son derece normal, sıradan gelmeye başlıyor. Oysa bir yetişkin olarak içinde bulunduğunuz stresli durumla yüzleşmeniz ve iletişim kurmanız gerekir. Eğer bu size ilk başta çok zor geliyorsa, başlangıçta kendi tepkilerinizin sadece farkına varmayı deneyebilirsiniz.

3. Kabul edin
İçinizdeki sürüngen beynin varlığını kabul edin.

Bazıları için sürüngen beyinden gelen tepkiler o kadar sıradan bir hal alır ki, bunları fark etmek neredeyse imkansız hale gelir. Bu da bir süre sonra sürüngen beyinden gelen tepkileri yok saymayı, kabul etmemeyi doğurur. Oysa bir şeyi kabul etmediğiniz sürece, daha kötü sonuçlar doğurabilir. İçinizdeki sürüngen beynin varlığını kabul edin.

4. Barışın

İçinizdeki sürüngen beynin tepkilerini yumuşatmanın yolu, merhamet göstermekten geçer. Eğer kendinizi veya başkalarını çok fazla suçluyorsanız, karşılığında güçlü bir savunma yöntemi bulmanız kaçınılmaz olur. İçinizdeki sürüngen beynin haksız tepkiler vermesini istemiyorsanız, onunla barışın.

Sürüngen beynin reaksiyonlarını anlayarak, hem kendinizin hem de başkalarının sonradan pişman olacağı davranışlarını çözümleyebilirsiniz. Bu hem başkalarına karşı daha anlayışlı olmanızı hem de istemediğiniz tepkiler vermeye engel olmanızı sağlar.

Kaynaklar:
Tinybuddha
Greatist

 

İlginizi çekebilir: Pişmanlıkları en aza indirmenin yolu: “Anda var olmak”