Şimdi hasat zamanı: Hoş geldin Eylül

Yılın en güzel zamanı geldi. Bana sorarsanız en güzel hava da, su da, toprak da Eylül’ündür.

Mevsimlerden güz artık. Sıcağa bir yandan göz kırparken hava, bir yandan da serinliği misafir etmeye başlıyor. Yazın getirdiği tembellikten kurtarmak için bizi, hafif yağmurlarıyla yüzümüzü yıkıyor. Uyanmaya davet ediyor adeta. Güne başlama zamanı şimdi. Kalkma, haydi deme zamanı. Haydi hasatımız var.

Sanılanın aksine sonbahar, son’ların mevsimi değil, başlangıçların mevsimidir. Eve dönüş zamanıdır, düzenimizi yeniden kurma zamanı. Geçen bir yıla dönüp “Gel yanıma otur, anlat bakalım neler oldu?” deme zamanıdır. Elimize makası alıp bağlarımızda dolaşma zamanı şimdi. Olgunlaşan üzümlerimize kavuşma zamanı. Haydi bağbozumuna.

Geçtiğimiz bir yıl boyunca ne yaptınız toprağınızla? Ne diktiniz, ne ektiniz? Suladınız mı içinizden taşanlarla onu? Yeterince ışıkla beslediniz mi? İhtiyacı olduğunda gölgenizle serinlettiniz mi büyüttüklerinizi? Başkalarının bahçelerini de ziyaret ettiniz mi? Misafir mi oldunuz onlara, yoksa onların ektiklerine de değdi mi eliniz?

Şimdi hasat zamanı: Hoş geldin Eylül

Geçen koca bir yılda ne kadar kaldınız kendinizle baş başa? Ne kadar dinlediniz içinizdeki çocuğu? Ne kadar dinlediniz içinizdeki ebeveyni? Son sözü kime söylettiniz?

Yeni bir şeye başladınız mı? Yeni bir söz söylediniz mi? Yeni bir şey ürettiniz mi? Eskilerin tozunu aldınız mı? Elinizdekilerin değerini tartıp kalması gerekenleri yanı başınıza koydunuz mu? Peki artık faydası olmayanları kapı dışarı ettiniz mi?

Kendinize verdiğiniz sözleri tuttunuz mu? Peki ya başkalarına?  Evet diyemediklerinize evet, hayır diyemediklerinize hayır demeyi öğrendiniz mi?

Tüm benliğinizle dolu dolu kahkaha attınız mı? Yine tüm benliğinizle sinirlenip ya da hüzünlenip duygularınızı paylaştınız mı?

Tüm yaptıklarınız ve yapmadıklarınızın hayatınızdaki üzümlerini bozma zamanı şimdi. Bağından kopardıklarımızı şarap mı pekmez mi yapacağımıza karar verme zamanı. Hangisine ne hikaye yazacağımızı seçme zamanı.

Kişinin bağbozumu üzüm gibi kolay olmuyor. O da emek istiyor gerçi ama kişininki biraz da cesaret istiyor.

Çok güzel ay şu Eylül. Kucağında bin bir lezzetle geliyor. Yapraklar yeni renklerine bürünürken içimizi de ısıtıyor, sarı turuncu. Biraz cesaret ve biraz da emekle haydi toplayalım ektiklerimizi. Şükredelim olgunlaştırdıklarımıza, ekşi kalanları da ayıralım kenara. Bakalım önümüzdeki sene onları da tatlandırabilecek miyiz?

Herkese keyifli hasatlar…

Hoş geldin Eylül…

 

İlginizi çekebilir: Kendini tanı: Tutkunu keşfet, kabuğunu soy, başucuna koy

Ceyda Tepret
İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir ... Devam