Sihirli bir değnek beklemeden mutsuzluklarının farkına var

Kimler mutsuz hissediyor? Peki neden mutsuzsun, hiç düşündün mü? Ups..Yoksa sürekli bunu mu düşünüyorsun? Bir dakika içinde bir sürü neden sıralayablirsin değil mi mutsuzluğun hakkında? Belki kredi kartı ekstren çok fazla geliyor, belki arabanı bir üst model almak istiyorsun ama bunu hemen yapamayacaksın ya da sevdiğin bir işte çalışmıyorsun? Vb vb…

Neden mutsuzsun? Eğer bu soruya bir sürü cevap bulabiliyorsan satırları okumaya devam edebilirsin. Ama eğer, mutluysan, zaten diyeceklerimi sen de çok iyi biliyorsun.

Peki mutluluk dediğimiz şey nasıl bir şey sence? Bir bulsak ve koşsak peşinden, gidebilecek miyiz ki, yakalar mıyız ne dersin? Şimdi biraz daha da küçük bir alandan bakalım… Çevrendeki mutlu insanları bir düşünür müsün? Bir elin parmaklarını geçmiyor mu?

Mutsuz insanları düşün demiyorum… Bu satırı okuduğunda hemen bir sürü mutsuz insanı hatırladın ama, öyle değil mi?

Sihirli bir değnek beklemeden mutsuzluklarının farkına var

Mutsuzluğa bu kadar çabuk alışmışken mutluluğu tarif etmek ve mutlu olabilmek neden bu kadar zor? Düşündün mü?

Daha da başka bir açıdan bakalım hadi. Çok sevdiğin birisi geldi ve seninle hayatı için çok çok önemli bir şeyi elde ettiğini anlatıyor, yani şu anda bunu sana anlatırken çok mutlu. Peki ya sen? Onu dinlerken mutlu hissedebiliyor musun yoksa içinde anlamsız bir çekişmeye mi kapıldın? Neden sen böyle değilsin, neden sen de onun gibi o şeyi başaramadığını mı düşünüyorsun?

Ve son bir şey daha düşünmeni hissediyorum. Hayatından bahsederken hiç aslında tam tersi bir hayat yaşadığını güle eğlene anlatıyor musun bazen insanlara? Ve sonrasında kendinle baş başa kaldığında, aslında yaşadığın hayattan ne kadar memnun olmadığın hisleri dolaşıyor mu derinlerde…

Sanırım çoğumuza tanıdık gelen birkaç örnekten bahsettim yukarıda. O kadar çok ki bu ve benzeri örnekler, neredeyse bir kahve içme süresince ettiğimiz sohbetler hep bu minvalde olabiliyor bazen…  

Zamanında bunların bir çoğunu yaşamış biri olarak, bir çoğunu hala tamamen “eski bir alışkanlık” olması sebebiyle tam yaşayacak gibi olmak üzereyken fark edip, bakış açımı başka yönlere doğrultma pratiğinden dolayı, çok iyi bildiğim bu yukarıdaki kaçamak cevaplardan bahsettim size bugün.

Bana sen ne yaptın diye sorarsanız, sadece kendime dürüst olmaya söz verdim… Başarmak için gayret etmeye çabalıyorum, çünkü bu bir sefer yapınca hep öyle olacak olan bir şey değil. Bu bir yol, sürekli ve sürekli ve sürekli çaba… Bazen iki adım ileri, bazen bir o kadar geri… İşte bu yol, farkındalık yolu..

Tabii ki bu yazının sonunda sihirli bir değnek olmayacak, tüm bu düşünce yönünüzü mutsuzluktan mutluluğa çekebilecek… Bunu ancak sen fark edersen eğer, sen yapabilirsin. 

Kendini gözlemlemek, kendini düzeltmektir” Tanrılar Okulu, Stefano D’anna

 

İlginizi çekebilir: Gün içerisinde 3 dakikada uygulayabileceğiniz nefes teknikleri

Şebnem Pınar
Sinema ve Televizyon sektöründe yapımcı. Filmli günleri arasında aynı zamanda bir yoga eğitmeni. Varoluş amacını sorgularken; kelimeleri var, yüreğinden yürüdüğü yollara dökülen; o kelimelerin ... Devam