X

Seksizm, Şiddet ve Futbol

Seksizm (veya cinsiyetçilik): Bir cinsiyetin diğerinden üstün olduğunu savunan görüşe denir ve ayrımcılık boyutunda nefret içerebilen bir durumdur.

Tarih: 21 Eylül 2011

Yer: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı

Tribünlerde şiddet ve küfür olaylarını gündemde olduğu bir dönemde, Türkiye Futbol Federasyonu seyircisiz oynama cezası verilen Fenerbahçe-Manisaspor maçında ilk defa “kadın ve 12 yaş altındaki çocukların alınması” uygulamasını başlattı. O zamanlar aklıma gelen “Kadınlar ve çocukları cezadan saymak” ve “kadınlar küfretmiyor mu ki?” sorularına güzel cevaplar ise burada.

Kaynak

Tarih: 8 Mart 2015

Yer : Gaziantep

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Türkiye Futbol Federasyonu 1. Kadınlar futbol liginde Adana İdmanyurdu ile Gaziantep Gazi Kent karşı karşıya geldiği maçta, kırmızı kart yüzünden takımlar arasında çıkan tartışmanın ardından, tribününden sahaya inen Gaziantepli taraftar grubu Adana İdmanyurdu kadın futbolcularına saldırdılar. 4 Adanalı futbolcu yaralandı ve maç iptal edildi (haberin tamamı şurada). “Bütün futbolcuların saldırdığını, yüzünü ve kafasını tekmelediklerini” belirten Adanalı futbolculardan Zehra Borazancı, yarı baygınlık geçirmiş. Bir başka futbolcu ise “Bir erkek taraftar bana yumruk attı. Baygınlık geçirdim.” ifadelerini kullanmış.

Tarih: 25 Ekim 2015

Yer: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı veya dolayları

Fenerbahçe taraftarları tarafından bir şişme kadın bebeğe Galatasaray forması veya bayrağı giydirildi (ve belki de yakıldı). Japon bayrağını ise yeni öğrendim.

Kaynak

Tarih: 28 Ekim 2015

Yer: Trabzon

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Gaziantepspor ile berabere kaldıkları maçın ardından “Öleceksek de adam gibi öleceğiz, kadın gibi yaşamayacağız. Bizi kadın gibi yaşatmaya da kimsenin gücü yetmez.” diye açıklama yaptı.

Birleştirici, coşkulu, heyecanlı yanı bir tarafa bırakıldığında futbol için “kitlelerin afyonudur” denir veya toplum için bir nevi sübap görevi gördüğü söylenebilir.

Peki ya bir futbol maçı vasıtasıyla ortaya çıkan ve kendine akacağı bir kanal bulan şiddet, nefret ve kin duyguları, örneğin 19 Mart 2015’te Afganistan’da Farkhunda Malikzada adlı kadının, muska satıcısı bir adam tarafından Kur’an yaktığı ifitrasıyla ‘gaza’ gelen bir kitle tarafından tekmelenerek, kafası taşlanarak, arabayla ezilip son olarak yakılarak öldürülmesinde ortaya çıkanla aynı kaynaktan değiller mi?

Kaynak

Diğer yanda ise Gezi Direnişinin özellikle en başlarında çokça kullanılan küfürlü, cinsiyetçi, homofobik sloganlara, direnişe aktif katılan kadınlar ve LGBT mensuplarının karşı duruşuyla, özellikle taraftar grupları arasında çok önemli bir karşılıklı anlayış ve farkındalık yaratmıştı.

Kadın-Erkek-transbirey herkesin içinde biriken şiddeti seksist (veya başka türlü bir ayrımcı) şekilde ifade etmediği başka bir toplum mümkün mü?

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Şiddet kurbanı kadınlara ücretsiz dövme yapan sanatçı umut dağıtıyor

Kadınların eşitlik, huzur ve güven içinde yaşamasına en elverişli ülkeler

Femen ile ilgili merak edilenler: Femen kimdir, neleri protesto eder?

Gözde Mimiko Türkkan: Gözde Mimiko Türkkan, fotoğraf, sanatçı kitabı, video gibi çeşitli medyumları kullanarak toplumsal olarak inşa edilmiş kimlikler ve cinsiyet rolleri üzerine çalışmalar üretir. Eserleri, 2010’da Londra’da Central Saint Martins’de güzel sanatlar bölümünde yüksek lisansını tamamladığından beri yurtiçi ve yurtdışında çalışmaları sergilenmektedir. Öte yandan 15 yıl kadar önce başladığı dövüş sporlarına olan ilgisini ve deneyimini paylaşmak için Muay Thai ve CrossFit temelli dersler verdi. Ayrıca İstanbul’un ilk amatör koşu gruplarından olan İstanbul Koşu Kuvvetleri’nin ve Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği BoMoVu’nun kurucularından. Muay Thai haricinde partneriyle beraber hayatlarında düzenli yer edinmiş snowboard, dalga sörfü, CrossFit, koşu ve yoga gibi sporlar ve bedensel aktivitelerini @sync.riders hesabından paylaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale