X

Sertab Erener ve Selin Geçit’ten “Bu, kızların eseri”ne güçlü bir dans daveti

İstanbul, Ekim 2025 – The LEGO Group’un global girişimi “She Built That” (Bu, Kızların Eseri), Türkiye’de müzik dünyasından iki ilham verici kadının işbirliği ile bir kez daha hayat buluyor. Türk pop müziğinin efsane sesi Sertab Erener ve yeni neslin dikkat çeken ismi Selin Geçit, kızların yaratıcılığını ve özgüvenini dansın canlı enerjisiyle kutluyor. Kız çocuklarını, yaratıcı potansiyellerini keşfetmeye ve “yapım ustası” olmanın anlamını yeniden tanımlamaya davet eden the LEGO Group, dünya genelinde kızları cesaretlendirmeyi hedefliyor. “She Built That” girişimi; kızları, kendilerini ifade etmeleri ve yeteneklerini benimsemeleri konusunda teşvik ederek dünya genelinde önemli bir etki yaratmaya devam ediyor.

The LEGO Group tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırma, “İnşa etmek” teriminin bir algı sorunu yarattığını ve bu kavramın kız çocuklarında karşılık bulmadığını ortaya koyuyor. Türkiye’de ebeveynlerin yüzde 84’ü, Türkiye’de kadınların yaratıcı sektörlerde yeterince temsil edilmediklerinin farkında olduklarını söylüyor. Dünya genelinde ise genç kadınların %70’i kendilerini bir şeyler inşa etme konusunda yetenekli olarak görmekte zorlanırken, ebeveynlerin %72’si de kızların dünyayı inşa eden görünür kadın rol modellerinden yoksun olduğunu düşünüyor. “She Built That” girişimi, inşa etmeyi yalnızca fiziksel bir süreç olarak değil, aynı zamanda yaratıcılık, kendini ifade etme, cesaret ve dönüşüm için bir alan olarak yeniden tanımlayarak bu algıyı değiştirmeyi hedefliyor. İnşa etmenin kızlar da dahil olmak üzere herkes için erişilebilir olduğunu vurgulayarak onların kendilerini değişimin öncüsü, lider ve yenilikçi olarak görmelerine vurgu yapıyor. 

Kızların gücüne ritmik bir çağrı

 Bu girişimin hedefini daha da ileriye taşımak için The LEGO Group, RUN DMC’nin ikonik hip-hop parçası “It’s Like That”’i yeniden yorumlayarak kız çocuklarının özgüvenini artırmayı ve “inşa etmenin” yalnızca fiziksel yapılarla sınırlı olmadığını; aynı zamanda hayal gücü, yaratıcılık ve dönüşümü de kapsadığını göstermeyi amaçlıyor.

Bu vizyon doğrultusunda ortaya çıkan “She Built That” şarkısı, DJ LiviaNandi Bushell ve Pink Oculus gibi genç kadın sanatçılardan oluşan küresel “Girls Crew”un enerjisiyle müzik ve yaratıcılığı bir araya getiriyor.

“Bu, Kızların Eseri” Türkiye’de kadınların gücüyle hayat buluyor

Türkiye’de “Bu, Kızların Eseri” adıyla hayata geçen proje, geçtiğimiz ay Contemporary Istanbul’un 20. edisyonunda düzenlenen özel bir sergiyle başladı ve kızların yaratıcı gücünü kadın sanatçıların eserleri aracılığıyla ön plana çıkardı. Projenin ikinci fazında ise LEGO® Türkiye, Sertab Erener ve Selin Geçit ile bir araya gelerek kızların hayallerini dansın canlı enerjisiyle kutluyor.

Kuşaklar arası bir ilham buluşması

“She Built That” şarkısının eşlik ettiği yeni video içerikte, Sertab Erener ve Selin Geçit, yapım ustası olmanın gücünü temsil eden özel bir koreografiyle kamera karşısına geçti. Yönetmenliğini Melih Kun’un üstlendiği çekimlerde iki sanatçıya, enerjisiyle sahneyi aydınlatan 11 yaşındaki Ada Kaptanoğlu eşlik etti. Ada, LEGO Türkiye®’nin her kız çocuğunun kendi içindeki potansiyelini ve yaratıcılığını keşfetme konusundaki kararlılığını sembolize ediyor.

Sertab ve Selin’in prova süreçlerinden yansıyan kamera arkası anları; neşeyi, oyunu ve kızların güçlü ruhunu gözler önüne seriyor. Bu video, the LEGO Group’un global “She Built That” girişiminin özünü Türkiye’de müzik, dans ve kadın dayanışması yoluyla yeniden yorumluyor.

 

Sanatçılardan ilham veren sözler

Sertab Erener: “Minik bir kız çocuğu hayal edin, büyük halasının gardırobundaki ipek elbiseleri ve ayakkabıları ile elinde bir saç fırçası, aynanın karşısında dans edip şarkılar söylüyor. Minik bir kız çocuğuydum ama aşık olduğum şeyi bulmuştum ve ben hep onun peşinden gittim. İnsan isminin karakterini alır derler ya, ben de inatla küçük yaşta yakalandığım hastalığa rağmen yıllar sürecek olan bu savaşta müziği hiç bırakmadan büyük bir inatla hayalimin peşinden koştum.  Şimdi ben de hayalinin peşinden koşan kız çocukları için LEGO markası ile ele ele verip destek olmak istiyorum. Çünkü kızların hayallerine ve geleceğin kadınlarına ve her genç kızın sınırsız bir yaratıcılık ve inatçılıkla kendi hayatlarını kendi hayalleri ile inşa etme gücüne inanıyorum.”

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale